Reklam
BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
62.969,00 0,11%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
90,12 1,22%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%

NASREDDİN HOCA EŞEĞİNİ EĞİTMEK

mustafa-karamercimek-haberci-kose-yazisi

Sevgili dostum.

Nasreddin hocamız, ilk eğitimini on yaşına kadar, kendi köyünde imamlık yapan, ilim irfan sahibi, babası Abdullah efendiden almış. O günün mahalle mekteplerinde her çocuk on yaşına kadar eğitim alır, çalışmak isteyenler, tarımla hayvancılıkla uğraşırlar. Büyüseler bile ailesiyle beraber hayat kurarlar. Bir kısmı ise bulundukları yerde zanaatkarlık, sanat, esnaflık gibi işlere yönlendirilirler. Böylece sağlıklı aile hayatı oluştururlar. Bu hayatı nesilden nesile aktarırlar. Okumayı sevenler ise, medreselerde, birçok alanda ders görür, en yetenekli olduğu alandan icazet alırlar.  İcazet bu günün diploması hükmündedir.  Falan medresenin filan bölümünde, başarı oranı daha yüksektir diye yazılı olan, o medresenin alimleri, hocaları tarafından mühürlü bir belgedir. Bu belge devlet tarafından itibar görür ve görev verilmek üzere eğitime yani, staj almaya başlarlar. Bu eğitim sonunda en ehil oldukları yerde görev yaparlar. Başarı oranına göre mevki ve makama kademe kademe yükselirler. Nasreddin hocamızda bu eğitimleri alarak, önce Sivrihisar kadılığı, oradan Akşehir kadılığına devam etmiştir. Fakat Nasreddin hocamız bugünün üniversitesi olan, medresede İslam hukuku, kelam, tefsir, fıkıh derslerinin yanında, belagat yani güzel konuşma dersleri de vermiştir. Bu alanda iyi olduğunu gören babası Abdullah efendi, oğlum sen bu güzel konuşmanla, bırak insanı hayvanları bile eğitirsin der. Çocukluk döneminde kendi eşeğinin doğum yapan sıpasını, Nasreddin hocaya verir. Derki al bu sıpayı kendi ruhuna göre yetiştir der. Arkasında koşmaktan yorulan hoca, sıpanın adını kara kaçan kor.  Bir ömür bu sıpanın neslini devam ettirir ve hepsinin adı kara kaçandır. Eşeğine çok önem verir baba yadigârı der. Ona çok iyi davranır. Babasından aldığı sözü hocada söyler, Allah'a isyanımı, eşeğimden anlarım, ben isyan edersem eşeğimde bana isyan eder, ben itaat edersem eşeğimde bana itaat eder.  Ben sinirli olursam o asabileşir, ben durgunlaşırsam o sakinleşir. Beni bilir, benim huyumdan huylanmıştır. Tıpkı evlatlarım, hanımım hatta eş dost akraba, komşularım gibi. İnsan olmadan insanlık beklemek, insan yetiştiremez. Eşek bile huyumdan etkileniyorsa, insan etkilenmez mi. Bir düşünün isterseniz. O eşekse siz insan olun, eşeklikten kurtulun.

Eşeğimi nasıl eğittim? Her gün talebelerden birini eve gönderiyor, oğlum şunları eve götür, bana da yemek getir diyordum. Fakat bu işten pek hoşnut değildim. Eşeğim bu işi yapar mıydı ama nasıl. Aklıma bir fikir geldi, eşeğin önüne doğru bir çubuk uzattım, çubuğun ucuna ot bağladım. Otu almak için yürüdü, ot da yürüdü, ot yürüdü eşek yürüdü, ot yürüdü eşek yürüdü, Akşehirlileri güldürdü. Hocam ne yapıyorsun, çocuklardan sonra eşekle mi oynuyorsun. Evet kim kiminle oynarsa ona benzer, bakalım kim kazanacak eşek mi ben mi? Hocam bu işin sonunu merak ediyoruz, valla ben sizden çok merak ediyorum. Neyi hocam dediler, kimin arkasında namaz kılacağınızı. Akşehirliler gülmekten yerlere yatarlar. Hocam sizin arkanızdayız, kazanmanız için eşeğe insan gibi davranacağız derler. Fazla şımartmayın sonra kadılıkta elden gider, aman hocam Allah korusun suç işlersek huzura nasıl varırız. İyi ya sizde suç işlemezsiniz, Allah'tan utanmazsanız belki eşekten utanırsınız. Kahkahalar havada uçuşur, hocam sizinle de konuşulmuyor ki, ne desek bir cevabınız var. Söylediklerim yalan mı? Hâşâ hocam, e o zaman hem gülün hem düşünün. Bırakın da şu eşeği eğiteyim, inanın en çok siz sevineceksiniz. Yoksa imtihanınız eşek olur. Allah korusun dedim ve eşeğimi dehledim. Evin önüne geldim, çubuğu geri çektim eşek otuna kavuştu. Ben bunu tekrar etmeye devam ettim, eşek artık evin önüne gelince duruyor, çubuğu çekmemi bekliyordu, başarmıştım. Medresenin önünden eve evden medreseye, eğitim tamamlandı. Talebeler hem güldü hem eğlendi, en çokta yemek taşımaktan kurtuldu. Bu işe en çok hanım sevindi, çünkü ne pişireceğini eşek söylüyordu. Ama bunu kimse bilmiyordu. Eşeğin heybesine yemeklik koyup gönderiyordum.  Şimdi sizin arabalarınız var ya, bizimde o gün atlarımız, at arabalarımız, yük taşımak binmek için eşeklerimiz vardı.  Bugün sizin arabanız ne kadar kıymetli ise, inanın bizim atımız, eşeğimiz bizim için daha kıymetli idi. Her gün yemlerini verir, bakımlarını yapar, atlarla sefere çıkar, eşek ve katırlarla orduya malzeme taşırdık. Sizin bu güne gelmenizde, bu hayvanların çok ama çok emeği var. Buradan bakar eşeğimin ne kadar kıymetli olduğunu anlardım. İnsanları insanlara emanet eden Allah, bütün hayvanları insana emanet etmiştir. Çünkü yer yüzünde, insana hizmet etmeyen hiçbir hayvan yoktur. İnsan bütün hayvanları eğitecek bilgi ve beceriye sahiptir. Tabi önce kendini eğitmesi gerekir, yoksa eğitimsiz insan hayvanların bile başına bela olacaktır. Bizim ecdadımız bizi böyle büyüttü, bizde aynı yoldan yürüdük. Eğer aynı yoldan yürümeseydik, haliniz nice olurdu. Sizde geleceğinizi kurmak, korumak ve yaşatmak istiyorsanız, hayvanlar aleminin doğal hayatını korumalısınız. Unutmayın her sebzede meyvede, böceklerin özellikle arıların, gayreti ve çalışması vardır. Arıyı da koruyacaksınız ayıyı da. Eşekleri de koruyacaksınız atları da, insanlığın devamını ancak böyle koruyabilirsiniz. Haftaya göle maya çalalım. Hoşça kalın dostça kalın.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?