
AK PARTİ KURUCUSU, ESKİ İL BAŞKANI VE 26. DÖNEM MİLLETVEKİLİ FİKRİ DEMİREL’DEN OLAY AÇIKLAMALAR..
‘KARAR MEKANİZMASI OLUŞMADIKÇA YALOVA BİR ADIM İLERİYE GİDEMEZ!’
..”Yalova akıllı olacak, boş konuşmayacak. Ortaya proje koyarak hareket edilirse bir şeyler olur. Kafe köşelerinde veya başka yerlerde oturup konuşarak bir yere varmak mümkün değil. Kolektif bir akıl oluşturmak gerekir. Şu an için o akıl var mı? Bence yok. Karar mekanizması oluşmadıkça Yalova bir adım ileriye gidemez.”
………………………………….
..”Elli sene önce dinlediğim nutukların aynısını bugün de dinliyoruz ancak bir arpa boyu yol katedemiyoruz. Belki küçük il olmanın da sıkıntıları var. Küçük illerde dedikodu ve eleştiri daha çok olur. Büyük iller biraz daha örgütsel yönetilir. Bizde ise yerel blokajlar nedeniyle bu ilin önü maalesef açılamıyor.”
……………………………………
..”Dileğim; daha güzel, daha müreffeh ve deprem korkusunun olmadığı bir Yalova’da yaşayabilmek için gerekli önlemlerin alınmasıdır.”
- Özel Röportaj / Büşra Gündüz
Önce Haziran 2015’te yapılan seçimlerde milletvekili olan, daha sonra aynı yılın 15 Kasım’ında yenilenen seçimlerde bir kez daha milletvekili seçilen Fikri Demirel, 25 ve 26 dönem milletvekili olarak Yalova’yı TBMM’de temsil etti.
AK Parti’nin Yalova’daki kurucularından olan ve 2003-2007 yılları arası iki dönem İl Başkanı olarak görev yapan Demirel, HABERCİ ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.
İşte Yalova eski milletvekili Fikri Demirel ile yapılan röportajın satır başları..
………………
..”O dönemin Türkiye’sinde(-90’lı yıllar ve 2000’lerin başları) üçlü koalisyon vardı. AK Parti 2001’de kuruldu. Neden doğdu? Bir ihtiyaçtan doğdu. O günkü iktidar, ekonomik sorunlar ve diğer farklı nedenlerle Türkiye’yi yönetemez duruma gelmişti. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bir parti kurma hazırlığı içindeydi. Zaten ömrünü siyasette geçirmiş bir insan. Dolayısıyla; AK Parti bir ihtiyaçtan doğdu.”
..”Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kurulan AK Parti’den önce benim öyle siyasi bir geçmişim yoktu. Sadece seçmen olarak dünya görüşümüze göre gider, oyumuzu kullanırdık. Ancak Tayyip Bey’e güveniyorduk; O’nun ne kadar dirayetli ve kararlı bir insan olduğunu biliyorduk. Partiyi kurmadan önce de bir cemiyette sözüm olmuştu. “Eğer Tayyip Erdoğan parti kurarsa veya herhangi bir partinin başına geçerse, bize de orada bir görev düşerse her zaman hazırız” demiştim. Nasip oldu ve parti kuruldu.”
..”O zamanki İl Başkanımız Şükrü Önder’in başkanlığında, Allah nasip etti, biz de bu partide kuruculuk görevi yaptık. Partiyi kurduğumuz dönemler zor dönemlerdi. Türkiye, vesayet altında olan bir ülkeydi. İnanın, ilçelerde ilçe başkanı bulamıyorduk. Şimdiki gibi, “Kongre var, on tane aday var” denilen bir durum yoktu. Önce il yönetimini oluşturduk. Sonra ilçelerde adeta yalvar-yakar ilçe başkanları bulup teşkilatları kurduk. O dönem kurucu arkadaşlarımızın tek bir hedefi vardı: Türkiye’yi basiretsiz yönetimlerden kurtarıp istikrarlı kadroların eline vermek. Allah da nasip etti.”
