
İŞ İNSANI, YAFEMSPOR BAŞKANI FİKRET KIR, “YALOVA’YI YÖNETENLERİN YALOVA İÇİN BİR KAYGILARI YOK” DEDİ VE İLAVE ETTİ:
‘BUNLAR BİZİM DUYDUĞUMUZ RAHATSIZLIĞI DUYMUYORLAR?’
..”Yalova’nın 10 yıldır çözülemeyen trafik sorunu var, 10 yıldır bitmeyen bir park sıkıntısı var. 10 yıldır çöp problemi var şu Yalova'da. Bunlar nasıl çözülemez?”
………………………….
‘İL OLMAK YALOVA İÇİN BÜYÜK BİR HATAYDI!’
..”Benim için en büyük olumsuzluk, Yalova'nın 1995 yılında il yapılmasıydı. Yalova en büyük hatayı il olmakla yaptı. Ben o zamanlar Yalova'nın il olmasına karşı bir platform bile kurmuştum. Yalova, İstanbul'un ilçesiydi. Yalova il olarak inanılmaz güdük, küçük, komik bir il oldu. Yani; kaynakları sınırlı, yetenekleri sınırlı bir il.”
………………………..
İŞ İNSANI KIR; YALOVA SİYASETİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLADI. “MEHMET GÜREL BELEDİYE BAŞKANLIĞINI KAZANMADI; AK PARTİ KAYBETTİ” DİYEN FİKRET KIR, ESKİ BAŞKAN TUTUK’A ÖVGÜLER YAĞDIRDI. MUHARREM İNCE’Yİ DE ELEŞTİREN KIR, YALOVA’NIN ESKİ SİYASİLERİNİ İŞTE BÖYLE TANIMLADI:
‘YALOVA SİYASİ MEVTA DOLU; ÖLMÜŞLER, HABERLERİ YOK!’
- Röportaj / Büşra Gündüz
Tüm Yangın Söndürme Sistemlerini Araştırma ve Geliştirme Derneği (TÜYANDER) Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Kır, HABERCİ’ye özel açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda YAFEMSPOR Başkanlığı görevini yürüten ve hem siyaset hem de iş dünyasında tanınan bir kişilik olan Kır; başta siyaset ve sanayi olmak üzere, Yalova’nın turizm, kültür, şehircilik, ulaşım gibi birçok alandaki sorunlarına ilişkin görüşlerini Yalova kamuoyuyla paylaştı.
İşte, Fikret Kır’ın HABERCİ’ye özel açıklamalarından satır başları:
………………
‘-99 DEPREMİ GİBİ BİR DEPREM OLSA İNANILMAZ SAYIDA BİNA YIKILIR!’
..”Yalova'da yönetimde olan siyasiler ya da şehirde etkili-yetkili kim varsa bu il için uzun soluklu bir hesap yapmıyorlar, yapılmıyor. Yani Yalova'nın gelecek 50 yılı ne olacak şeklinde kimsenin bir düşüncesi yok; bir hayali yok.”
..”Gerçekten Yalova'nın silüeti çok kötüydü. Halen de kötü aslında; düzelmedi. Deprem yaşamış bir il Yalova. Hepimiz yaşadık. -99 depremi sonrası yaşanan süreç aslında Yalova için bir şanstı. Yalova'nın silüetinin yenilenebilmesi, Yalova'daki yapı stoğunun yenilenmesi. Yalova'nın silüeti hakikaten yine çok kötü.”
..”Mimari bir bozukluk var. Sadece mimari bozukluk değil, şehrin yapısal bozukluğu var. -99'dan bu yana yapı stoğunun yüzde 70'i şu an hala duruyor. Allah korusun, yeniden -99 depremi gibi bir deprem olsa inanılmaz sayıda bina yıkılır diye düşünüyorum. Çünkü geçmişte depremi görmüş binalar halen var. Şu anda böyle bir durum olsa bir toplanma alanımız yok, Yalova'da giriş-çıkışlar, sıkışık trafik ve ulaşım geçmişe göre daha kötü, çok daha yetersiz.”
..”O dönem (deprem zamanı) 50 bin nüfus vardı. Şimdi içeride 150 bin nüfus var. Dolayısıyla Yalova'da bugün geldiğimiz durumda gerçekten çevreyi ve insanı düşünmeden sağlıksız bir yapılaşmaya gidildiğini görüyoruz.”
‘YALOVA’DA GENÇLER İÇİN DOĞRU DÜZGÜN BİR SOSYAL HAYAT YOK!’
