
Solomon Paradoksu nedir? Tevrat'ta anlatıldığı kadarıyla Kral Süleyman insanlara akıl dağıtırken oldukça bilge olmasına karşın kendi özel hayatında hiç de bilgece olmayan şeyler yapmıştır! Denir ya 'Akıl vermek kolay' diye... Bu durum beynin yapısıyla alakalı; mesele kendisi olunca otomatik aktive olan bir çok mekanizma, mesele başkası olduğunda aktive olmuyor ve dolayısıyla çok daha akıllıca ve bilgece hesaplamalar yapılabiliyor! Zaten en azından birçok Tradisyondaki ritüellerin ve kuralların amacı da zihnin, söz konusu kendisi olduğunda da bu paradoksu tetiklemeden karar alabilmesi ve hesap yapabilmesidir! Aslında Tradisyonlarda bu amaçlarla uygulanan kural ve ritüeller, Bordo Bereliler gibisinden askeri birliklerin eğitiminin zihinsel kısmına da çok benzemektedir; tek bir farkla ki, özel kuvvetler üyeleri görevlerinde işlerine yarayacak kadarını edinseler yeterken; keşişler ve mistikler bu meseleleri en sonuna kadar götürür! Bu anlamda coğrafyalar ve dönemler birbirinden uzaklaştıkça çeşitlilik de inanılmaz artar, ama bir yandan da inanılmaz benzerlikler ve paralellikler gösterirler! Zaten insanların kişilikleri ve mizaçları birbirinden oldukça farklıdır ve dolayısıyla da en iyi verim alınacak yol da kişiden kişiye, bünyeden bünyeye değişebilir!
Hint felsefesi bu yolları 3 gruba ayırmıştır: Karma Yoga, en iyisi sayılan Bhakti Yoga, ve en zoru sayılan Jnana Yoga! Mesela Karma Yoga, hayırseverliğin yoludur! 'Kendin için birşey beklemeden garib-gureba ile ilgilenmek' şeklinde de dillendirilebilir sokak ağzı ile! Ama hikayeler dinledikçe, perişanlıkları gördükçe, farklı kimselerle temas ettikçe bilinçli zihin hiçbir şey yapmasa dahi beyindeki bilinçaltı ve bilinçdışı prosesleri bir nevi refleks gibisinden kendiliğinden çalışır; çalıştıkça da gitgide kişinin haberi dahi olmadan beyni çok ilginç fikirler, ürünler, taktikler ve teknikler üretmeye başlar! Zaten denir ya 'Garibanların sofrasına oturmak kalbi yumuşatır' diye...
Farklı dinlerdeki mucizeler ve kerametlerin aslında birçoğu gayet tabi bilimsel olarak açıklanabilecek şeylerdir ama bilimsel açıklamalar yapıldığı takdirde günümüz bilimi çökebilir! Mesela mucizelere bağlanan umutsuz vakaların iyileştiği örnekleri plasebo ile açıklamak, bugünkü bildiğimiz tıbbın tepetaklak olması ile sonuçlanacaktır ve bu durumun da büyük kaybedenleri olacaktır! Aynı şekilde Sokratik Metod da birçok harikuladeliği kolaylıkla açıklayabilir ama bu durum günümüzde sorgulanmasına dahi izin verilmeyen ana akım bilimsel metod'un çöküşüyle sonuçlanabilir!
Vietnam'da 1963'te kendini yakmış olan meşhur keşiş ömrünün 40 yılını keşiş olarak geçirmişti! Ama bana sorarsanız daha bile ileri becerilerin edinimini çok daha kısa sürede sağlayacak teknikler geliştirilebilir! Mesela Kuran Hafızlığı normalde birkaç yılda edinilebilen bir beceri iken şu anda bu süreyi birkaç haftaya kadar indirmiş olduğunu söyleyen uzmanlar mevcut! Gene hafıza örneğinden gidersek Aborjinlerin geleneksel teknikleri ve Sherlock Holmes gibi ilginç örnekler de var; Kelt Druidlerinde yazı yazmanın yasak olduğunu da ekleyeyim...
Bu hayatta birbirinin zıddı olarak görünen şeyler dahi aslında birçok zaman tam tersine birbirlerini tamamlıyorlar! Körlerin fil tarifi hikayesi çok önemli bir hikayedir! Hakikat dediğimiz şey sayısız parçadan oluşan bir puzzle'dır; bazı parçaları eksiktir ve ayrıca hakikat dediğimiz puzzle'a ait olmayan parçalar da araya karışmıştır!
Çok zor ve çok karmaşık gözüken şeyler aslında şaşırtıcı derecede basit olabilir; Solomon Paradoksu'nun çözümü aslında tekniğini bulmayı beceremediğimiz için çok zorlayıcı! İnsanoğlu ilerlemez ama biriktirir! Koskoca Klasik Yunan medeniyeti Sıfır'ı hayal bile edemiyordu; bizim için çok kolay oluşunun sebebi de bulmayıp hazır olarak alıyor oluşumuzdur!
Dünya geçici! Gene de uğraşıyoruz didiniyoruz çünkü yapmasak ne olacak ki...?