..”2001’de partiyi kurduk. 2002 seçimlerinde AK Parti ezici bir çoğunlukla iktidar oldu. Ben de o seçimde ikinci sırada milletvekili adayıydım. Yaklaşık 1.300 oyla ikinci milletvekilliğini kaybetmiştik. Seçim oldu ve partimiz iktidara geldi.”
..”Daha sonra, 2003’te teşkilatın talebi doğrultusunda il kongresinde il başkanlığına aday oldum. 2003’te il başkanı seçildim ve 2007’ye kadar bu görevi sürdürdüm. 2007’de yeniden milletvekili aday adayı olmak için görevimden ayrıldım. O dönem aday olamadık. Siyasette aday olmak yalnızca sizin istemenizle ilgili değildir; yukarıdaki (Ankara’daki) konjonktüre de bağlıdır. 2007’den sonra, 2009’da İl Disiplin Kurulu Başkanı olarak görev yaptım. Daha sonra 2015’te milletvekilliği nasip oldu.”
..”Milletvekilliğim çok uzun yıllar sürmedi ancak iki dönem olarak geçiyor. 2015’in ilk seçiminde AK Parti tek başına iktidar olamadı. Koalisyon kurulmaya çalışıldı ancak sonuç alınamadı. Daha sonra, 2015’in Kasım ayında yeniden seçim yapıldı ve AK Parti tekrar tek başına iktidar oldu. İki dönemde toplam üç yıl kadar milletvekilliği yaptım. Bu görevler insanın yalnızca çok istemesiyle olmuyor; biraz da nasip ve kısmet işi. Allah nasip etti, bu görevleri yaptık. Görevimiz süresince de elimizden geldiği kadar Yalova’ya katkı sunmaya çalıştık.”
..”Bugün baktığınız zaman AK Parti 24 yıldır iktidarda. Bu süre içinde yüzlerce, belki binlerce insan yönetimlere geliyor, gidiyor; kadrolar değişiyor. O dönemin kadrolarındaki heyecan bugün var mı diye sorarsanız, o heyecan yok. Bu biraz da doyumla ilgili bir şeydir. Siyasette de bir doyum vardır. Yirmi dört yıllık kesintisiz iktidarın verdiği doyum nedeniyle bugünkü teşkilatlarda 2001 ruhunu göremiyorum.”
..”Arkadaşlarımız elbette ellerinden geldiği kadar çalışmalarını en iyi şekilde sürdürüyor. Türkiye’nin kendine has ve bölgesel pek çok sorunu var. Bu sorunlara çözüm bulunması, gelecekte iktidarın devamını sağlayacaktır. Sorunları çözmek teşkilatların elinde olan bir şey değil; idarenin ve hükümetin elinde. Bugün en büyük sorun ekonomi olarak görünüyor. Ekonomiye ciddi bir çözüm bulunabilirse AK Parti’nin gelecekte de iktidarını sürdüreceğini düşünenlerdenim. Çünkü karşıda halka güven veren bir muhalefet yok maalesef.”
..”Ana muhalefet partisi zaten kendi derdine düşmüş durumda. Birisi “Seçilmiş başkan benim” diyor, diğeri için, “Atanmış başkan” deniliyor. Kendi içinde kavgalı bir siyasi akımın, bugünkü dünya konjonktüründe ve Orta Doğu coğrafyasında Türkiye’yi yönetmesi de çok kolay değil diye düşünüyorum.”
..”İnsanların yaptığı işlerden dolayı pişmanlıkları olabilir ancak o günkü şartlara ve ilin şartlarına bakmak gerekir. Mesela bugün bir tersane bölgemiz var. Onun oluştuğu dönemde ben il başkanıydım. Tersane Bölgesi’nin oluşması için çok uğraştık. Çünkü Yalova’nın lokomotifi olabilecek bir sanayiye ihtiyacı vardı. O zamanki şartlarda, arazi yetersizliği nedeniyle organize sanayi bölgesi kuramadık.”