..”Yalova'da bir organize sanayi süreci başladı. Bundan 10 yıl önce OSB'lerin kurulması istendi. Ve o zaman dendi ki, ‘60 bin çalışan olacak burada.’ Ben o zaman da Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nda ve diğer mecralarda itirazda bulunmuştum. 60 bin kişiden en fazla bin kişi Yalova’dan orada çalışabilir. Çünkü bir kalifiye eleman sıkıntımız var Yalova'da. Dolayısıyla orada çalışacak 50 bin kişi dışarıdan gelecek, 50 bin kişi demek ortalama 3 kişi gelseler 150 bin insan demek. Yalova'nın kültürü, sanatı, altyapısı, sağlığı, güvenliği, yolu, elektriği, suyu bunu karşılamaz zaten. Böyle bir şansımız yok. Bununla ilgili yerel idareler bir vaziyet almadı.”
..”Suriye savaşıyla beraber Yalova, göç ve toplanma merkezlerinden bir tanesi oldu. İnanılmaz göç geldi buraya. Bunu da yönetemedik. Aslında yönetilemedi. Yani kültür anlamında söylüyorum. Gelenlerin buraya adaptasyonu anlamında, gelenlerin ötekileştirilmemesi, gelenlerin buraya fayda sağlaması anlamında da bir çalışma yapılamadı.”
..”Şu an için baktığımızda Yalova, çok kültürlü ama çok karmaşık. Bununla beraber gençler için doğru düzgün bir sosyal hayat yok. Bir spor sistemi, yeterli spor tesisleri yok. Ben çocuktum; sahilde dört tane basketbol potası vardı. Halen dört tane var.”
‘ŞEHİR MERKEZİNİN ÇÖPÜ-PİSLİĞİ BİTMEDİ GİTTİ!’
..”Yalova, öncelikle ne şehri olacağına karar veremedi. Burası ne şehri olabilir? Herkes bir şey şehri olması peşinde. Halbuki illaki tek amaçlı bir şehir olunmaz. Yalova'da sanayi olur mu? Olmaz. Neden? Çünkü Yalova'nın yüzde 60'ı orman arazisi. Türkiye'nin en küçük coğrafi illerinden bir tanesi. Yüzde 60'ınız orman arazisi, geriye yüzde 40 kalıyor. Bu yüzde 40'ı konut, tarım ve sanayiye ayırmalısınız. Dolayısıyla burada sanayiden daha çok turizm olanakları var. Geçmişten beri bizim turizm olanaklarımız çok güçlü; her anlamda söylüyorum. Burada doğa turizmi, kültür turizmi yapılabilir; burada kongre turizmi, sağlık turizmi yapılabilir. Burada dünyanın en iyi termal kaynaklarından birine sahibiz. Hiçbiri yapılmadı. Yani bugüne kadar olmadı. Bundan sonra da böyle bir niyet, böyle bir plan var mı; bilmiyorum. Belki 15 yıldır şu yollar aynı; değişmedi, hala yollardaki yamalar duruyor.”
..”Başka yerlere gidiyorum, şaşırıyorum. Şu şehir merkezinin çöpü-pisliği bitmedi gitti. Yani bu mezbelelik. Burada şunu anlıyorum. Yalova'yı yönetenler için söylüyorum; siyasi ya da diğer anlamda Yalova'yla ilgili bir kaygıları yok. Benim duyduğum rahatsızlıkları bunlar duymuyorlar. Duysalardı bir şey yaparlardı Yalova için. Herhangi bir çaba sarf ederlerdi. Yalova'nın çözülmeyen bir trafik sorunu var, kitlendi gitti ve ben bunu 10 yıldır söylüyorum. 10 yıldır bitmeyen bir park problemi var. Yani şurada araç parkı ile ilgili 10 yıldır problem var. 10 yıldır çöp problemi var ya şu Yalova'da. Bunlar nasıl çözülemez?”
..”Burası çok büyük bir il değil. Çalışmak için değil, bence insanların önemli bir bölümü günlerini geçirmek için nefes alıp veriyor. Temel sıkıntımız bence liyakat. Yönetenler, liyakati olmayan ama yönetim kademelerine bir şekilde gelmiş insanlar ve onların yönettiği bir şehir. Yalova'nın bu anlamda geleceğini parlak görmüyorum.”
‘YALOVA İNANILMAZ GÜDÜK, KÜÇÜK, KOMİK BİR İL!’
