
Şempanzeleri ve Bonoboları sadece Kongo nehri ayırır; yiyeceğin daha kıt olduğu Kuzey yakadaki Şempanzeler çok agresifken yiyeceğin daha bol olduğu Güney yakadaki Bonobolar çok uysaldır! Benzeri şekilde iklimin ve dolayısıyla hasadın daha iyi olduğu 14. Yüzyıl öncesi Avrupasında turnuva yaralanmalarında ölen Şovalye sayısı gerçek savaşlarda ölenlerden fazlaylen iklimin soğuyup hasadın azalmasıyla beraber sadece savaşlar değil aynı zamanda da suç oranları bugünkü oranlarla hayal edilemeyecek düzeylere çıktı!
Çin tarihinde nufusun çoğunluğunun öldüğü savaşlar vardır; 2. Dünya Savaşı çok dehşetliydi ama en çok kayıp veren bile o kadar vermemişti! Üstelik 2. Dünya Savaşından sonra belki de insanoğlunun tarihindeki en barışçıl dönem başladı! İlkel tarım toplumlarından kalan 100 iskeletten 15’inde savaş izleri varken, medeniyetlerde 100 iskeletten 5’e kadar inmiş; şimdi ise bunun da çok altında! Sanayi devrimiyle gelen bolluk olmadan olmazdı! Gerçi sanayi devriminin ilk yüzyılı, başlangıcı öncesine kıyasla dahi korkunç bir perişanlıktı; ama nihayetinde geri adım atmak zorunda kaldılar!
Şimdi de dehşetli şeylerin fısıltıları dolaşıyor! Reagan ve Thatcher ile dünyanın pek çok yerinde sıradan insanlar yoksullaştı! Bir nükleer savaşı düşük ihtimalli olarak görüyorum; aynı şekilde biyolojik silahların yaygın bir biçimde kullanılmasını da... Kaybedecek şeyi olmayan biri bu kadar delirebilir ancak! Gerçi her türlü geçici süreliğine geldiğimiz bir dünya... Ama eziyete ne gerek var? Neler neler şimdiden hazır aslında... Ve bilhassa büyük güçlerin elindeki Top Secret projeler bir araya getirilebilse üstüne çok çok daha fazlası konabilecek! Aslında dünyamız milyarları değil trilyonları besler! 1900 yılında Bangladeş ile Ukrayna'nın nufusu hemen hemen aynıydı; peki ne oldu sonra? Bangladeş bereketli Ganj deltasında ama Ukrayna da gene bereketli Chernozem topraklarının önemli bir kısmını tek başına tutuyor! İş biraz da organizasyon ve onu sağlayacak parlak fikirlerde; medeniyetlerin bolluğu arttırması başka nasıl olacaktı? Zaten meselemiz belki de global medeniyetin tıkanmış olması! Ciddi bir zihniyet devrimi gerekiyor bana sorarsanız! Eşit bölüşmekten de öte bölüşülecekleri katlamak... Bölüşülecekler katlanmazsa zenginlerin fakirleşmesiyle eşitlik sağlanır ve bu da mutsuz bir kitle yaratır!
İnsanın ihtiyaçlarının sınırsız olup kaynakların sınırlı olduğunu söylerler! Aslında insanın ihtiyaçları sınırlıdır ama kaynaklar sınırsızdır, teknolojinin ilerlemesi kaynakları sınırsızlaştırıyor! Mücadele edeceğiz; daha çok mücadele edeceğiz... Neden 'Biz çektik onlar çekmesin' demeyelim? Neden onlar da çeksin? Dünyamız belki tek başına trilyonlara yeter... Ama uzay da var ve onu da eklediğinizde daha kaç ekstra sıfıra yer var... Zihinlerimiz çökmüş! Medeniyetlerde bu dönemlerde yaşanır; sonunda parlak fikirli birileri olursa yeni bir döngü başlar ve olamadığında da sonu Mayalar ve Nazcalar gibi olur! Sadece Çin ve Hindistan modern dönem öncesinde yıkılmamayı başardı çünkü sadece o ikisinin nufusu elzem olan parlak fikirleri üretebilecek kadar insana sahipti! Ama artık çok daha farklı herşey! Bir sürü tarım ürünü eski dünyadaki nufusu ekstra katladı, yeni dünya çelik gibisinden teknolojiler ile eski dünya hayvanlarına kavuştu, sonra sanayi devrimi geldi nufus daha da katlandı; şimdi ise yapay zeka geliyor gibi duruyor! Ayrıca ulaşım ve iletişim artık çok daha hızlı ve dolayısıyla da Moğolistan ile Etiyopya arasında bile insanlar birbirini tanıma şansı buluyor! Bilgisayarlardaki Kopyala-Yapıştır-Gönder işleminin basılı yayınlardan çok daha düşük maliyette olmasını da sakın gözardı etmeyin çünkü Gutenberg olmasaydı Martin Luther'in başaramayacağı söylenir!
Disraeli ve Bismarck zorunda kaldıklarını yapabildi, Stolypin ise çok daha şanssızdı! Sorumuz şu: Dünyanın kaderi hangisinin rotasını takib edecek?