..”Yalova’yı değerlendirirken hep başka illerle karşılaştırmalar yapılıyor. “Antalya’da şu var, Yalova’da bu var; Bursa’da şu var, Yalova’da bu var” deniliyor. Yalova’yı konuşurken yüz ölçümünü ve bulunduğu konumu dikkate almak gerekir. Antalya’nın, Bursa’nın veya Kocaeli’nin arazi şartlarıyla Yalova’nın arazi şartları aynı değil. Yalova, Türkiye’nin yüz ölçümü bakımından en küçük ilidir. Üstelik yüz ölçümünün yüzde 60’ından fazlası ormanlarla kaplıdır. Geriye kalan alan içinde hareket etmek; sanayiyi, üniversiteyi ve diğer yatırımları yapmak zorundasınız. Bir ilin yalnızca turizmle, yalnızca eğitimle veya yalnızca sanayiyle kalkınması mümkün değildir.”
..”Dünyada artık şu bir gerçek: Sanayisi olmayan ülkelerin ve illerin kalkınma şansı bana göre çok zayıf, hatta sıfır. Artık sanayi dünyasındayız. Sanayiniz varsa yanına eğitimi eklersiniz. Şartlarınız uygunsa turizmi de eklersiniz. Bunları iyi planlarsanız hepsinden istifade edersiniz.”
..”Yalova hep ‘turizm şehri’ olarak adlandırılır. Ben 50 senedir Yalova’nın turizmle bir yere varamayacağını savunanlardanım. Çünkü Yalova’da mevsim denen bir olay yok. Turizmden bahsetmek için önce dört-beş ay kesintisiz bir yaz mevsiminizin olması gerekir. Bugün bakıyorsunuz, Yalova’da haftanın dört-beş günü sıcaktan bunalıyoruz; cumartesi veya pazar hava bozuyor, yağmur yağıyor. İnsanlar evlerine kapanıyor, plajlar ve diğer yerler boş kalıyor.”
..”Daha düne kadar Yalova’da yeterli konaklama tesisi yoktu. Turizm olan yerde insanlar sokakta mı yatacak, arabasıyla gelen kişi arabasında mı kalacak? Oteliniz, tatil köyünüz ve benzeri tesisleriniz olacak. İnsanlar bugün Antalya’ya veya Ege’ye neden gidiyor? Oteller, moteller ve pansiyonlar olduğu için gidiyor. Bir zamanlar Çınarcık’ta pansiyonculuk vardı. Ancak planlama yanlışlıkları nedeniyle bölge beton yığını binalara dönüşünce pansiyonculuk da Çınarcık’tan gitti. Dolayısıyla Yalova, kısmen turizmden, kısmen sanayiden ve kısmen eğitimden istifade ederek yoluna devam etmek zorunda. Biz Tersane Bölgesi’ni oluştururken çok ödün verdik. Ancak bugün baktığımız zaman, bildiğim kadarıyla 20 binin üzerinde insan orada çalışıyor. “Yalova’dan çalışan yok” deniliyor. Yalova’dan çalışan yoksa da çalışmak isteyeni oradan kovmuyorlar. Bir insan çalışmak için iş ararsa gider ve çalışır.”
..”İl başkanlığım döneminde, 2004 yerel seçimlerinde Yalova Belediyesi’ni de kazanmıştık. O dönem yapılan işlere baktığınız zaman Tersane Bölgesi’nin yanında, daha önce başlamış ancak atıl kalmış olan Yat Limanı’nı tamamlamak bize nasip oldu. Arıtma tesisini de yerel belediyenin AK Parti’de olmasının sağladığı güçle gerçekleştirdik.”
