
Yağmur yağınca insan ister istemez seviniyor. Birkaç gün hava kapalı olsun, biraz daha yağsın istiyoruz. Eskiden hafta sonu planımız bozulacak diye baktığımız hava durumuna, şimdi baraja su gelir mi diye bakıyoruz. Ama benim aklıma takılan başka bir şey var. Yağmur yağdı, barajdaki su yükseldi diyelim. Yalova’nın su meselesi çözülmüş mü olacak?
Keşke bu kadar kolay olsa…
Bence artık yalnızca barajda ne kadar su kaldığını konuşmak yetmiyor. Bu barajın Yalova’ya ne kadar yettiğini de konuşmamız gerekiyor. Bugünkü ihtiyacı karşılamak ayrı, önümüzdeki yıllarda aynı ihtiyacı karşılayabilmek ayrı.
Şehre bakarken yapılan binaları, açılan yolları görüyoruz. Bir yerde inşaat başlayınca ne yapılacağını merak ediyoruz. Kaç daire olacak, altında dükkan bulunacak mı, yol nasıl olacak…
Peki, bütün bunların su ihtiyacı aynı ölçüde aklımıza geliyor mu? Ben açıkçası bu sorunun daha çok sorulması gerektiğini düşünüyorum…
Çünkü bir evin musluğundan su akması bize çok sıradan geliyor. Elimizi yıkarken, yemek yaparken, çamaşır makinesini çalıştırırken üzerinde durmuyoruz. Su olmayınca ise evdeki en basit iş bile yarım kalıyor. O zaman anlıyoruz günlük hayatımızın ne kadarının o musluğa bağlı olduğunu.
Tasarruf yapalım, elbette yapalım. Boşa akan suya benim de içim acıyor. Evimizde dikkat edebileceğimiz ne varsa edelim. Fakat vatandaşın suyu dikkatli kullanmasını istemekle iş bitmiyor. Şehrin ihtiyacını karşılayacak kaynakları ve yapılacak yatırımları da konuşmak gerekiyor…
Ben bir su uzmanı değilim. Hangi projenin ne kadar sürede yapılacağını, hangi kaynaktan ne kadar su sağlanabileceğini teknik olarak anlatamam. Ama Yalova’da yaşayan biri olarak şunu bilmek isterim: Yağışlar beklediğimiz gibi olmazsa ne yapacağız? Önümüzdeki yıllar için nasıl bir hazırlığımız var?
Bu soruların cevabını anlamak için de uzman olmamız gerekmiyor. Yapılacak çalışma varsa ne aşamada olduğunu, ne zaman tamamlanacağını hepimizin anlayacağı bir dille duymak isteriz. Bir tarih verildiğinde de o tarihte nereye gelindiğini bilmek isteriz.
Barajın doluluk oranını takip edelim tabii. Ama oran biraz yükseldiğinde konuyu kapatmayalım. Suyumuz varken de bu meseleyi gündemde tutalım ki azaldığında telaşla çözüm aramak zorunda kalmayalım.
Ben yağmur yağınca yine sevineceğim. Biraz daha yağsın, toprağa da baraja da iyi gelsin diyeceğim. Yalnız, Yalova’nın su konusunda içinin rahat etmesi için yağmurdan daha fazlasını duymaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
En başta da şu soruya açık bir cevap: Bu şehrin gelecekteki su ihtiyacını nasıl karşılayacağız?