..”Benim için en büyük olumsuzluk, Yalova'nın 1995 yılında il yapılmasıydı. Yalova en büyük hatayı il olmakla yaptı. Ben o zamanlar Yalova'nın il olmasına karşı bir platform bile kurmuştum. Yalova, İstanbul'un ilçesiydi. Yalova il olarak inanılmaz güdük, küçük, komik bir il oldu. Yani; kaynakları sınırlı, yetenekleri sınırlı bir il.”
..”İstanbul'un ilçesi olsaydı Yalova şu an böyle mi olurdu? Haberci Gazetesi İmtiyaz Sahibi İbrahim Yurdagül o zamanlar, "Yalova il olsun" diyordu. Ben, "İl olmasın" diyordum. Yalova, çok özel bir yer. Atatürk burayı İstanbul’a bağlamış. Eğer il yapıyorsanız Yalova’yı; Orhangazi’yi, İznik’i, Karamürsel’i, Gemlik’i Yalova’ya bağlayacaksanız il yapın. Yetenekler, varlıklar, elimizde olanlar, güçlü ve zayıf kısımlar düşünülmeden yapılmış bir şey. Ben çocuktum, Yalova'da 4 tane fabrika vardı. Yine 4 tane fabrika var. Yalova'yı il yapmak bir çözüm değil; tam tersi, Yalova için çok ciddi bir sıkıntı oldu.”
..”Yıllar içinde bence çok da doğru kararlar verilmedi Yalova için ve halen doğru kararlar verilmiyor. Yalova'nın geleceği ile ilgili son 3 yılda ne yapılmış mesela? Hangi hamleler atılmış? Herkes için söylüyorum. Yani merkezi hükümet hangi adımı atmış? Buradaki hangi yerel yönetim, ne hamlesini başlatmış? Burada hepimizin aklında olan, ‘Yalova'ya şunu yapacaklar, Yalova'nın çehresi değişecek’ dediğimiz bir proje var mı?”
..”Yalova'da yapılmış hangi proje var son 15 yılda? Bir tane şehir hastanesi yapıldı. Yalova'da yapılmış büyük proje olarak sayıyorum. Emniyet Müdürlüğü binası yapıldı, büyük proje olarak kabul ederseniz. Çevre yolu projesi yapılıyor. Ne kadar zamana biter mesela? Bence hep geriye gidiyoruz. Aslında hiç gelişmemişiz ki. Yalova bir ada şehir gibiydi. Adada bir kültür vardır. Adanın çocukları liseyi falan bitirince adadan giderler. Çünkü adanın bir şeyi yok. Çalışma ortamı yoktur, şartları da yoktur. Yalova'nın çocukları da böyle. Yalova'da okul okuyor, lise bitiriyor, üniversiteye gidiyor. Tekrar buraya dönen kaç kişi var?
..”İstanbul'un ilçesi olsaydı burası; İstanbul ölçeğinde söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti bütçesi kadar bütçesi olan bir il. Yalova'da böyle bir kaynak problemi olabilir miydi? Yolundan, suyuna, çöpünden bilmem nesine. Bakın, biz burada temel ihtiyaçlarımızdan bile yoksunuz. Doğru düzgün çöp toplanmıyor. Hala asbestli borulardan bahsediyoruz. Yalova il olmakla ne kazanmış mesela? Yalova il olmasıyla ne kazandı; il olmasaydık ne kaybederdik?”
‘YAFEM; YALOVA’NIN GURURU!’
..”Herkes burada kendi kültüründen ön plana çıkıyor. İşte seçim zamanında memleket-şehir dernekleri, şehircilik-memleketçilik yaparak herkes meclise bir adam sokma, belediyeye üç adam sokma derdiyle; mevzu böyle gidiyor. Birkaç kişi bazen kızarlar, işte Yalovacılık yapıyorsunuz derler. Yalovacılık yapmıyoruz arkadaşım; sen Rizecilik yapıyorsun, sen Sivascılık, Erzurumculuk, Orduculuk, Giresunculuk yapıyorsun.”
..”Yalova'ya gelmişsin artık, burada yaşıyorsun, çoluğun-çocuğun burada. Her şeyin buradaysa ya buralı ol burayı sahiplen ya da git, kendi memleketinde yaşa.”
..”Yalova'daysan, burada yaşıyorsan, burada vergi veriyorsan, çoluğun, çocuğun burada okuyorsan, buranın insanıysan, memleketinle övün. Tabii ki memleketin güzeldir. Arada bir bayramda gidersin, bayramda büyükleri elini öpüp gelirsin; sen burası için, doyduğun yer için bir şey yap. Benim istediğim bu yani.”