..”Milletvekilliğim döneminde, ilçelerden önüme gelen talepler konusunda da çalıştım. O dönem dokuz belediye başkanımız vardı. Elimden geldiği kadar onların ilçeleriyle ilgili taleplerine Ankara’dan gerekli desteği vermeye çalıştım.”
..”Bugünkü Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2018 yılı yatırım programına alınması için çok uğraştım ve bunu başardık. Bir yatırımı yapabilmeniz için önce yatırım programına aldırmanız gerekir. Hastaneyi, Binali Bey’e varıncaya kadar görüşmeler yaparak ve çok uğraşarak 2018 yılı yatırım programına aldırdım. Daha sonra bizden sonraki arkadaşlarımızın döneminde temeli atıldı. Hastanemiz bugün hizmet vermeye devam ediyor. Proje ihalesi de bizim dönemimizde yapıldı.”
..”Fatih Caddesi’nin sonunda bulunan İmam Hatip Külliyesi’nde de büyük emeğimiz var. Elmalık yolunda özel çocuklara yönelik Aile ve Çocuk Rehabilitasyon Merkezi bulunuyor. Benden önce altı-yedi yıl uğraşılmış ancak bir türlü hayata geçirilememişti. Onu gerçekleştirmek de benim dönemime nasip oldu.”
..”Benim şöyle bir avantajım vardı: Parti kurucusuydum ve il başkanlığı yapmıştım. Milletvekili olduğum dönemde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi henüz devreye girmemişti; bakanlarımız, milletvekilleri arasından çıkıyordu. Hemen hemen hepsiyle tanışıklığımız ve iyi ilişkilerimiz vardı. Bu tanışıklıkların ve iyi ilişkilerin sonucunda, hangi taleple bakanlarımıza gittiysek karşılığını alıyorduk. Elbette işimizi de takip ediyor, bırakmıyorduk.”
..”Takip ettiğim halde sonuçsuz kalan herhangi bir proje olduğunu söyleyemem. Ancak bu yalnızca milletvekilinin çabasıyla olacak bir iş değildir. Milletvekilini birileri koşturacak. Örneğin; Çiftlikköy Belediye Başkanı sizin partinizdendir; önünüze bir proje koyacak, siz de O’nunla birlikte projenin peşine düşüp gerçekleştirmeye çalışacaksınız. Bunlar ilin siyasilerinin, seçilmişlerinin, valisinin ve belediye başkanlarının kolektif çalışmasıyla olabilecek işlerdir.”
..”İl başkanlığım döneminde o zamanki valimizle çok iyi çalışmalar yaptık. Yeşil-Mavi Yol bizim eserimizdir. Altınova’dan girip Armutlu’dan çıkıyor.”
..”Bir milletvekili avukat, inşaat mühendisi, doktor veya öğretmen olabilir. Kendi mesleğiyle ilgili bir şey üretebilir; ancak bir doktor, inşaat mühendisinin yapacağı işi yapamaz. Dolayısıyla bu ile hizmet etmek için ilin bütün dinamikleriyle; Ticaret ve Sanayi Odası, belediyeler, vali ve seçilmiş milletvekilleriyle birlikte hareket etmek gerekir. Bazı işlerde muhalefetle oturup karar almak zorundasınız. Muhalefetin karşı çıkabileceğini düşündüğünüz bir proje olabilir. Muhalefetle oturur, ortak bir noktada uzlaşır-anlaşır ve birlikte yürütürsünüz.”
..”Milletvekilliğim döneminde Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’dı ve belediye Cumhuriyet Halk Partisi’ndeydi. Vefa Başkan’ın Yalova’nın geleceğini ilgilendiren bir talebi olduğunda, “Bu Cumhuriyet Halk Partili bir belediyedir” diye bakmadan elimden gelen desteği her zaman verdim. İşin doğrusu da budur.”
