
..”SİYASET, SADECE GEÇMİŞ BAŞARILARIN HATIRATIYLA SÜRDÜRÜLEBİLECEK BİR ALAN DEĞİLDİR.”
Anahtar Parti Genel Merkez Kültür & Sanat ve Turizm Politikaları Başkan Yardımcısı Kubilay Özer, Yalova’da son dönemde yeniden gündeme gelen siyasi adaylık tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, siyasetin artık geçmiş isimler etrafında değil, yeni neslin iradesiyle şekillenmesi gerektiğini söyledi.
..”Yıllardır aynı isimlerin konuşulduğu bir düzende gençler sadece alkışlayan, afiş asan, saha çalışan insanlar olarak görülürse; o şehir kendi geleceğini geciktirir.”
Haber \ Büşra GÜNDÜZ
Anahtar Parti Genel Merkez Kültür & Sanat ve Turizm Politikaları Başkan Yardımcısı Kubilay Özer, Yalova’da son dönemde yeniden gündeme gelen siyasi adaylık tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Şehirde sürekli geçmiş dönem siyasetçilerinin konuşulduğunu belirten Özer, siyasetin yalnızca isimler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade ederek, Yalova’nın artık yeni bir siyasal anlayışa ihtiyaç duyduğunu söyledi.
‘BAZEN GENÇ BİR İNSAN, YILLARDIR KÜRSÜLERDE DURANLARDAN DAHA FAZLA MEMLEKET GERÇEĞİ BİLİR’
Özer açıklamasında, “Yakup Bilgin Koçal yeniden aday olacak mı? Muharrem İnce tekrar Yalova’dan milletvekilliğine dönecek mi? Mevcut milletvekilleri yeniden aday olacak mı? Ya da olabilecek mi? Bugün bu sorular şehrin sokaklarında, kahvehanelerinde, esnaf masalarında ve siyasi kulislerinde dolaşıyor. Çünkü toplumlar bazen isimlerin etrafında siyaset üretmeye alışır. Fakat asıl mesele hiçbir zaman sadece isimler değildir. Asıl mesele, zamanın ruhunu kimin taşıdığıdır. Bir şehrin hafızasında yer etmiş insanlar elbette vardır. Emek vermiş, mücadele etmiş, dönemine damga vurmuş siyasetçiler unutulmaz. Ancak tarih bize şunu gösterir: Hiçbir siyasi dönem sonsuz değildir. Çünkü siyaset, sadece geçmiş başarıların hatıratıyla sürdürülebilecek bir alan değildir. Toplum değişiyorsa, şehir büyüyorsa, sorunlar dönüşüyorsa; siyasetin dili ve taşıyıcı kadroları da değişmek zorundadır. Bugün Yalova’nın ihtiyacı, geçmişin tekrarını yapmak değil; geleceğin iradesini ortaya koymaktır. Yıllardır aynı isimlerin konuşulduğu bir düzende gençler sadece alkışlayan, afiş asan, saha çalışan insanlar olarak görülürse; o şehir kendi geleceğini geciktirir. Oysa bu kentte yıllardır çevre mücadelesi veren, deprem gerçeğiyle yüzleşen, işsizlikle mücadele eden, kültürüne sahip çıkan, sokak sokak çalışan genç insanlar var. Ve artık bu gençler sadece bir siyasi kadronun arka planı değil, doğrudan öznesi olmak istiyor. Çünkü temsil meselesi yaşla değil, çağın yükünü taşıyabilmekle ilgilidir. Bazen genç bir insan, yıllardır kürsülerde duranlardan daha fazla memleket gerçeği bilir. Çünkü hayatı doğrudan yaşamaktadır. Kira artışını da bilir, işsizliği de bilir, umutsuzluğu da bilir, bu kentin kaybolan değerlerini de bilir. Belki de artık sorulması gereken soru şudur: Bu şehir neden hep geçmişin adaylarını konuşuyor da, geleceğin adaylarını konuşmuyor? Bir toplum sürekli eski isimler etrafında dönerse, siyaset canlılığını kaybeder. Çünkü fikir üretmeyen yapı, zamanla sadece nostalji üretir. Oysa memleketler nostaljiyle değil, yeni iradelerle ayağa kalkar. Yalova artık yeni bir siyasal dönemin eşiğindedir. Bu şehirde milletvekilliği; sadece daha önce o koltuklarda oturmuş insanların doğal hakkı değildir. Bu şehir için çalışan, bu şehrin yükünü taşıyan, sokaklarında yaşayan genç insanların da söz söyleme hakkı vardır. Çünkü yeni sahne kuruluyor. Ve tarihin her döneminde olduğu gibi, eski aktörler konuşulurken; geleceği çoğu zaman sessizce yeni kuşaklar yazıyor. Ve her biri şöyle diyor; Biz de varız!.”

