
Kölelik her zaman vardı ve her zaman da olacak. Köleliği gerçekten kaldırmak mümkün değildir. O yüzden şunu sormak çok daha mantıklı olacaktır: Bir köle ne yapmalıdır?
Tom Amca'nın Kulübesi geçmişte kaldı ama plazalarda aşırı stres altında çalışanların durumunu karşılaştırdığınızda o kadar da iyileşti mi sizce? Veya plantasyondakilerin durumu o kadar da kötü müydü gerçekten de tarafsız bir biçimde karşılaştırınca? Köleler ilk hristiyanların ve ilk müslümanların küçümsenemeyecek bir miktarını oluşturuyordu. Mesela Nietzsche, Köle Ahlakından ve Efendi Ahlakından bahseder; Kölelerin yapamadıkları şeyleri ahlak haline getirdiğini; Efendilerin ise iyi, güzel, faydalı olan şeyleri ahlak haline getirdiğini söyler. Sorgulanmalı; en sorgulanamayacak şeyler dahi sorgulamanın bir istisnası olmamalı. Ama bu herkes için değildir. Bu yol çok zordur. Sadece en korkunç kabusları dahi göze alabilenler ve başka bir seçeneği kalmamış olanlar bu yoldan gitmelidir. Ama diğer insanlar bu yoldan gidenlere tabi olmalıdır çünkü gerçeği ve doğruyu en hakkıyla bilebilecek olanlar da bu kimselerdir.
Amerika kıtasında köleler çoğunlukla zenci idi fakat mesela Antik Roma'da ırk ayrımı yoktu. Tabi Amerika'da bile zenci köle sahiplerinin var olabildiği unutulmamalıdır. Dua etmek bazen çok zor olabilir. Tabi Taoizm ve Budizm gibi tanrı inancının olmadığı dinlerde dahi duaların mevcut olduğu unutulmamalıdır. Dinde de, Kemalatta da zorlama olmamalıdır. Bu yollar her zaman isteyenler içindir. Tabi zaman içinde bu yollar ahlak kurallarına dönüştüğü için maalesef gerçekte böyle olmamaktadır. Plantasyon ve Plaza... Kelimeler birbirine benziyor. Yaşananların birbirlerine benzemediğinden gerçekten de emin misiniz? Hiç böyle düşündünüz mü?
Bu yollar dediğim gibi herkes için değil yalnızca isteyenler içindir. İnsanların büyük çoğunluğu hakikatperest olmak yerine önceki konumuna nazaran bir tık daha ileride olmayı önemser. Bir laf vardır: En iyi guru içinizdedir. Çünkü bazen talib kendisine uygun bir mürşid bulamaz; yoluna kendi başına devam etmek zorunda kalır. Ve ayrıca ruhları çalıp sömürmek isteyen birçok sahte mürşid kol gezmektedir; tarihin her zamanında bunlardan vardır ve her zaman olacaktır. Bazıları yüzyıllar içerisinde 'Büyük Zat' olarak anılmayı ve tanınmayı dahi başarabilmişlerdir. Ve ayrıca pekçok zaman sahte mürşidler gerçeklerine nazaran çok daha karizmatiktirler ve insanlar da pekçok zaman bilgelik ile karizmayı birbirinden ayıramaz.
Seçim sizin. Çıkış yolu en karanlık anda dahi açıktır. Ama bunu bizzat istemeniz şarttır.


