
YALOVA’DAKİ KAT ARTIŞINA İLİŞKİN KONUŞAN JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI OZAN BURAK CANGİR:
‘BİLİMSEL VE TEKNİK AÇIDAN DOĞRU DEĞİL!’
Yalova’nın dört mahallesini kapsayan revizyon imar planındaki kat artışlarını değerlendiren Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Burak Cangir, güvenli yapılaşma için zemin özellikleri, deprem tehlikesi, nüfus yoğunluğu ve altyapı kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak bilimsel ve teknik verilerin esas alınması çağrısında bulundu.
- ..”Bu zeminlerde, yerel koşullara bağlı olarak sıvılaşma, yanal yayılma, oturma, şişme ve taşıma gücü yetersizliği gibi önemli mühendislik sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle kat artışları değerlendirilirken zemin özelliklerinin yanı sıra artacak nüfus yoğunluğu ve altyapı kapasitesi de göz önünde bulundurulmalıdır.”
..”Ancak amaç, riskli yapıların yenilenmesi ve olası bir depremde tek bir vatandaşımızın burnunun bile kanamamasını sağlamaksa, bu kararların karşısında da durmuyoruz.”
Haber \ Büşra GÜNDÜZ
Yalova Belediyesi tarafından Bahçelievler, Rüstempaşa, Süleymanbey ve Gaziosmanpaşa mahallelerini kapsayan revizyon imar planı çalışmaları gündemdeki yerini korurken, Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Burak Cangir’den kat artışlarına ilişkin bilimsel ve teknik değerlendirme çağrısı geldi. Cangir, yapılaşma kararlarında zemin özellikleri, deprem tehlikesi, nüfus yoğunluğu ve altyapı kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
‘BİLİMSEL VE TEKNİK VERİLER ESAS ALINMALI’
Yalova’nın dört mahallesini kapsayan ve kat artışlarını içeren imar planı çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cangir, söz konusu kat artışlarını bilimsel ve teknik açıdan doğru bulmadıklarını belirtti. Cangir, “Ancak amaç, riskli yapıların yenilenmesi ve olası bir depremde tek bir vatandaşımızın burnunun bile kanamamasını sağlamaksa, bu kararların karşısında da durmuyoruz. Bununla birlikte, yapılaşma kararlarının bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri, zemin koşulları ve deprem tehlikesi dikkate alınarak verilmesi gerektiğini önemle vurguluyoruz” dedi.
İMAR PLANLARINDAN ÖNCE JEOLOJİK ETÜT ÇAĞRISI
Güvenli yapılaşma için parsel bazında hazırlanan zemin ve temel etütlerinin yanı sıra imar planlarına esas jeolojik-jeoteknik etütlerin de büyük önem taşıdığını söyleyen Cangir, “Bu çalışmalarla alanların yerleşime uygunluk koşulları belirlenmeli ve gerekli teknik şartlar imar planı kararlarına ve plan notlarına yansıtılmalıdır” şeklinde konuştu.
ALÜVYAL ZEMİNLERE DİKKAT ÇEKTİ
Bahsi geçen mahallelerde alüvyal yelpaze ve taşkın çökelleri gibi genç alüvyal zeminlerin yaygın olarak bulunduğuna dikkat çeken Cangir, “Bu zeminlerde, yerel koşullara bağlı olarak sıvılaşma, yanal yayılma, oturma, şişme ve taşıma gücü yetersizliği gibi önemli mühendislik sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle kat artışları değerlendirilirken zemin özelliklerinin yanı sıra artacak nüfus yoğunluğu ve altyapı kapasitesi de göz önünde bulundurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘GÜVENLİ YAPILAŞMA İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan acıların, afetlere hazırlıklı olmanın ve bilimsel planlamanın önemini bir kez daha gösterdiğini belirten Cangir, güvenli kentler oluşturmanın yalnızca binaları yenilemekle mümkün olmadığını kaydetti. Cangir, “Jeoloji mühendisleri olarak yapıların güvenli zeminlerde inşa edilmesi ve gerekli durumlarda zeminlerin mühendislik yöntemleriyle yapılaşmaya uygun hâle getirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Revizyon imar planı çalışmalarının bilimsel ve teknik veriler ışığında değerlendirilmesini önemsiyor, yeni revizyon imar planlarının Yalova’mız için hayırlı olmasını diliyoruz” dedi.