..”Yalova’da geçmişten gelen bir zihniyet de var: “O yapmasın, ben geleyim yaparım” veya “Ben yapamadım, o da yapmasın” Küçük illerde oluşan bazı küçük lobiler veya gruplar, “Ben yapamadım, o da yapmasın” ya da “O yapamasın, biz gelince yapalım” mantığıyla hareket ediyor. Bu nedenle karar mekanizmaları çok iyi çalışmıyor.”
..”Ben siyasette olduğum müddetçe, gerek o dönem Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olan Muharrem İnce’yle gerekse Belediye Başkanı Vefa Salman’la Yalova’yı ve Yalova’nın geleceğini ilgilendiren her adımda birlikte oldum.”
..”Çevre Yolu Projesi de o dönem hem Kadıköy’ü hem Yalova’yı ilgilendiren bir konuydu. Çevre yolunun geçeceği alanları imara açmak gerekiyordu. Hükümet, projeyi kamulaştırma yoluyla yapamayacağını söylemişti. O dönem Kadıköy Belediyesi AK Partili, Yalova Belediyesi ise CHP’liydi. İki belediyeyi bir araya getirdim; oturduk, konuştuk ve anlaştık. Kadıköy Belediyesi kendi sınırları içinde, Yalova Belediyesi de kendi sınırları içinde kalan yerleri imara açtı. İçişleri Bakanlığı’ndan kamu yararı kararı da aldırıldı. Bugün ihalesinin yapıldığı, sonra bozulduğu söylendi; hangi aşamada olduğunu bilmiyorum. Süreç devam ediyor ancak çevre yolu, iktidar ve muhalefetle birlikte çalışarak en azından ihale sürecine kadar getirdiğimiz bir projedir.”
..”Çevre yolunun bir an önce yapılmasının Yalova’ya rahatlık sağlayacağını düşünüyorum. İl merkezinde ciddi bir trafik yoğunluğu oluşuyor. Çınarcık, Armutlu ve Termal güzergahına gidecek olanların çevre yolunu kullanması, şehir içinde rahatlama oluşturabilir.”
..”Hastanenin yerini tartışanlar da var. Sana uzak olan bana yakın, bana uzak olan sana yakın olabilir. Ayrıca Yalova’da hazine arazisi bulma problemi var. Hazine arazisi yok denecek kadar az. O bölgede 200 dönümlük bir hazine arazisi vardı. Biz orayı tahsis ettirdik. Yaklaşık 100 dönümü hastaneye ayrıldı, diğer bölümlere de Emniyet Müdürlüğü gibi kamu kurumları yapıldı.”
..”Şehir merkezinde bir kamu binası yapmak için bir metrekare arsa bulma şansınız yok. Arsa olmadan bina olmaz. Biz o araziyi tahsis ettiğimiz zaman Vefa Salman belediye başkanıydı. Belediye planlamayı yapmasaydı bugün hastaneyi yapamazdık. Vefa Başkan’la konuştum. İmar durumunu hazırlattı ve dosyayla birlikte kendisi o günkü Sağlık Bakanı’na gitti; “Yerimiz hazır, hastane istiyoruz” diyerek dosyayı teslim etti. Bu işler, özellikle küçük illerde kavgayla yürütülecek işler değildir. Elbette siyasi mücadeleni vereceksin. Siyasi anlamda herkes kendi iktidarını sürdürmenin mücadelesini verecek. Ancak ilin ortak paydalarında muhalefetle birlikte hareket edilmesi gereken yerde, birlikte hareket etmeyi de bilmek gerekir.”
..”Yalova küçük bir şehir. Ekonomide önünün açılması için yatırımlara ihtiyaç var. Organize sanayi bölgesinin şu anda ne durumda olduğunu bilmiyorum; henüz gidip görmedim. Ne yapılıyor, ne tür sanayiler geliyor, bilmiyorum. Ancak şu bir gerçek ki; orada bir kapı açılacaksa o kapıdan çalışanlar içeri girecek. Bu da ekonomiye katkı sağlayacaktır. İstihdam oluşturacak alanlar açmak gerekir.”
