
Yalova Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşıyor. Böyle dönemlerde doğal olarak adaylar, listeler, meslek komiteleri ve yönetim kurulları konuşuluyor. Bu vesileyle; YTSO'nun Yalova'nın ekonomik hayatındaki yeri ve önümüzdeki yıllarda bu rolün biraz daha genişleyip genişleyemeyeceğini konuşmayı önemli ve gerekli görüyorum.
YTSO'nun üyelerine belge ve kayıt hizmetleri sunması, meslek sorunlarını ilgili makamlara taşıması ve üyelerinin günlük işlerini kolaylaştırması zaten önemli görevleri. Ancak Ticaret ve Sanayi Odalarının, üyelerinin ortak çıkarlarını daha vizyoner bir bakışla korumak ve de bulundukları şehrin ekonomik gelişmesine katkıda bulunmak gibi daha geniş işlevleri de var ve olmalı.
Önce mevcut yönetimin hakkını teslim etmek gerekir. YTSO'nun son yıllarda stratejik planlama, sektör analizleri, ihracat, lojistik, tarım ve işgücü gibi konularda çeşitli çalışmalar yaptığını biliyoruz. Dolayısıyla bundan sonrasını konuşurken geçmişte yapılanları yok saymak doğru olmaz. Belki yapılabilecek şey, bu birikimin üzerine biraz daha uzun vadeli bir Yalova perspektifi eklemek olabilir.
İstanbul ve Bursa'nın arasında bulunan, denize kıyısı olan, üniversitesi, termal kaynakları, tarımsal üretimi, turizm ve sağlık potansiyeli bulunan bir şehirden söz ediyoruz. Bunların her biri tek başına önemli; fakat asıl ekonomik imkân, belki de bunların birbirleriyle ilişkilendirilebilmesinde yatıyor.
Özellikle OSB'lerle, tersanelerle sanayi de gelişmekte Yalova'da ancak Yalova gibi minicik ve pek çok farklı potansiyele sahip bir ilde, sanayiye çok ağırlık verilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Üniversite ile ticaret dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi, turizmin yalnızca yaz aylarından ibaret görülmemesi, termal ve sağlık turizminin geliştirilmesi, tarımsal ürünlerin markalaşması ve işlenmesi, e-ticaret ve dış ticaret imkânlarının artırılması gibi konuların hepsi YTSO'nun ilgi alanına girebilir. Bunların ortak noktası da aslında ticaret...
*****
Birkaç bin yıl önce Sayda ve Sur gibi Fenike şehirleri, sahip oldukları coğrafi konumu ticaret yoluyla değerlendirmiş ve Akdeniz'in önemli merkezleri haline gelmişlerdi. Bugünün dünyası elbette çok farklı. Ama o şehirlerin bize hatırlattığı basit bir gerçek hâlâ geçerli: Bir şehrin coğrafi konumu, onu nasıl kullandığı ölçüsünde değer kazanıyor.
Yalova'nın İstanbul'a yakınlığı yalnızca İstanbul'a ulaşım kolaylığı olarak görülmeyebilir. İstanbul'un ekonomik kapasitesiyle Yalova'nın hizmet, turizm, tarım ve sağlık potansiyeli arasında daha güçlü ilişkiler kurulabilir. Bursa'nın üretim gücüyle Yalova'nın farklı alanlardaki imkânları birbirini tamamlayabilir. Denizimiz, limanlarımız ve ulaşım bağlantılarımız da bu ilişkinin bir parçası olarak düşünülebilir.
Bu noktada YTSO'nun yapabileceği şeylerden biri de belki şehrin ekonomik verilerine daha yakından bakmak olur. Hangi sektörlerde işletme sayısı artıyor, hangilerinde azalıyor? Hangi alanlarda çalışan ihtiyacı var? Yalova dışarıdan hangi ürün ve hizmetleri satın alıyor, hangilerini dışarıya satabilir? Turizm ve üniversite şehir ekonomisine ne kadar katkı sağlıyor? Bunlar düzenli olarak takip edilirse hem yatırım yapacak insanlar hem de mevcut işletmeler için yararlı bir yol haritası ortaya çıkabilir.
Benzer şekilde, Türkiye'deki diğer ticaret ve sanayi odalarının yaptığı başarılı çalışmaları daha yakından izlemek de faydalı olabilir. Üniversite-iş dünyası işbirliği, dış ticaret, mesleki eğitim, dijitalleşme, turizm veya girişimcilik alanlarında başka şehirlerde ortaya çıkan iyi örnekler Yalova'nın şartlarına uyarlanabilir. Başkasının yaptığını aynen tekrarlamak değil, işe yarayan yöntemleri görüp kendimize uygun olanlardan yararlanmak...
Bir başka konu da Yalova'nın ekonomik kimliği. Yalova denildiğinde yalnızca “İstanbul'un karşısındaki küçük şehir” algısının ötesine geçebilsek; sağlık, termal, doğa, deniz, tarım, süs bitkileri, yerel ürünler, üniversite ve yaşanabilirlik gibi özellikleri bir bütün halinde değerlendirebilsek, bunun ticari açıdan da karşılığı olabilir. Burada YTSO'nun diğer kurumlarla birlikte şehrin ortak bir ekonomik hikâyesinin oluşmasına katkı vermesi mümkün görünüyor…
*****
Bütün bunların çok büyük ve yeni fikirler olduğunu iddia etmiyorum. Zaten çoğu, farklı şehirlerde ve farklı kurumlarda yıllardır konuşulan konular. Belki mesele yeni bir şey keşfetmekten çok, Yalova için doğru olanları bir araya getirip biraz daha ısrarla takip edebilmek…
Önümüzdeki YTSO seçimlerinin de yalnızca kimlerin yönetime geleceğinin değil, Yalova'nın ekonomik geleceği hakkında nasıl bir anlayışın öne çıkacağının konuşulduğu bir vesile olmasını isterim.
Mevcut yönetimin bugüne kadar yaptığı çalışmaların üzerine yenilerini koymak; üniversiteyle daha güçlü ilişkiler kurmak, turizm ve sağlık ekonomisini geliştirmek, tarımın ticari değerini artırmak, dış ticaret ve lojistik imkânlarını değerlendirmek ve bütün bunları Yalova'nın kendine özgü koşulları içinde düşünmek...
YTSO'nun önümüzdeki yıllardaki önemli rolü, bütün bunların gerçekleşebilmesi için; Yalova'daki farklı kurumları ve ekonomik aktörleri aynı hedefler etrafında daha sık bir araya getirebilmek olacaktır.
Yalova'nın; ticareti, bilgiyi, turizmi, sağlığı, tarımı, üniversiteyi ve lojistiği birbirine bağlayan, Marmara'nın küçük ama kendine özgü ekonomik merkezlerinden biri olma potansiyeli büyük.
Sayda ve Sur'un bugünkü dünyada karşılığı elbette aynı biçimde kurulamaz. Ama onların hikâyesinden alınabilecek küçük bir ders var: Bir şehrin değeri yalnızca sahip olduklarında değil, sahip olduklarını birbirine ve dış dünyaya bağlayabilmesinde de yatıyor.
Yalova'nın böyle bir imkânı var. YTSO da bu imkânın değerlendirilmesine katkı verebilecek ana kurumlardan biri...


