BIST 100
14.274,02 0,10%
DOLAR
46,6245 0,14%
EURO
53,1285 0,22%
GRAM ALTIN
6.106,20 1,28%
FAİZ
40,33 -0,79%
GÜMÜŞ GRAM
88,47 2,07%
BITCOIN
59.991,00 1,06%
GBP/TRY
61,6111 0,09%
EUR/USD
1,1389 0,17%
BRENT
71,92 -4,44%
ÇEYREK ALTIN
9.983,38 1,27%

BİR BAŞKA AÇIDAN NASREDDİN HOCA GEÇMİŞTEN GELECEĞE FIKRALAR KÖPRÜSÜ

mustafa-karamercimek-haberci-kose-yazisi

Sevgili gençler, güzel çocuklar, kıymete değer büyükler, gelin Nasreddin Hoca'nın hikayesini başka bir açıdan, yeniden yazalım. Yine gülelim fakat bu sefer biraz daha fazla düşünelim. Bundan bin yıl kadar önce koca kavuklu, neşeli, sevimli mi sevimli diye başladığımızda, bize ne bin yıl öncesinden mi diyoruz, yoksa geçen geçmiş biz yarına bakalım mı diyoruz. Yok eğer bunları demiyorsanız, demiyorsunuzdur bundan eminim, çünkü bu milletin evlatları asla bananeci değildir. Bundan da eminim. Her ne kadar kötülerimiz olsa da iyilerimiz dünyanın en iyileri, bundan daha çok eminim. Binlerce yıldır bu millet, her daim mazlumun, yetimin, güçlünün değil haklının yanında olmuş, olmaya da devam edecektir. Bazen olumsuzlukların içine düşse de pes etmemiş, şanlı tarihinden, ecdadından ilham alarak, olumsuzlukları olumlu hale getirmiştir. Geçmişinizden geleceğinize köprü olma gibi bir düşünceniz, hayaliniz mutlaka vardır. Bu yüzden diyorum ki olmazsa olmazınız fıkralarıyla hasbıhal olduğunuz, Nasreddin Hoca'nız olsun. Çünkü geçmişinden ders alamayan, gelecek kuramaz.  Benden ne olur, fıkrâ bu gülüp geçilir, demeyin sakın, çünkü Nasreddin Hoca ve onun gibi iz bırakanlar ölümsüzdür. Belki sizde Nasreddin Hoca gibi ölümsüzlük hikayeleri yazmak için, göle maya çalarsınız. Her insanın bir yoğurt yemesi varsa, her insanın da başka bir açıdan hayali, başka bir açıdan göle maya çalması vardır. Belki siz denizlere okyanuslara çalacaksınız hayalinizi, ya da arkadaşlarınızla hayallerinizi bir kağıda yazıp, bir kutuya koyup, toprağa gömeceksiniz. Hatta uçurtmalara yazıp bulutlara, postalayacaksınız. Hayallerinizi gökyüzüne yazacaksınız ve hayallerinizin arkasından gidecek, asla geri dönmeyeceksiniz. Düşerseniz daha güçlü ayağa kalkacak, yeni yürüyen bebekten ilham alacak. Göle maya çalmayı böyle anlayacak ve beni, bir de Nasreddin Hocanızı asla unutmayacaksınız. Kalbinizde bana da yer ayırın, tıpkı benim size ayırdığım gibi. Böylece ölümsüzlüğe kapı aralayalım, Nasreddin Hoca gibi, ölümsüzleşen yürekler gibi. Bu ölümsüzlük içinde yer alan Nasreddin Hoca nükteli, mizah-ı lügat, hazır cevap, güldüren, düşündüren, her açıdan ders veren haliyle, bizi bize anlatmak için, geçmişten bugüne, kültürümüzün köprüsü olmuş, bu köprü yıkılmadan sarsılmadan, günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.  