..”Yalova’nın sorunları denildiğinde çok sayıda sorun bulunabilir. Benim özellikle üzerinde durduğum yerlerden biri Dereağzı’dır. Bütün belediye başkanlarına da bunu söyledim. Oradaki kurumlarla görüşülmesi gerekir. Dünya deniz haritalarında orası liman olarak yer alıyor. Limanın revize edilerek yat limanı ilavesiyle geliştirilmesi mümkün olabilir. Çevresinde uygun bir alana beş yıldızlı bir otel yapılabilir. İnsanların gidip yemek veya balık yiyebileceği yerler oluşturulabilir.”
..”Yalova’nın yaklaşık 130 kilometrelik sahili var ancak burada birkaç balık lokantası bulunuyor. Onlara girebilmek için de adeta 50 bin takla atıyorsunuz; otopark sorununu aşmanız, çeşitli güçlüklerle uğraşmanız gerekiyor. Bazen oturup düşünüyorum: Orhangazi’de, Karamürsel’de, Gemlik’te veya İznik’te oturan biri, “Hadi Yalova’ya gidelim” dediğinde Yalova’ya neden gelsin? Deniz kenarında oturup yemek yemek veya bir şey içmek için gelebilmeli. Karamürsel’in de sahili var ve akşamları cıvıl cıvıl. Bizim sahilimizde ise insanlar ellerinde çekirdekle aşağı yukarı yürüyerek gezinmeye ve hava almaya çalışıyor. Bunlar biraz da yerel yöneticilere bağlı ancak Yalova’nın Türkiye genelinde yaşanan bir talihsizliği de var. Bir belediye iktidar partisinden değilse hizmet etmekte güçlük çekiyor. Kendi imkanları doğrultusunda bir şeyler yapmaya çalışıyor. İmkanları bir şey yapmasına elverişli değilse hizmet üretemiyor.”
..”Biz 2004 yılında Yalova Belediyesini kazandık. 2009’a kadar Barbaros Binicioğlu ile birlikte beş yıl güzel hizmetler yapıldı. Doğalgaz o dönemde geldi ve çok kısa sürede kullanılmaya başlandı. Bir yıl içinde doğalgazı kullanmaya başladık. Arıtma tesisi kolektif çalışmayla o dönemde yapıldı. Otogar da o dönemde yapıldı. Dörtyol’daki ve Çiftlikköy’deki üst geçitler de o dönemin yatırımları arasındadır. O zaman bu yatırımlar da eleştiriliyordu. “Neden alt geçit olmuyor?” deniliyordu. Deniz seviyesi nedeniyle alt geçit çok masraflı bir işti. Bugün o üst geçidin olmadığını düşünün. Yakın zamanda bakıma alınmıştı. Üst geçit olmasa Çiftlikköy’e bir veya bir buçuk saatte ancak gidebiliriz. Hizmetin kötüsü olmaz.”
..”Körfez Köprüsü’nün temeli milletvekilliğimden önce atılmıştı ve yapımı devam ediyordu. Köprü bizim milletvekilliğimiz döneminde ulaşıma açıldı.”
..”Eleştiriler elbette olacak. Muhalefetin görevi eleştirmektir. Ancak AK Parti 24 yıldır bu ülkeye her alanda çağ atlattı. Muhalefetten, “Şunu iyi yaptı” dediğiniz bir şey duydunuz mu? Hastane yaparsınız eleştirir, yol yaparsınız eleştirir, köprü yaparsınız eleştirir, havaalanı yaparsınız eleştirir.”
..”Bugün İstanbul Havalimanı dünyada benzeri az bulunan bir havalimanıdır. Yıllık milyonlarca yolcu kapasitesi var. Anadolu’ya gidiyorsunuz, yollar şahane. Artık dağlarda uzun tırmanışlar yok; tünellerle geçilmiş. Allah razı olsun. Bunları da söylemek gerekir.”
