BIST 100
12.702,00 -0,71%
DOLAR
44,0845 0,10%
EURO
51,2770 0,02%
GRAM ALTIN
7.294,78 0,26%
FAİZ
40,19 4,50%
GÜMÜŞ GRAM
124,03 0,62%
BITCOIN
68.648,00 -0,48%
GBP/TRY
59,2319 0,03%
EUR/USD
1,1627 -0,08%
BRENT
98,96 6,76%
ÇEYREK ALTIN
11.926,97 0,26%

NEREYE KADAR?

Paşaköy'de aylarca doğa katledildi; dere yataklarına kadar hafriyat döküldü; kimse sesini çıkarmadı, kılını kıpırdatmadı!

YALOVA’NIN TEK ÇIKIŞ YOLU: BÜTÜNŞEHİR OLMAK!

KAFA YAPILARI DEĞİŞMEDEN OLMAZ; YALOVA BU HALİYLE, BU ŞEKİLDE YÖNETİLMEZ, YÖNETİLEMEZ!

NEREYE KADAR?

  • Deprem sonrası 27 yılımızı kaybettik; eğer bir şeyleri değiştirmez, Yalova sınırlarının bütününe yönelik adımlar atmaz isek bir 27 yılımızı daha heba ederiz.

Yalova’nın idari yapılanması iyice hantallaştı. En kritik yatırımlar denetlenip sorgulanamıyor. Tüm işlerini Ankara’dan halleden tersaneler, sanayi kuruluşları ve sektörel yatırımcılar Yalova’nın yerel dinamiklerini, yerel yönetimlerini görmezden geliyor; tanımıyor.

  • Tersane bölgesine bir arıtma tesisi yapılacak; yapılamıyor. Şehrin baraj, gölet ve su kuyuları kriz anında çözüm olamıyor. Kentsel dönüşüm hayata geçirilemiyor. Kurumlar arası yetki karmaşası engellenemiyor. Amiyane tabirle; KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE, BELLİ DEĞİL!

Samanlı köyü, köy olmaktan çıktı, farklı bir bölge, farklı bir yerleşim alanı oldu. Her kafadan bir ses; kimi referandum diyor, kimi belediye olsun diyor, kimi böyle kalsın istiyor. Ve sonuç; HİÇBİR ŞEY OLMUYOR!

  • Paşaköy’de elin oğlu geliyor, kimden izin aldığı bile belli olmadan tonlarca hafriyatı döküp gidiyor; ne denetleyen var, ne hesap soran. Bir heyelan, bir sel durumunda doğa yok olacak, insanlar canından-malından olacak; KİMSENİN UMURUNDA BİLE DEĞİL!

Tersane bölgesinde çöplük alanı günlerce yandı; kimine göre basit bir yangındı, kimine göre ise KİMYASAL ATIKLAR YAKILDI! Kimse sormadı bile; bu bölgede neler oluyor? Arıtma tesisi; YOK! Yapısal denetleme; YOK! Hepsinin gözü-kulağı Ankara’da, Bakanlıklarda; YALOVA’YI NE SAYAN VAR NE DE TAKAN!

  • Oysa; Yalova BÜTÜNŞEHİR olsa, tüm yetkiler Yalova yerelinde toplansa, denetim ve kontroller de adam gibi yapılacak, sorumluluklar da adam gibi yerine getirilecek. Şehrin Valisi de bir anlam kazanacak, yerel yönetimleri de bir önem kazanacak. Kritik soru şu: BUNU KİM İSTİYOR?

 

  • Haber/Yorum - İbrahim Yurdagül

 

..”Hizmetlerin verimliliğini artırmak, kaynakların yerinde kullanımını sağlamak, hizmetteki aksamalara engel olmak, denetim alanındaki boşluğu doldurmak, afet ve acil yardım hizmetlerini yürütmek.”

…………….

İlk kez 2015 yılında çalışmalara başlanılan ve 2018 yılında bazı düzenlemeler yapılarak ülke gündemine oturan BÜTÜNŞEHİR uygulamasında neyin amaçlandığı aynen yukarıdaki paragrafta olduğu gibi kamuoyuna deklare edilmişti.

Aradan 11 yıl geçti..

Bu dev proje askıya alındı..

 

  • BÜYÜKŞEHİRLER NASIL BAŞARDI?

İstanbul, İzmir ve Ankara metropolleri ile pilot il uygulaması yapılan ve sonrasında toplam 30 şehirde hayata geçirilen BÜYÜKŞEHİR uygulamasının sonuçlarını hepimiz gördük. Büyük iller, büyük bütçelerle kendi yatırımlarını gerçekleştirir güce ulaştılar. Elbette merkezi hükümetin dev projeleri oldu; oto yolları, hava alanları, köprüler, barajlar, kentsel dönüşüm projeleri gibi. Ancak; kendi imkanları ile de bu 30 şehir önemli hizmetleri hayata geçirdi, yerel yönetimler geniş yetkilerini kullanarak şehirlerini çok daha modern, çok daha cazip hale getirdiler.

 

  • BÜTÜNŞEHİR PROJESİ NİÇİN YAŞAM BULMADI?

