
İnsan neden yaşıyor? Ne yapıyoruz bu dünyada? Ne yapıyoruz dünyadaki süremizde? Öylece fırlatıldık işte... Ve bir süre daha buradayız gibi duruyor! Ne yaparsak doğru, iyi, güzel oluyor? Ruhumuzu uçuruma sürüklememek için ne yapmalıyız? Ne ile meşgul oluyor olmalıyız? Günler zor geçer bu dünyada. Çile bir türlü bitmiyor. Her zaman kötü bir şeyler bizi bulabilir. Daha neler neler var... İyi zamanda bilim ve sanat; kötü zamanda ise felsefe gelişirmiş... Bolca Military ve Business Wargaming pratiği yaparak çok başarılı olmak mümkün. Ama başarı nedir? Ne başarıdır? 'Şu başarıdır' veya 'Başarı şudur' dedikleri pek çok şey var ama söyleyenlerin yanılmadıklarını, hatta yanıltmadıklarını nerden biliyoruz? Nasıl emin olabiliriz ki? Zihinsel, duygusal, ruhsal anlamda ilerleme ve gelişme... Rhonda Bryne'ın Secret kitabı ve Napoleon Hill, bence bilinçaltına nasıl komut gönderileceğini anlatıyor. Ototelkin teknikleri ve bilinçaltı ile ilgili 21. Yüzyılda çok daha fazla bilgiye sahibiz. 1000 yıl, 2000 yıl, 3000 yıl önce doğaüstüne aftediliyordu pek çok şey; çünkü bugünkü bilgilerin pek çoğu olmadığı için birçok şeyi ancak doğaüstü ile açıklayabiliyorduk. Ama bugün çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. Sokrat, insanın herşeyi sadece mantık önermeleri silsilesiyle bilebileceğini söyler. Taoizm'de Wu Wei vardır ve bu bize enerjimizi sakin olmaya harcadığımız takdirde elimizdeki işleri çok daha kolay halledebileceğimizi söyler. Jain felsefesinde de Kevala Jnana diye birşey vardır ki bu da insanın herşeyi bilebileceği ama karmik parçacıkların buna engel olduğudur ki bana sorarsanız bu da bir kimsenin sakin olamadığı konularda ya çok iyimser ya çok kötümser olması ama son raddede sakin olabildiği takdirde nokta atışı tesbitler yapabiliyor olmasıdır. Gazali ve Muhyiddin Arabi, Keşf ve İlham diye birşeyden bahseder. Henri Bergson ise sezgicidir ve bana sorarsanız bu kavramların hepsi farklı kelimeler ve semboller ile aynı şeyi anlatmaktadır.
Hint felsefesinde bilgeliğe götüren yollar Jnana Yoga, Karma Yoga ve Bhakti Yoga olarak 3 grupta sınıflanmıştır. Jnana Yoga, bilginin ve bilgeliğin yoludur. Bu yolun takipçileri felsefi metinleri okur ve kendi içlerinde kendilerini sorgularlar. Karma Yoga, kendini düşünmeksizin iyi işler yapmak demektir. Bu yolu takib edenler hayır işleri, bağışlar, vakıf gönüllülüğü gibi şeyler yaparlar. Bhakti Yoga ise tanrı sevgisi demektir. Bu yolda da ibadetler, ritüeller vs vardır...
Kevala Jnana, Wu Wei ve Bilgelik; Solomon Paradoksu ile çok yakından ilişkilidir! Mesele başkası olunca çok güzel akıl verebilenler mesele bizzat kendisi olunca o kadar da başarılı olamaz! Argo tabirle uçtu-kaçtı değil anlatacağım şey; aksine tamamen beyin ile ilgili meseleler bunlar! Olay tamamen hormonlar ve sinirler! Başkalarına akıl verirken olmayan ağır zihinsel baskı, söz konusu kişinin bizzat kendisi olunca devreye girmeye başlıyor; metafizik değil tamamen nöroloji... Binlerce yıllık bilgelik öğretileri ve ezoterizm, zaten bu Solomon Paradoksu fenomenini by pass etmek için değilse ne içindi? Ortaçağ ve öncesinde yazılmış eserlerde doğaüstüne atfedilenlerin pek çoğunu günümüzde Psikiyatri ve başka ilimlerle açıklayabiliyoruz; Mısır hiyerogliflerindeki hiç de uçtu kaçtı olmayan tekniklerin aynıları 4000 sene sonra soğuk savaş beyin yıkama programlarınca ve ayrıca garip kültlerce de kullanıldı; pek çok inisiyasyon yönteminin ve hatta birçok ibadetin en eski köklerine gittiğiniz zaman ise aslında bir Bordo Berelinin veya bir Olimpik Sporcunun yaptığı talimlerle aynı kökten geldiğini görebiliyorsunuz! Maalesef günümüz dünya düzeni son birkaç yüzyılın dogmaları uğrunda binlerce yıllık insanlık mirasını çöpe atmayı tercih ediyor...
Dünya hepimiz için geçici süre bulunulacak bir yer; tren kalkacak ve gideceğiz; banliyö trenini beklerkenki durağın lüks veya harap olması ne kadar ehemmiyetlidir? Öylece fırlatılıp başı kesik tavuk gibi dolandığımız bu dünyada neyin olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz... Çoğumuz pek önemsemiyor aslında! Ölüm korkusu bir yandan hayatı zindan ediyor ama öbür yandan da ömrümüzü kat be kat uzatıyor; korkmasaydık daha çok gençken ölür, hatta soyumuz devam etmeyeceği için insanoğlu diye birşey dahi kalmazdı...
Buluruz elbet çözümleri! Demişler ya 'Acele işe şeytan karışır' diye...


