
Sevgili dostum.
Ne olur beni yanlış anlama, şikayet etmiyorum diyorum, hiç mi yanlışları yok diyorsun. Üstadım ben benden bahsediyorum, yanlışım varsa düzelteyim, sana karşı saygısızlık yapmışsam özür dileyeyim, borcum varsa ödeyeyim, param yoksa müsaade et çalışayım, ben bu ruhu taşıdığım için şükrediyorum, ne var bunda? Ben benim noksanlarımla uğraşıyorum, uğraşmayayım mı? Geçmişte doğru bildiğim yanlışlar belki de inancıma, imanıma, ahlakıma zarar verdi. Tövbe edip, açığı kapatmak için var gücümle çalışıyorum. Dün kötüydüm bugün iyi olmak istersem, buna gayret edersem, Allah kabul etmez mi? Başka kapı var mı? Dün yaptığım hatayı, bugün telafi etme fırsatı veren Rabbim’e şükretmeyeyim mi? Ne diyorsun ben benden vaz mı geçeyim. Para yetmiyorsa çalışmaktan, ahlaksızlık arttı ise ahlaktan, birileri çalıyorsa doğruluktan, imamlar İslam’ı yaşamıyorsa Müslümanlıktan, cemaat cahilse camiden vaz mı geçelim? Nefes alıyorsan senden, benden vaz mı geçelim, şükredecek çok şeyin var olduğunu, şükürsüzlüğün bize sıkıntıdan başka bir şey katmadığını söylemeyelim mi? Emri bil maruftan, nehyi anil münkerden vaz mı geçelim? İyiliği hem yapıp hem anlatmayalım mı? Kötülüğü anlatmak yerine, kötülüğe savaş açmaktan vaz mı geçelim? Tebliğ kapısını kapatalım mı? İslam’ın anlatılması Müslümanları neden rahatsız eder. Birileri rahatsız oluyor diye İslam’dan vaz mı geçelim? İslam deyince ne anlıyoruz ne anlatıyoruz ne anlıyorlar?
Sevgili dostum: İslam insanın temel taşıdır. İnsanın bütün hayatı bu taş üzerine inşa edilir. Temel ne kadar sağlamsa, üzeri de ona göre oturur. Sağlam temel üzere inşa edilmeyen binalar, sarsıntılara dayanamıyor yıkılıyorsa, insan da aynı gibidir, sağlam temel üzere kurulmalı, sağlam temele aile binasını inşa etmelidir. Sarsıntılarda yıkılmayan, fırtınalara dayanıklı, rüzgarlara göğüs geren aile yapısı, sağlam bina gibi insanı korur. Sağlam bina insanı, sağlam inanç insanlığı korur. Yarım bina candan, yarım insan aileden eder. Aile kursa bile ömrü fazla sürmez yıkılır. Bunları anlatmayalım mı vaz mı geçelim? Elbette anlatalım kim karşı gelir ki, huzurlu aile kurmaya, sağlam bina yapmaya ama istemekle olmaz, yanlışta doğru bulunmaz, doğrunun bir bedeli, bir gayreti, bir eğitimi vardır. İslam güzeldir ama yaşarsan, yarım İslam önce sana sonra ailene sonra devletine milletine zarar verecektir. Hemen Araplardan başlama karşı gelmeye, unutma Peygambere karşı gelen adı Ömer olan inkar ettiği için cehaletin babası anlamına gelen, Ebu Cehil de Araptı, hatta Peygamberin amcası ve hanımı da Peygambere eziyet etti ve haklarında cehennem için ayet indi. Onlarda Araptı. Peygamber Mekke'den Medine'ye Araplardan kurtulmak için gitti. Fakat şunu unutma ki Medineliler de Araptı. Demek ki İslam Arapların değil tüm inananların dini imiş. Buradan başlayarak, İslam sadece Arapların, Türklerin, Kürtlerin ırk dini değildir. Dünyadaki bütün insanlardan kim inanır, kim iman ederse onun da dinidir. Yeter ki İslam, İslam gibi anlatılsın, İslam gibi yaşansın. Atalarımız çok güzel bir ata sözü söylemiş. Yarım hoca dinden, yarım tabip candan eder. Bu sözü böyle algılarsanız eğer, ahlakınızın bozulmasını hocadan, sağlığınızın bozulmasını da doktordan bilirsiniz. İnsanın en değerli olanı canı ve ruhudur. Bu yüzden bu söz nokta atışıdır. Yarım olmadığımız, tam olma gayretimizdir bizi kurtaracak olan. Sağlıklı yaşayarak doktoru, sağlıklı düşünerek hocayı şikayet etmeyenlerden olur, önce kendimizi sonra başkalarını korumuş ve kurtarmış oluruz. Sayemizde doktorda rahat eder, hocalarda. Aynı konuya, haftaya devam edelim inşallah. Hoşça kalın dostça kalın.