Bayrak yarışı gibi teslim aldığımız, medeniyetimize bizde köprü olarak, bizden sonraki nesillere aktarmakla görevliyiz. Bu inançla bize kadar yorulmadan gelen, Nasreddin Hocam öyle görünüyor ki, koca kavuğuyla, eşeği kara kaçanıyla, bundan sonrada devam edecektir. Koca kavuğu demişken, kavuğun büyüklüğü Nasreddin Hoca’nın ilminin alimliğinin, kadılığının işaretidir. Bu yüzden belki de daha güçlü bir hal ile, bizimle yeniden buluşacak, dünyaya ışık tutacak, kıyamete kadar insanlığa dokunarak devam edecektir. Nasreddin Hoca'mıza bütün gücümüzle sahip çıkacak, her devirde onu daha iyi anlayacağız. Çünkü başka bir Nasredin Hoca'mız olmayacak. Kaybedersek yerini başkaları alır, mayamız bozulur, bırakın gölü evdeki tencerede bile yoğurdumuz tutmaz olur. Nasreddin Hoca Selçuklu Devleti’nin zirvede olduğu günlerde yaşasa da, Moğol istilasını da yaşamış biridir. Maya sağlam olduğu için göle çalmış, umudu zirveye taşımış, Osmanlı’ya ışık tutmuştur. Böyle olmasaydı yazılı kaynakları yok edilen hoca bugüne gelemezdi. Çünkü O yunus gibi, Mevlana gibi, Hacı Bektaş gibi, gönüllere taht kurmuş, dilden dile, gönülden gönüle köprü olmuş, olmaya da devam edecektir. Nasreddin Hoca Anadolu'nun efsanesi olsa da, insanlığa ışık tutmaya devam edecek. Zira Nasreddin Hocalık bu milletin mayasında var. Bugün dahi, keşfedemediğimiz içimizdeki ölümsüz insanlar, keşfedilmeden kaybolup gidiyorlar. Hiç düşündünüz mü bilmem, ilimin, bilimin daha kolay ulaşıldığı bu dönemde, ne Nasreddin Hoca çıkıyor ne de Yunus Emre, bu gün hâlâ şiirlerini okuyor, ilahi yapıyor, fıkralarını söylüyor gülüyoruz. Şiirlerinden ilham alıyor, fıkralarından ders alıyor, ders veriyoruz. Acizane bu kardeşiniz, abiniz, hocanız olarak ben, Mustafa Karamercimek ölümsüz olan bu kıymetlerden ilham alarak, onların izinde olduğumu ispat için, şiir kitabımdan sonra Nasreddin Hocamın fıkralarını anlatan, bu eseri kaleme aldım. Bu paha biçilmez yüce insanlar, Allah ve Resulünden sonra bize en yakın insanlardan birileri olmaya devam ediyor, edecekte. Önemli olan bizim, varlıklarından haberdar olup, geçmişten geleceğe köprü olup yaşatmaktır. Müslümanların en ihtişamlı, en güçlü, iyi bir zanaatkar, inandığı gibi yaşayan, dinini yaşayarak anlatan çok güzel Müslüman oldukları dönemde, Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde, imamlığın resmi görev sayılmadığı zamanlarda, imamlık yapan, aynı köylü Abdullah Efendi bir adı da İslam’ın güneşi anlamı taşıyan Şemseddin adında ilim irfan sahibi fi sebilillah ders veren, kendi köyünde hem imamlık hem de tarımla uğraşan, köy halkını eğiten, çocuklara ilim irfan ahlak öğreten bir hoca varmış. O çocukların içinde Abdullah Hoca’nın oğlu olan adı Nasuriddin olan bir çocukta varmış. Bu çocuk hazır cevap gayet zeki, arkadaşlarıyla çok iyi geçinen, edep sahibi olan, daha sonra Nasreddin Hocamız olan bu zatın, hayatını, fıkralarını geniş bir perspektif içerisinde, kaleme alıp, beraber okuyacağız. Hem gülüp eğlenecek hem de ders alıp ders vereceğiz. Böylece Nasreddin Hocamızı rahmetle anacak ona layık geçmişten geleceğe köprü kuracağız. Haftaya kaldığımız yerden devam edeceğiz. Hoşça kalın dostça kalın.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?