..”Mesela bizim bir derneğimiz var; YAFEM. Bizimki folklor-eğitim derneği. Biz sadece Yalova için değil, kendi ideallerimiz ve vizyonlarımız gereği tüm dünya için ya da tüm insanlar için bir şeyler yapıyoruz. Biz, Türk Boyları Kültür Şöleni yapıyoruz burada. 28 yıldır yapıyoruz, 29'uncusunu yapacağız bu sene. Dünyanın her yerinden insanları getiriyoruz. Çuvaşistan'dan, Başkurdistan'dan tutun da Balkanlar'dan, Çin Seddi’nden Balkanlar'a kadar insanlar geliyor Yalova'ya. 25 yıl önce bir mottomuz vardı. İsmail Gaspıralı'nın ‘dilde, fikirde, işte birlik’ diye bütün faaliyetlerimizde kullandığımız. Bu yıl Türkiye Cumhuriyeti'nin mottosu oldu. Biz 25 sene, 30 sene öncesinden gidiyoruz. Bizim düşüncemiz belki onlardan daha önce bu anlamda.”
“YAFEM; uluslararası bir alanda gerçekten de çok özgün ve dünyada da eşi benzeri olmayan bir biçimde 29 yıldır bir dernek olarak uluslararası bir faaliyet yürütüyor. Bundan da çok gurur duyuyorum.”
‘YALOVA SİYASETİNDE OY ALMAK İÇİN YALAN SÖYLEMEK MÜBAH HALE GELMİŞ!’
..”İki tane kitabım var. Birisi elektrik kaynaklı yangınlar ve korunma yöntemleri. Diğeri de taşınabilir yangın söndürme cihazları diye. Aynı zamanda TÜYANDER Tüm Yangın Söndürme Araştırma Geliştirme Derneği'nin de yönetim kurulu başkanıyım. Bu, Türkiye'de yangınla ilgili iş yapan firmaların kurduğu bir dernek. Onun da yönetim kurulu başkanıyım. Uluslararası derneklerde de yöneticiyim; yangınla ilgili eğitim veriyorum birçok kuruma. Mesela Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitmeniyim. Yangın danışmanlıkları yapıyorum.”
..”Bir dönem Büyük Birlik Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesiydim. Yalova'da il başkanlığı yaptım. Sonradan da siyaseti bıraktım. "Yapmıyorum" dedim. "Yapmayacağım" dedim. Bence siyaset hem insan yönetme hem de insanlara hizmet etme sanatıdır. Bu sanatı, bu argümanı doğru kullandığımız takdirde çok iyi şeyler yaparız. Ama şu anda siyaset çok farklı mecralarda kullanılıyor. Siyaset tamamen güç ve iktidar elde edip bu güç ve iktidarla da kendi menfaatlerini arttırma noktasında gidiyor. Herkes için söylüyorum. Oraya, o makamlara layıklar mı? Orada gerçekten görevlerini yerine getiriyorlar mı?”
..”Yalova'da bir yönetim sıkıntısı var. Herkes kendince çok liyakatli, çok bilgili bununla ilgili. Herkes çok biliyor her şeyi, çok bilgili. Ama ortada bir iş yok. Çünkü insanlar, yani biz oy verenler oy verdiğimiz kişiye hesap sormuyoruz. ‘Ya sen şu sözü verdin yapacaktın niye yapmadın?’ demiyoruz. Siyasette oy almak için yalan söylemek mübah hale gelmiş. Çoğunlukla tutmayacakları sözü veriyorlar. Yalova'nın makus talihi nasıl kırılır? Bilmiyorum.”
‘YALOVA İKİ ODA, BİR SALON; KÜÇÜK BİR İL!’
..”Yalova gerçekten küçük bir yer. İki oda, bir salon. Kibre, egoya falan gerek yok. Herkes bir araya bir gelsin. Bir ara toplansınlar şöyle bir. Herkes toplansın yani; sadece üç-beş adam değil. Çağırın; Yalova Kongresi mi yapacaksınız, ne yapacaksınız? Herkesi bir araya bir toplayın. Bir kavga edelim. Herkes taşlarını bir ortaya döksün. Kim, neyi yapıyor? Desin ki; ‘Ben bu konuda iyiyim, yapacağım kardeşim.’ Küçücük bir oda seçimi oluyor. Yani bir esnaf odası, bilmem ne odası; bildiğiniz kan gövdeyi götürüyor. Olacak iş mi?”