Aynen büyükşehirlerde olduğu gibi; benzer bir uygulama için 2015 yılında harekete geçildi. Kalan 51 il (Yalova’nın da aralarında bulunduğu) için tüm yasal düzenlemeler tamamlandı. Bir defa her şeyden önce, büyükşehirlerden farklı olarak nüfus şartı kaldırıldı. Yeni uygulama ile bütünşehir sistemi devreye girdiğinde tüm belde belediyeleri kapanacak ve tamamı merkeze bağlanacaktı. Aynı zamanda köylere de son verilecek ve tüm köyler mahalle olacaktı. 51 il bütünşehir kapsamına alınacak ve mülki sınırlarına geçecek, yani il belediyesinin sınırları mülki il sınırları ile aynı olacak ve ilin belediye başkanı mülki sınırın tamamından sorumlu tutulacaktı. Yıllar önce gündeme getirilen bütünşehir projesi, birtakım siyasi kaygılarla beklemeye alındı. Zaman zaman gündeme gelir gibi olduysa da, önce pandemi süreci ardından dünyada ve bölgede yaşanan birtakım gelişmeler nedeniyle ilk günkü heyecanla yeniden hak ettiği gündemi yakalayamadı.

 

  • YALOVA’NIN KURTULUŞU BU PROJEDE..

Bütünşehirlerde, büyükşehirlerde olduğu gibi nüfus şartı aranmıyor, bu çok önemli. Yalova ve diğer şehirler için önemli olan detaylar şöyle özetlenebilir: Büyükşehir olmayan yerlerde, il özel idareleri ile belediyeler arasında koordinasyon sağlanamıyor. Bürokrasiden kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Yerel yönetimler gelişmeleri sadece izlemekle kalıyor ve tüm yetkiler Ankara’da, merkezi hükümette toplanıyor. Bu da, bölgeyi, şehri tanımayan bürokratların sağlıklı kararlar almalarını zorlaştırıyor.

Yalova’ya gelecek olursak..

Bütünşehir Yasası hayata geçirildiğinde, yeni düzenleme ile merkez ilçe yapılanması kalkacağı için, şehrin tüm hizmetlerinden belediye sorumlu olacak. Gelirler artacak. Hizmet sunumunda sıkıntı olmayacak. Bugünkü idari yapıda;  İl Özel İdaresi ile belediyeler, özellikle de Yalova Belediyesi arasında koordinasyon sıkıntılı. Hizmet sunumunda ciddi problemler yaşanıyor. Belediye gelirleri yeterli değil ve tam anlamıyla bir yetki karmaşası var. Merkeze bağlı köylerde yetki kimde, sorumluluk kimde; belli değil. Su paralarını belediye topluyor, ancak hizmeti sağlaması gereken kurum İl Özel İdaresi. İmar iznini veren kurum belediye; ancak imara açılan yerlerin alt yapı sorumluluğu İl Özel İdaresi’nde. Yalova merkeze bağlı köylerde artan nüfus ve bu nüfusa bağlı ihtiyaçlar ayrı bir sorun, hafriyat döküm alanları başka bir sorun, dere yatakları, ormanlar tehdit altında.

Şehrin içinde bulunduğu açmaz bunlarla da sınırlı değil. Örneğin; Altınova, Taşköprü ve Tavşanlı’da 50’yi aşkın tersane faaliyette. Ve bu tersaneler bir yığın çevresel risk barındırıyor. Bir arıtma tesisleri yok; 20 yıldır katı ve sıvı kimyasalların nasıl bertaraf edildiği, nereye depolandığı belli değil. Bölgede fiziki yapılanma berbat, Osmangazi Köprüsü’nün içine kadar giren tersane binaları var. Sanayinin önemli bir bölümü denetimsiz, kontrolsüz. Deprem sonrası kentsel dönüşümde sağlıklı adımlar atılamamış, turizm sektörü dibe vurmuş, tarım yok olmuş, trafik ve ulaşım felç olmuş. Tüm bunlara ilaveten; en hızlı göç alan, nüfusu en hızlı artan şehir; Yalova.

  • YALOVA’NIN İDARİ YAPISI DEĞİŞMEK ZORUNDA.

Kurumlar arası uyumsuzluk, yetki alanındaki koordinasyonsuzluk ve en önemlisi, finansal alandaki yetersizlik had safhada. Kağıt üzerinde en fazla ihracatın yapıldığı, en fazla para akışının gerçekleştiği illerin başında Yalova geliyor; ancak YALOVA’DA KAZANILAN PARA YALOVA’YA DÖNMÜYOR! Dev şirketler, tersaneler vergilerini Yalova’da ödemiyorlar; zira büyük mükellefler vergi dairesi kurulamıyor, mevcut sistem Yalova’nın çıkarlarını korumuyor. İşte tüm bu ve benzer sebeplerden ötürü; Yalova’nın vakit kaybetmeden bir yol ayrımına girmesi ve bir karar vermesi lazım. Böyle gelmiş böyle devam mı edecek? Yoksa; üzerimizdeki ölü toprağından kurtulup, şehrin bütününe yönelik bir idari düzenleme ile gelişimin önünü mü açacağız?

HABERCİ olarak aylardır-yıllardır şehri yönetenlere sesleniyoruz, hatta son zamanlarda ülkeyi yönetenlere de sesleniyoruz..

Diyoruz ki..

Aynı gemideysek..

Gemiyi bu fırtınalı havalarda limana sağ-salim getirmemiz, yanaştırmamız lazım.

Biz böyle diyoruz da..

Merak ediyoruz..

BU ŞEHRİN SEÇİLMİŞLERİ, ATANMIŞLARI, MAKAM-MEVKİ SAHİPLERİ NE DİYOR, NASIL BİR YALOVA HAYAL EDİYOR?

Bekleyip göreceğiz..

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?