Reklam
Reklam
BIST 100
13.703,96 0,30%
DOLAR
45,8984 0,10%
EURO
53,4148 -0,13%
GRAM ALTIN
6.603,61 -1,26%
FAİZ
43,75 0,02%
GÜMÜŞ GRAM
110,65 -0,26%
BITCOIN
71.462,00 -2,95%
GBP/TRY
61,8425 0,18%
EUR/USD
1,1632 -0,23%
BRENT
95,91 5,26%
ÇEYREK ALTIN
10.796,90 -1,26%

İbn Haldun’un Aynasından Bugüne

ahmet-tuna-haberci-kose-yazisi

Tarih bazen yüksek sesle konuşur, bazen de fısıldar. Onu dikkatle dinleyenler için ise değişmeyen bazı gerçekler var. İnsan toplulukları yüzyıllar boyunca farklı bayraklar altında, farklı isimlerle yaşamış olsalar da, onları ayakta tutan veya çöküşe sürükleyen sebepler büyük ölçüde aynı kalmıştır.

Bu konuda en derin gözlemlerden birini, bundan yaklaşık altı yüz elli yıl önce yaşayan İbn Haldun yapmıştı. İnsan topluluklarının yükselişini ve gerileyişini inceleyen büyük düşünür, devletlerin yalnızca kuvvetle ayakta kalamayacağını söyler. Ona göre kalıcılığı sağlayan şey, insanların ortak bir meşruiyet duygusunda buluşabilmesidir. Korku, itaat üretebilir; fakat aidiyet üretemez. Oysa uzun ömürlü düzenler, korkudan çok güven üzerine inşa edilir.

İbn Haldun'un satırları bugün okunduğunda şaşırtıcı bir güncellik taşır. Çünkü tarih boyunca toplumları yoran şeylerin başında, rekabetin doğal mecrasından çıkarılması gelmiştir. Farklı görüşlerin karşı karşıya gelmesi bir sorun değildir; sorun, bu karşılaşmanın sağlıklı zemininin kaybolmasıdır...

Bir ormanda bütün ağaçlar aynı boya ulaşamaz. Bazıları daha genç, bazıları daha yaşlıdır. Ancak ormanı güçlü kılan, bütün ağaçların aynı olması değil, köklerinin aynı toprağa tutunabilmesidir. Toplumlar da böyle. Farklı düşünceler, farklı eğilimler ve farklı sesler bir arada yaşayabildiği ölçüde toplum güç kazanır...

Richard Feynman’ın bilimsel yaklaşımı ise başka bir açıdan uyarıcıdır. Feynman, hakikatin ancak açık sorgulama ve eleştiri ortamında anlaşılabileceğini savunur. Eğer belirli görüşler sistematik biçimde dışlanırsa, hataların tespiti zorlaşır ve sistem kendi kendini düzeltme kapasitesini kaybeder. Bu durum, sadece siyasal değil, aynı zamanda yönetsel verimlilik açısından da riskler barındırır...

Cemil Meriç'in eserlerinde sıkça rastlanan bir uyarı var: Hakikat hiçbir zaman tek bir pencereden görünmez. İnsanlığın büyük birikimi, farklı bakışların birbirini tamamlamasıyla oluşmuştur. Bir pencereyi kapatmak manzarayı değiştirmez; sadece içeridekilerin ufkunu daraltır. Cemil Meriç düşünce hayatının tek sesliliğe indirgenmesini “idrakimize vurulan zincir” olarak nitelendirir. Ona göre farklı düşünce akımlarının varlığı, bir toplumun zihinsel üretkenliğinin temelidir...

Carl Jung ise insan ruhuna dair çalışmalarında; bastırılan unsurların yok olmadığını, yalnızca görünmez hale geldiğini anlatır. Bu tespit, toplumlar için de düşündürücüdür. Konuşulamayan meseleler ortadan kaybolmaz; çoğu zaman daha karmaşık biçimlerde geri döner. Tarih, bunun sayısız örneğiyle doludur...

İbn Haldun'un üzerinde durduğu "asabiyet" kavramı da burada önem kazanır. Bir toplumu ayakta tutan ortak bağlar zayıfladığında, insanlar birbirlerini hasım olarak görmeye başlarlar. O noktadan sonra enerjiler üretime, bilime veya kültüre değil; iç mücadelelere harcanır...

Tolstoy'un eserlerinde ise farklı bir vurgu var. Ona göre gerçek güç, başkalarını susturabilmekte değil, onları dinleyebilmektedir. Sağlıklı yapılar eleştiriden korkmazlar. Çünkü bilirler ki eleştiri birçok zaman düşmanlık değil, eksik görülen bir noktaya tutulmuş aynadır...

Bugün de dün olduğu gibi, toplumların önündeki temel soru aynı: Farklılıkları bir tehdit olarak mı göreceğiz, yoksa ortak geleceğin doğal bir parçası olarak mı kabul edeceğiz?

Tarih bu soruya verilen cevapların sonuçlarıyla doludur. Ancak sonuçların hemen hepsinde ortak bir ders vardır: Kurumlar, rakiplerinin küçülmesiyle değil, kuralların güçlenmesiyle büyür. Toplumlar, sessizliğin hâkim olmasıyla değil, farklı seslerin güven içinde konuşabilmesiyle olgunlaşır…

Belki de bu yüzden, bir ülkenin gerçek gücü birbirinden farklı insanların aynı çatı altında yaşayabilme iradesinde saklıdır. Çünkü bence medeniyet, benzer insanların yan yana durması değil, farklı insanların birlikte yaşayabilmesidir...

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?