..”Yalova Ticaret ve Sanayi Odası gibi bir odanın çok iyi bir şekilde yönetilmesi lazım. Kaliteli, liyakatli insanlar tarafından. Yalova'daki bürokratların gerçekten Yalova için bir şeyler yapacak adamlar olarak atanması lazım ki bunu seçilmişlerin, milletvekillerimizin düzenlemesi ve denetlemesi lazım. Şurada kaç tane Yalovalı bürokrat var; bilmiyorum. Yok bile. Burada, Yalova'da gerçekten belediye, ticaret odası, odalar, üniversite hep beraber, bir araya gelip Yalova ile ilgili iyi bir şeyleri birlikte yapmalılar.”
‘YALOVA SİYASİ MEVTA DOLU; ÖLMÜŞLER, HABERLERİ YOK!’
..”Yalova'da zihniyetin de değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Yalova'da siyasi mevtalar var. Onlar bilir kendilerini. Siyaset yapmışlar; ama mevta olmuşlar. Ölmüşler; haberleri yok. Halen siyaset yapmaya çalışıyorlar. Yalova’dan çek elini ayağını. Tamam bitti; git, otur, dinlen. Yaptın, beceremedin. 5 kere yaptın, 2 kere yaptın olmadı; beceremiyorsun. Böyle bir teşkilat gibi, ‘Yalova'nın her şeyini biz ele geçireceğiz’ modunda bir ekip var. Her şeyi biz ele geçirelim. Yalova küçük bir yer. Ele geçireceksen git, dünyayı ele geçir, o kadar gücün varsa. Yalova'yla ne muhatap oluyorsun? Seçtiklerimize, yönetenlere bakalım; meclislere bakalım. Biz seçtik bu adamları hesapta. Bakalım, kaç tane meslek sahibi adam var? Hangi meslekte yeterli adam var? Bir imar komisyonu kurulacak. Mimar, mühendis bulamıyorlar mecliste. Bak bakalım; kaç mimar, kaç mühendis var?”
..”Aristo diyor ki; demokrasi akıllı, kültürlü, bilgili insanların olacağı, yapacağı bir sistem. Tek meclisli, tek demokratik yaklaşımlı sistemler her zaman yanlış yaparlar. Bakın; dünyada gelişmiş demokrasilerde 2 tane meclis vardır. Mesela Fransa'da bir milletvekilleri var, seçilmişler. Bir de Aydınlar Meclisi var. Aydınlar Meclisi kim? Liyakatli adamlardan oluşurlar. İnşaat mühendisi, makine mühendisi. Çünkü ben halktan sevilen biri olabilirim. Ama bir konuyla ilgili bir bilgim yok, olmayabilir. Her oy almış, seçilmiş adamın mucizevi bilgisi falan yok ki bu hayatta. Yalova'da yaşadığımız da bu. Oy almış adamlar Yalova'da bir cemaatten dolayı oy alıyor, bir tarikattan dolayı oy alıyor, bir şehirden dolayı oy alıyor. Parti taassubundan dolayı oy alıyor. Halbuki aslında biz oyu kişiye de vermiyoruz. Bizim adımıza birisi bizi seçecek olanları oraya koyuyor.”
..”Muharrem İnce ne yapmış Yalova'ya? Yani ne hizmeti var mesela? Muharrem İnce milletvekilliği yapmış. Tamam, eyvallah. Muharrem İnce, Yalova için şu hizmeti yaptı falan; söyleyin. Yani öbür seçilen milletvekilleri düşman mıydı Muharrem İnce’nin döneminde? Gidip derdi ki, "Ya kardeşim gel, bak ben CHP'denim, ben ana muhalefet, sen de iktidar. Yalova'nın iyiliği için şu projeyi yapalım" dedi de olmadı mı yani? Niye bir şey yapılmadı buraya? Hangi milletvekili, ne yaptı bu şehir için?”
..”Vekaleten geldiği halde Mustafa Tutuk’un yaptıklarını birçoğunu beğeniyordum. Yani Tutuk, vekaleten gibi davranmadı bence. Yapması gerekenleri yaptı. Cesurdu, güçlüydü. Mehmet Gürel’in belediye başkanlığına hazırlandığını falan da düşünmüyorum. Mehmet Gürel belediye başkanlığını kazanmadı; AK Parti kaybetti. Çünkü Mehmet Gürel, Vefa Salman’dan çok daha az oy alarak kazandı. AK Parti seçmeni gitmemiş sandığa. Dolayısıyla Mehmet Gürel de zaten kazanabileceğini düşünmüyordu bence. Çünkü düşünse bir ajandası olurdu, programı olurdu. 100 günde ne yapacağım diye bir ajandası var mıydı; yoktu tabii. 3 ay Belediye Başkan Yardımcısı’nı seçemedi. Hazırlığı yoktu.”

