
Kadın Farkındalık ve Toplumsal Gelişim Derneği (KATFA-DER) tarafından Dünya Kız Çocukları Günü vesilesiyle düzenlenen programda, kız çocuklarının eğitimden sağlığa, hukuki haklardan sosyal yaşama kadar eşit fırsatlara erişimi ele alındı.
Programda, kız çocuklarının geleceğinin güvence altına alınmasının yalnızca ailelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.
KATFA-DER Başkanı Nurten Anıl, “Bir kız çocuğu okursa, bir aile güçlenir, bir toplum değişir” mesajını verdi.
Haber / Zeynep TAŞTAN
Programın açılışında konuşan KATFA-DER Başkanı Nurten Anıl, kız çocuklarının hayata dair en temel hakları olan eğitim, istihdam, sağlık ve sosyal yaşama erişim konusunda hiçbir şekilde engellenmemesi gerektiğini belirterek, “Bir kız çocuğu okursa, bir aile güçlenir, bir toplum değişir” mesajını verdi. Programda üç değerli kadın konuk, kendi uzmanlık alanları ve yaşam deneyimleri üzerinden kız çocuklarının geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
EŞİT VE ADİL FIRSATLAR SUNULMALI
Psikolojik Danışman ve Yazar Kübra Karahanoğlu, kız ve erkek çocukları arasında ayrım yapılmadan, her iki çocuğa da eşit ve adil fırsatlar sunulmasının önemine dikkat çekti. Çocukların yetiştirilme biçiminin onların gelecekteki seçimlerini ve özgüvenlerini doğrudan etkilediğini belirten Karahanoğlu, özellikle kız çocuklarının toplumda bir adım geriden gelmesi gerektiği düşüncesiyle yetiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.
MESLEK SEÇİMİNDE CİNSİYET ENGELİ OLMAMALI
Kız çocuklarının meslek seçimlerinde de cinsiyet ayrımına maruz bırakılmaması gerektiğini ifade eden Karahanoğlu, kız çocuklarının hayal ettikleri her mesleği yapabileceklerine dair desteklenmeleri ve yüreklendirilmeleri gerektiğini söyledi. Bir kız çocuğunun inşaatta çalışabileceğini, uçak kullanabileceğini ya da toplumun geleneksel olarak erkeklere uygun gördüğü herhangi bir mesleği başarıyla yapabileceğini belirterek, çocukların önüne cinsiyetleri üzerinden sınırlar konulmaması gerektiğine dikkat çekti.
ÇOCUKLARIN İLK ROL MODELİ AİLELERİ
Ailelerin çocuklar için en önemli rol modeller olduğunu ifade eden Karahanoğlu, çocuklara yalnızca söylenenlerin değil, yetişkinlerin günlük yaşamda sergiledikleri davranışların da örnek olduğunu belirtti. Çocukların küçük yaşlardan itibaren hayvan sevgisiyle büyütülmesinin önemine değinen Karahanoğlu, hayvanların da yaşam hakkı bulunduğunu ve çocuklara bu bilincin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini vurguladı. Çocuklara verilen değerlerin, aile içindeki davranış biçimlerinin ve canlılara karşı yaklaşımın onların gelecekteki yaşamlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.
HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİDEN BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ
Yalova’da “Yılın Ahisi” seçilen ve Türkiye’nin tek kadın Ahisi olan Meral Evcin Özdemir ise kendi yaşam hikayesiyle kız çocuklarının hayallerinin önüne konulan engellerin aşılabileceğini gösteren güçlü bir örnek sundu. Üç çocuklu bir ailenin tek kız çocuğu olarak dünyaya gelen Özdemir, babasının kendisine ata binmek ve silah kullanmak gibi o dönem için daha çok erkek çocuklarına öğretilen birçok şeyi öğrettiğini, ancak üniversite eğitimi konusunda aynı desteği göremediğini anlattı. Abilerinin yalnızca yaşadıkları şehirde eğitim görmesine izin verilmesi, kendisinin ise eğitim hayatına devam etmesinin istenmemesi üzerine uzun yıllar beklemek zorunda kaldığını belirten Özdemir, evlenmek yerine eğitimine devam etmeyi seçti.
