
Samanlı Dağları’nın eteklerinde doğal olarak yetişen Yalova ıhlamuru, çiçek kalitesi ve yüksek glikozit değeriyle öne çıkıyor. Hasat döneminin başlamasıyla birlikte Türkiye’nin farklı illerindeki aktarlar, Yalova ıhlamuruna yoğun talep gösteriyor..
Haber / Zeynep TAŞTAN
Türkiye’nin tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliği bakımından öne çıkan kentlerinden Yalova’da ıhlamur hasadı bitti. Samanlı Dağları’nın eteklerinde doğal ortamında yetişen ıhlamurlar, mevsiminde toplanarak özenli bir kurutma sürecinden geçiriliyor. Çiçek kalitesi, aroması ve yüksek glikozit değeri nedeniyle diğer bölgelerde yetişen ıhlamurlardan ayrılan Yalova ıhlamuru, Türkiye’nin dört bir yanındaki aktarlara gönderiliyor. Hasat döneminin bitmesiyle birlikte üreticiler ve aktarlar, yoğun bir çalışma sürecine girdi. Yaklaşık 60 yıldır ailesinden gelen aktar geleneğini sürdüren Tüm Aktar, Baharatçı, Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiricileri Derneği Başkan Yardımcısı Gökan Doğan, Yalova’nın endemik bitki çeşitliliği açısından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
SAMANLI DAĞLARI BENZERSİZ BİR BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİNE SAHİP..
Türkiye’de yaklaşık 5 bin endemik bitki türünün bulunduğunu belirten Doğan, bu türlerin önemli bir bölümünün Samanlı Dağları ve çevresinde yetiştiğini ifade etti. Bölgenin doğal yapısı, iklim özellikleri, yağış miktarı ve toprak yapısının tıbbi ve aromatik bitkilerin yetişmesi için uygun koşullar oluşturduğunu dile getiren Doğan, Yalova ıhlamurunun da bu zenginliğin en değerli ürünlerinden biri olduğunu kaydetti. Doğan, “Yalova, endemik bitki çeşitliliği açısından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biri. Türkiye’de yaklaşık 5 bin endemik bitki türü bulunuyor. Bunların 2 bin 500 ila 3 bin kadarının Samanlı Dağları’nın eteklerinde yetiştiği biliniyor. Bu bitkiler arasında ıhlamurun ayrı ve önemli bir yeri var” dedi.
IHLAMUR HASADI ZAHMETLİ BİR SÜREÇ
Ihlamurun toplanması, taşınması, ayıklanması ve kurutulmasının büyük emek gerektirdiğini belirten Doğan, hasadın doğru zamanda yapılmasının ürün kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi. Ihlamur çiçeklerinin tamamen açtığı dönemde toplanması gerektiğini anlatan Doğan, erken ya da geç yapılan hasadın ürünün aroma ve etken madde değerinde kayba neden olabileceğini ifade etti. Toplanan ıhlamurların doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmadan, havadar ve uygun alanlarda kurutulduğunu aktaran Doğan, kurutma işleminin ardından ürünlerin titizlikle ayıklanarak satışa hazır hale getirildiğini belirtti. Doğan, “Ihlamurun toplanması ve kurutulması oldukça zahmetli. Hasadın tam mevsiminde yapılması gerekiyor. Toplanan çiçeklerin doğru koşullarda kurutulması ve muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde ürün hem rengini hem de aromasını kaybedebilir” diye konuştu.
TÜRKİYE’NİN BİRÇOK İLİNE GÖNDERİLİYOR
Yalova’da hasat edilen ıhlamurların Türkiye’nin farklı bölgelerindeki aktarlara toptan olarak gönderildiğini belirten Doğan, Yalova ıhlamurunun özellikle kalitesini bilen tüketiciler ve aktarlar tarafından tercih edildiğini söyledi. Sadece ıhlamur değil, çok sayıda tıbbi ve aromatik bitkiyi de mevzuata uygun şekilde hazırlayarak tüketiciyle buluşturduklarını ifade eden Doğan, “Aktar arkadaşlarımıza Türkiye’nin birçok iline gönderim sağlıyoruz. Yaklaşık 180 çeşit tıbbi ve aromatik bitkiyi gerekli paketleme ruhsatlarımızla mevzuata uygun şekilde paketleyerek tüketiciye ulaştırıyoruz” ifadelerini kullandı. Bitkilerin toplanmasından paketlenmesine kadar geçen sürecin dikkatle yürütüldüğünü kaydeden Doğan, tüketici sağlığının korunması açısından ürünlerin doğru koşullarda hazırlanmasının önemli olduğunu vurguladı.
YÜKSEK GLİKTOZİT DEĞERİ VAR. .
Yalova ıhlamurunun en önemli özelliklerinden birinin yüksek glikozit değeri olduğunu belirten Doğan, bu özelliğin ürünün kalitesini ve tercih edilme oranını artırdığını söyledi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde de kaliteli ıhlamur yetiştiğini belirten Doğan, Yalova’da toplanan ürünlerin çiçek yapısı, aroması ve glikozit değeri bakımından öne çıktığını ifade etti. Doğan, “Çanakkale, Karacabey, Bolu ve Düzce’de de ıhlamur yetişiyor. Ancak Yalova’da toplanan ıhlamurun hem çiçek kalitesi hem de glikozit değeri daha yüksek oluyor. Bu nedenle Yalova ıhlamuru, aktarlar ve tüketiciler tarafından daha çok tercih ediliyor” dedi. Yalova ıhlamurunun kendine özgü kokusu, canlı rengi ve yoğun çiçek yapısıyla diğer bölgelerde yetişen ürünlerden kolaylıkla ayrılabildiğini belirten Doğan, hasat ve kurutma sürecinin doğru yürütülmesinin bu kaliteyi koruduğunu kaydetti.
YURT DIŞINDAN DA TALEP VAR..
Yalova ıhlamuruna yalnızca Türkiye’den değil, yurt dışından da talep geldiğini açıklayan Doğan, küçük ölçekli işletmelerin ihracat süreçlerindeki prosedürler nedeniyle doğrudan satış yapamadığını söyledi. İhracat için gerekli belgeler, analizler ve yasal süreçlerin küçük esnaf açısından önemli bir maliyet oluşturduğunu ifade eden Doğan, Yalova ıhlamurunun büyük firmalar aracılığıyla çeşitli ülkelere ulaştırıldığını belirtti. Doğan, “Biz küçük bir esnaf olduğumuz için yurt dışına doğrudan gönderim sağlayamıyoruz. İhracat süreçlerinde yerine getirilmesi gereken çeşitli prosedürler bulunuyor. Ancak büyük firmalar aracılığıyla Yalova ıhlamuru yurt dışına ulaşıyor ve önemli ilgi görüyor” diye konuştu.


