BIST 100
12.888,33 -2,74%
DOLAR
48,9013 0,02%
EURO
55,6651 -0,15%
GRAM ALTIN
6.723,56 0,08%
BITCOIN
84.396,00 0,06%
FAİZ
40,06 0,96%
GÜMÜŞ GRAM
100,43 0,08%
GBP/TRY
64,6645 -0,12%
EUR/USD
1,1378 -0,02%
BRENT PETROL
100,81 1,98%
ÇEYREK ALTIN
10.992,24 0,07%

ŞEHRİ TANITMAK YETMEZ YAŞATMAK DA GEREKİR

KÖŞE

Bir şehri tanıtmak önemli. Güzel görüntüler çekmek, tarihi yerlerini göstermek, doğasını anlatmak, insanları o şehre davet etmek elbette gerekli. Ama bana göre bundan daha önemli bir şey var. O şehirde yaşayan insanların gerçekten mutlu olup olmadığı.

Yalova küçük bir şehir. Belki de bu yüzden birçok konuda şanslıyız. Denizimiz var, yeşilimiz var, İstanbul'a yakınlığı var. Tarihi yerlerimiz, kaplıcalarımız, yürüyüş alanlarımız var. Dışarıdan bakıldığında gerçekten güzel bir şehir görüntüsü ortaya çıkıyor.

Ama bir şehir sadece dışarıdan nasıl göründüğüyle güzel olmuyor…

Sabah işe giderken yaşadığımız trafik de bu şehrin bir parçası. Kaldırımda yürürken önümüze çıkan araç da, çocuğunu parka götüren annenin rahat edip edememesi de..

Yaşlı bir insanın karşıdan karşıya geçerken kendini güvende hissedip hissetmemesi de şehir hayatının içinde…

Bazen şehirleri tanıtmak için çok uğraşıyoruz ama o şehirde yaşayan insanların küçük sıkıntılarını görmezden gelebiliyoruz…

Mesela hepimiz daha temiz bir Yalova istiyoruz. Daha düzenli sokaklar, daha güzel sahiller, daha fazla yeşil alan istiyoruz. Çocukların rahatça bisiklete binebildiği, insanların yürüyüş yapabildiği, yaşlıların oturup dinlenebildiği alanlarımız olsun istiyoruz…

Bunlar aslında çok büyük beklentiler değil…

Bir şehirde yaşayan insanın, kendi şehrini sevmesi için bazen çok büyük projelere de ihtiyaç yok. Temiz bir sokak, düzgün bir kaldırım, bakımlı bir park bile insanın yaşadığı yere bakışını değiştirebiliyor.

Geçtiğimiz günlerde Yalova'nın tanıtımıyla ilgili çalışmalar yapıldığını görünce bunları düşündüm.

Yalova'nın tanıtılması tabii ki güzel. Daha fazla insanın şehrimizi tanıması, buraya gelmesi, tarihi ve doğal güzelliklerimizi görmesi önemli. Ama keşke şehri tanıtırken bir yandan da burada yaşayan insanların gözüyle bir bakabilsek..

Çünkü turist birkaç gün geliyor ve gidiyor…

Biz burada yaşamaya devam ediyoruz…

Her gün aynı sokaklardan geçiyoruz, aynı sahilde yürüyoruz, aynı trafikte bekliyoruz. Çocuklarımız burada büyüyor. Bu yüzden Yalova'nın geleceği en çok burada yaşayan insanları ilgilendiriyor.

Bir de şehirlerin hafızası konusu var…

Yalova yıllar içinde çok değişti. Yeni binalar yapıldı, yeni yollar açıldı, nüfus arttı. Elbette şehirler değişecek. Buna kimsenin itirazı yok. Ama değişirken eskiyi tamamen kaybetmemek gerekiyor.

Eski Yalova'yı bilen insanlar bazen anlatıyor. Şurası eskiden şöyleydi, burada şu vardı, sahil böyle değildi diye...

Belki gençlerimiz bunların çoğunu bilmiyor…

O yüzden tarihi yapılarımızın, eski mahallelerimizin, kent kültürümüzün korunmasını da önemli buluyorum. Bir şehrin geçmişini tamamen silerseniz, bir süre sonra geriye sadece binalar kalıyor.

Bence Yalova'nın en büyük avantajı hala insan ölçeğinde kozmopolit bir şehir olması..

Bir yerden bir yere ulaşmak saatler sürmüyor. İnsanlar birbirini tanıyor. Esnafıyla, mahallesiyle, sahiliyle hala küçük şehir sıcaklığı var.

Bunu kaybetmemek gerekiyor…

Yalova büyüsün, gelişsin, tanıtılsın…

Ama bunu yaparken burada yaşayan insanlar da kendini bu gelişmenin içinde hissetsin…

Çünkü bana göre güzel şehir, sadece fotoğraflarda güzel çıkan şehir değildir.

Güzel şehir, insanın sabah evinden çıktığında kendini iyi hissettiğidir..

Akşam sahilde yürürken huzur bulduğu, çocuğunu güvenle sokağa çıkarabildiği, yaşlandığında da yaşamaya devam etmek istediği şehirdir…

Yalova'yı anlatmaya devam edelim…

Ama önce Yalova'yı yaşayanlar için güzel tutalım…

Çünkü bir şehri en iyi tanıtan şey bazen reklam filmi değil, orada yaşayan insanların o şehirden memnun olmasıdır…

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?