
ATLAS’LA BİRLİKTE BÜYÜYEN KAFE
- Yalova’da 5 yıldır kafe işleten 32 yaşındaki girişimci anne Ülkü Ece Tan Özen, 1 yaşındaki oğlu Atlas’ı da çalışma hayatının bir parçası haline getirerek annelik ve işletmeciliği aynı çatı altında sürdürüyor.
..”Eskiden başarı sadece benimle ilgili bir şeydi şimdi ise Atlas’ın ‘annem her zaman cesaretine cömertçe yer açardı’ diyebilmesiyle alakalı.”
- ..”Atlas uyuduğu anda 1,5 saat boyunca ben burada bir şeyler yaptığımda resetleniyorum. Tekrar ilham doluyorum. Menüye farklı bir şey ekliyoruz. O sırada müşteriler geliyor. Fotoğraf çekebiliyorum. Sosyal medyayı yönetebiliyorum.”
Haber / Büşra GÜNDÜZ
Yalova’da 5 yıldır kafe işleten 32 yaşındaki girişimci anne Ülkü Ece Tan Özen, iş hayatı ile anneliği aynı çatı altında buluşturuyor. Cumhuriyet Caddesi, Barış Sokak 1/13 adresinde hizmet veren The Hideout Coffee Society’de hem müşterilerini ağırlayan hem de 1 yaşındaki oğlu Atlas’ın bakımını üstlenen Özen, çalışma hayatını anneliğiyle birlikte sürdürüyor.
Yaklaşık 10 yıldır esnaflık yapan Özen, lazer kesim ve atölye çalışmalarıyla başladığı girişimcilik yolculuğunu 5 yıl önce açtığı kafeyle devam ettirdi. Oğlu Atlas’ın dünyaya gelmesiyle birlikte iş hayatında da yeni bir dönem başlayan Özen, kafeyi yalnızca müşterilerinin değil, aynı zamanda oğlunun da gününü geçirdiği bir yaşam alanına dönüştürdü.
ÖNCE ATLAS…
Sabahın erken saatlerinde Atlas’la birlikte iş yerinin yolunu tutan Özen, bir yandan kafenin günlük hazırlıklarını yaparken diğer yandan oğlunun ihtiyaçlarıyla ilgileniyor. Temizlik, hazırlık, müşteri karşılama ve servis gibi işletmeciliğin tüm sorumluluklarını üstlenen Özen, yoğun çalışma temposu içerisinde anneliği de hayatının merkezinde tutuyor. Özen, 1 yaşında bebeği Atlas ile geçen bir gününü şöyle anlattı: “Atlas sabah 7’de uyanıyor, birlikte hazırlanıyoruz, kafemizi açıyoruz. Gelmeden önce alışverişimizi yapıyoruz, kafenin eksiklerini tamamlıyoruz. İçeride oyun bahçesi var Atlas’ı buraya bırakıyorum, o sırada kafenin temizliğini yapıyorum. Hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Sonra güne başlıyorum. İlk müşteri gelene kadar Atlas’ı oyalamaya çalışıyorum. Arka tarafta suyla oynatıyorum. Yani o kalabalıkta önce onun eksiklerini gidermeye çalışıyorum ki bir şeylerden eksik kalmasın.”
İŞLETME ATLAS’IN İHTİYAÇLARINA GÖRE YENİDEN ŞEKİLLENDİ
Atlas’ın doğumuyla birlikte kafede de değişikliklere giden Özen, işletmeyi oğlunun ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdi. Oyun alanından mama sandalyesine, oyuncaklardan salıncağa kadar birçok detayın yer aldığı kafede Atlas, annesinin çalışma hayatının da doğal bir parçası oldu. Atlas dünyaya geldikten sonra kafede de bazı değişiklikler yaptığını aktaran Özen, “Bebek kafesine de döndü diyebiliriz. Bazen benimle 8-12 saat zaman geçirmek zorunda kalıyor. Bir şekilde Atlas’ı da buraya adapte etmek zorunda kaldım. Arkaya havuz koyduk, mama sandalyeleri, oyuncakları, salıncağı derken her tarafta Atlas’ın izlerine rastlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
‘ANNELİK ZATEN BAŞLI BAŞINA ÇOK ZOR BİR MESLEK’
İşletmeciliğin yoğun temposu ile anneliğin sorumluluğunu aynı anda taşıyan Özen, bu iki rolün zaman zaman zorlayıcı olsa da kendisine büyük mutluluk verdiğini ifade etti.
Çalışan bir anne olmanın zorluğuna dikkat çeken Özen, anneliğin başlı başına büyük bir sorumluluk olduğunu söyledi. İş ve annelik dengesini kurmaya çalıştığını ifade eden Özen, “Annelik zaten başlı başına çok zor bir meslek. İkisini bir arada götürebilmek günümüz şartları altında çok zor. Ama çok keyifli” dedi.
‘HER ZAMAN ONUN ARKASINDA OLACAĞIM’
En büyük hedefinin oğluna cesaret ve çalışkanlık örneği bırakmak olduğunu belirten Özen, şunları dile getirdi: “Girişimcilik bana para kazandırıyor, annelik ise neden vazgeçmemem gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü artık tek başınıza yaşamıyorsunuz. Eskiden başarı sadece benimle ilgili bir şeydi şimdi ise Atlas’ın ‘annem her zaman cesaretine cömertçe yer açardı’ diyebilmesiyle alakalı. Onun için, sağlığım, ömrüm el verdikçe emek vermekten, cesaretle emek vermekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim. Her zaman onun arkasında olacağım. Her zaman her dengeyi onun için kurmaya çalışacağım. Annem cesurdu, annem yapardı diyebilmiş olması bile, 50 sene sonra bana yeterli, başka bir beklentim yok.”
ÇALIŞMAK ONA YENİDEN İLHAM VERİYOR
İş hayatının annelik açısından da olumlu yönleri bulunduğunu dile getiren Özen, “Atlas uyuduğu anda 1,5 saat boyunca ben burada bir şeyler yaptığımda resetleniyorum. Tekrar ilham doluyorum. Menüye farklı bir şey ekliyoruz. O sırada müşteriler geliyor. Fotoğraf çekebiliyorum. Sosyal medyayı yönetebiliyorum. Eminim ki diğer çalışan anneler için de öyledir. Çünkü anne ne kadar iyi hissederse çocuk da o kadar iyi hisseder kendini” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ EŞİ
Çocuğun bakımının yalnızca annenin sorumluluğu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Özen, eşinin bu süreçte kendisine destek olduğunu belirtiyor. Çalışma hayatında ve annelik sürecinde en büyük destekçisinin eşi olduğunu söyleyen Özen, sözlerini şöyle tamamladı: “En büyük destekçim eşim, onun hakkını ödeyemem. Babalar hep arka planda düşünülüyor; babalar yapamaz, edemez. Ben bunu kabul etmiyorum. Eşim de kabul eden bir insan değil. Elinden geldiğince, ne kadar yapabilirse, ilk fırsatta hemen beni dinlendirmeye, bir şekilde üzerimden yük almaya çalışıyor.”
ŞEHRİN GÜRÜLTÜSÜNDEN UZAK, SICAK BİR MEKAN
Şehrin gürültüsünden uzak, alışılmışın dışında bir binanın teras katında hizmet veren butik kafe, 100 metrekarelik alanda 15 masa ve 50 kişilik kapasitesiyle misafirlerini ağırlıyor.


