
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Asoğlu, Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarından korunmada sigara, hipertansiyon ve hareketsiz yaşam gibi risk faktörlerine dikkat çekerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurguladı.
Haber \ Büşra GÜNDÜZ
Dünya Kalp Günü kapsamında Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanemiz Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Asoğlu, Dünya Kalp Günü dolayısıyla önemli bilgiler paylaştı. Doç. Dr. Asoğlu, şunları söyledi: “Her yıl 29 Eylül'de kutlanan Dünya Kalp Günü, kalp ve damar hastalıklarına karşı farkındalık oluşturmayı amaçlar. Kalp ve damar hastalıklarının büyük bir bölümü, risk faktörlerinin bilinmesi ve yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesiyle önlenebilir. Bu risk faktörlerinin başında sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve hareketsiz yaşam gelir. Sigara, kalbe verilen zararın çoğu zaman fark edilmeden biriktiği bir alışkanlıktır. Yakılan her sigarayla birlikte vücuda binlerce kimyasal madde girer. Sigaranın toksik etkileri nedeniyle damarlar zamanla esnekliğini yitirir, iç yüzeylerinde yağ birikintileri oluşur ve kan akışı olumsuz etkilenir. Bu süreç, kalp krizinin zeminini sessizce hazırlar. Nitekim genç yaşta kalp krizi geçiren hastaların önemli bir kısmının ortak noktası sigara kullanımıdır. Sigaranın zararı yalnızca içen kişiyle de sınırlı değildir; aynı ortamı paylaşan eşler, çocuklar ve çalışma arkadaşları da dumana maruz kalarak benzer risklerle karşı karşıya kalır. Hipertansiyon varlığı kardiyovasküler hastalıklar için risk oluşturmaktadır. Tedavi edilmeyen yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği, inme ve böbrek hastalıklarının en önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle belirti beklemeden tansiyonun düzenli olarak ölçülmesi büyük önem taşır. Tuz tüketimini azaltmak, sağlıklı kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak ve hekimin önerdiği ilaçları aksatmadan kullanmak tansiyonu kontrol altında tutmanın temel yollarıdır. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik de kalp sağlığını tehdit eden önemli bir etkendir. Günün büyük bölümünü masa başında, araç içinde ya da ekran karşısında geçirmek, kilo alımına, yüksek tansiyona, kolesterol yüksekliğine ve şeker hastalığına zemin hazırlar. Bu nedenle hareketsiz yaşam, sigara kadar zararlı bir alışkanlık olarak görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmasını önermektedir. Bu da günde yaklaşık yarım saatlik tempolu bir yürüyüşe denk gelir. Asansör yerine merdiven kullanmak, kısa mesafeleri yürüyerek gitmek ve uzun süre oturulan işlerde belirli aralıklarla kalkıp hareket etmek gibi küçük değişiklikler bile kalp sağlığına önemli katkı sağlar. Tüm bu risk faktörlerinin en ağır sonuçlarından biri kalp krizidir. Kalp krizi, kalbi besleyen damarlardan birinin tıkanması sonucu kalp kasının oksijensiz kalmasıyla ortaya çıkar. Göğüste baskı, sıkışma veya ağrı; bu ağrının sol kola, omuza, çeneye ya da sırta yayılması; nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ve halsizlik kalp krizinin başlıca belirtileridir. Özellikle yaşlılarda ve şeker hastalarında belirtiler daha hafif ya da farklı şekilde görülebilir. Bu belirtilerden biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Kalp krizinde tedaviye ne kadar erken başlanırsa kalp kasındaki hasar o kadar az olur; bu nedenle her dakika hayati önem taşır. Kalbimizi korumak için dengeli ve sağlıklı beslenmek; tuz, şeker ve doymuş yağ tüketimini azaltmak; sebze ve meyveye sofralarımızda daha fazla yer vermek ilk adımdır. Düzenli fiziksel aktivite de en az beslenme kadar önemlidir; her gün yapılacak yarım saatlik tempolu bir yürüyüş bile kalbimize büyük iyilik yapar. Sigaradan uzak durmak, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, stresi yönetmeyi öğrenmek ve yeterli uyku almak kalbimizi koruyan diğer önemli alışkanlıklardır. Bunların yanında tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerimizi düzenli olarak kontrol ettirmek, olası riskleri erkenden fark etmemizi sağlar. Sonuç olarak kalp sağlığı, büyük ölçüde günlük tercihlerimizin elindedir. Tansiyonumuzu kontrol altında tutmak, sigaradan uzak durmak, hareketli bir yaşam sürmek ve kalp krizinin belirtilerini tanımak hem kendi hayatımızı hem de sevdiklerimizin hayatını koruyabilir. Dünya Kalp Günü, bu sorumluluğu hatırlamak ve sağlıklı yaşam için bugün bir adım atmak için güzel bir fırsattır.”