28 YAŞINDA ÜNİVERSİTEYİ KAZANDI
28 yaşına kadar bekledikten sonra üniversite sınavına giren ve sınavı kazanarak üniversite eğitimini başarıyla tamamlayan Özdemir, meslek sahibi olduktan sonra üretmeye ve ürettiklerini paylaşmaya başladı. İpek kozasından hediyelik eşyalar üreterek kendisine özgü bir çalışma alanı oluşturan Özdemir, yurt dışında katıldığı çeşitli programlarda bilgi ve deneyimlerini paylaşarak eğitimler verdi. Azmi, üretkenliği, mesleğine verdiği değer ve bilgi paylaşımındaki katkılarıyla Türkiye’nin tek kadın Ahisi olarak bu yıl “Yılın Ahisi” seçilen Özdemir’in yaşam öyküsü, kız çocuklarının eğitim hakkının ve hayallerinin önüne engel konulmamasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
KIZ ÇOCUKLARININ HAKLARI ELE ALINDI
Avukat Dilan Dicle Çetin ise Dünya Kız Çocukları Günü’nün, kız çocuklarının maruz kalabileceği cinsiyet eşitsizliği ve dezavantajlara ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen önemli bir gün olduğunu belirtti. Çetin, kız çocuklarının çocuk olmaktan kaynaklanan tüm haklara sahip olmakla birlikte, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle karşılaşabilecekleri özel dezavantajlar konusunda ayrıca korunmaları gerektiğine dikkat çekti. Konuşmasında eşitlik ve ayrım gözetmeme hakkı, eğitim hakkı, şiddet, sömürü ve istismardan korunma hakkı ile sağlık ve yaşam hakkı üzerinde duran Çetin, bu hakların korunmasını sağlayan hukuki mekanizmalar hakkında da bilgi verdi.
KURUMLAR VE SİVİL TOPLUM İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Türkiye’deki ulusal koruma mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetin, mevcut yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi, toplumdaki farkındalığın artırılması ve devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalar yürütmesinin önemine vurgu yaptı. Çocuğun ilk hak ve haksızlık deneyimlerinin aile içerisinde başladığına dikkat çeken Çetin, sözlerini 2 Ekim 2026 tarihinde hayatını kaybeden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin, “İster sevelim ister sevmeyelim, marifet sevmediğimiz insanların da insan haklarını koruyabilmektedir” sözüyle tamamladı.
‘ÜÇ KADIN, FARKLI AÇILARDAN IŞIK TUTTU’
Programın sonunda değerlendirmelerde bulunan KATFA-DER Başkanı Nurten Anıl, üç konuğun da kız çocuklarının geleceğine farklı açılardan ışık tuttuğunu belirterek, “Bugün çok kıymetli üç kadını dinledik. Baromuzdan gelen avukat arkadaşımız kız çocuklarının yasal haklarını ve hukuki güvencelerini anlattı. Psikolojik danışman ve yazar arkadaşımız ise kız çocuklarının yetiştirilmesinde rol modellerin ne kadar önemli olduğunu bizlerle paylaştı. Meral Hanım’ın yaşam öyküsünde ise bir kız çocuğunun hayallerinin peşinden gittiğinde neleri başarabileceğini gördük” dedi.
‘ÖNCE KENDİ DAVRANIŞLARIMIZI ŞEKİLLENDİRMELİYİZ’
Çocuklara hayvan sevgisinin kazandırılmasının da önemine değinen Anıl, “Çocuk nasıl yetiştirilirse öyle yaşatır. Vicdanlı, merhametli ve ahlaklı çocuklar yetiştirmek istiyorsak önce kendi davranışlarımızı ve yaşam biçimimizi buna göre şekillendirmeliyiz” ifadelerini kullandı. Anıl, kız çocuklarının önünün kesilmediği, eğitimde, sağlıkta ve istihdamda eşit fırsatlara sahip olduğu bir dünyanın oluşturulmasının herkesin sorumluluğu olduğunu belirterek, programda emeği ve katkısı bulunan tüm konuklara teşekkür etti.
KONUŞMACILARA TEŞEKKÜR BELGELERİ VERİLDİ
Anıl, “Bu anlamlı programda bizlerle oldukları, bilgilerini ve yüreklerini paylaştıkları için tüm konuklarımıza gönülden teşekkür ediyor, kendilerine teşekkür belgelerini takdim etmekten onur duyuyorum” dedi. Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

