
İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son dönemde etkili olan yağışların kuraklık sorununu tamamen ortadan kaldırmadığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Haber / Zeynep TAŞTAN
Özellikle Yalova’nın da içinde yer aldığı Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde son iki yıldır yaşanan yağış eksikliğinin etkilerinin sürdüğünü ifade eden Kadıoğlu, baraj doluluk oranlarının yanıltıcı olabileceğini söyledi. Son aylarda görülen yoğun yağışların yalnızca meteorolojik kuraklığı azalttığını vurgulayan Kadıoğlu, hidrolojik kuraklığın ise devam ettiğine dikkat çekti. Yer altı su kaynaklarının halen yeterince beslenemediğini kaydeden Kadıoğlu, “Barajların dolmuş olması su krizinin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Özellikle yer altı su rezervlerinin yeniden eski seviyelerine ulaşabilmesi için uzun süreli ve dengeli yağışlara ihtiyaç var” dedi. Yalova ile birlikte Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar ve Manisa çevresinde şiddetli kuraklık etkilerinin sürdüğünü belirten Kadıoğlu, vatandaşların su tasarrufu konusunda rehavete kapılmaması gerektiğini ifade etti.
‘TOPRAK SUYU EMECEK DURUMDA DEĞİL’..
Kurak geçen dönemlerin ardından toprağın yapısının değiştiğini belirten Kadıoğlu, ani ve şiddetli yağışların yeni riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi. Uzun süre kurak kalan toprağın suyu emmekte zorlandığını ifade eden Kadıoğlu, bu nedenle kısa süreli yoğun yağışların sel ve taşkın riskini artırdığına dikkat çekti. Uzmanlara göre bölgede hem kuraklık hem de taşkın tehlikesi aynı anda yaşanabiliyor. Özellikle plansız kentleşme, betonlaşma ve su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı bu riskleri daha da artırıyor.
‘TASARRUF TEDBİRLERİ DEVAM ETMELİ’..
Su kaynaklarının tam anlamıyla dengelenebilmesi için tasarruf tedbirlerinin sürdürülmesi gerektiğini belirten Kadıoğlu, özellikle yaz aylarında artacak tüketim nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar; tarımsal sulamada bilinçli kullanım, kaçak su tüketiminin önlenmesi ve bireysel tasarruf alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığına işaret ediyor.