..”Bugün çok sayıda şehir hastanesi yapıldı. Buna rağmen gidiyorsunuz, sıra bulamıyorsunuz. Bunlar yapılmasaydı bu milletin hali ne olacaktı? Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi devasa bir yapı. Yalova küçük bir şehir olmasına rağmen her gün 5-6 bin hasta geliyor. Orhangazi’den, Kartal’dan ve başka yerlerden gelenler de var. Tabii ki vatandaş istediği yerden sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir. “Sen Yalova’da oturmuyorsun, Yalova Devlet Hastanesi’ne gelemezsin” diye bir kural yok. Ancak buna rağmen hastane yetmiyor. İnşallah Çiftlikköy’de planlanan 600 yataklı hastane de hayata geçer.”
..”Sağlık hizmetine ihtiyaç hepimiz için var; hepimiz bir gün mutlaka hasta oluyoruz. Muhalefetin görevi yalnızca eleştirmek değildir. Türkiye, 86 milyon nüfusuyla çok özel ve zor bir coğrafyada bulunuyor. Bugünkü ekonomik koşulları bir kenara koyuyorum ancak şu da bir gerçek ki AK Parti’nin 24 yıllık iktidarının 10-12 yılında insanlar pek çok imkana sahip oldu. Ev aldı, araba aldı, şunu yaptı, bunu yaptı.”
..”Şimdi şartların getirdiği sıkıntılar var. Yaşanan her büyük olayın Türkiye’ye 50-100 milyarlarca dolar zararı oldu. Gezi Parkı olaylarından 15 Temmuz’a, pandemiden 10 ili etkileyen büyük depreme kadar; bunların hepsi ekonomik bir külfet oluşturdu. Bu ülke Allah’a şükürler olsun ki bunların altından kalkabildi ve bugünlere geldi. Ben ekonomiyi de toparlayacaklarına inanıyorum.”
..”İnsanın cebi dara düştüğü zaman gözü başka bir şey görmez. Bizim yapımızda böyle bir durum var. Ben 70 yaşındayım. Yaklaşık 60 senedir siyaseti ve hükümetleri takip ederim. Bütün iktidarlar ekonomiden gider. İnsanlar sizin yaptığınız diğer hizmetlere değil, cebindeki duruma bakar.”
..”AK Parti’yi 24 yıldır iktidarda tutan da bu insanlardır. Şimdi bir feryat var. Asgari ücretli ve emekli, “Beni de görün” diyor. Son yerel seçimlerde CHP, “Birinci parti olduk” diyerek kıyamet koparıyor. Ancak seçime katılım oranı geçmiş seçimlere göre düşüktü.”
..”CHP’nin kendi oyları arasında da bir karşılaştırma yapmak gerekir. Vefa Salman, 2014 ve 2019 seçimlerini 28 binin üzerinde oyla kazanmıştı. O dönem AK Parti de buna yakın oy almış, seçimler 300-500 civarında farklarla sonuçlanmıştı. 2024’te seçmen sayısı artmasına rağmen Mehmet Gürel yaklaşık 27 bin oy aldı ve AK Parti’ye yaklaşık 4 bin oy fark attı. 2019’da CHP’nin oyu 28 binin üzerindeyken 2024’te yaklaşık 27 bin oldu. AK Parti’nin oyu ise 28 binlerden 23 binlere düştü. Kullanılan oy oranı da yaklaşık yüzde 65 düzeyindeydi. Yani seçmen iktidara bir mesaj verdi. Seçmenin mesajı şuydu: “Ben senden vazgeçmiyorum ama sen de beni değerlendir” Seçmen sabırla bekliyor. İktidar seçmeni değerlendirirse seçmen de onu değerlendirecek. Değerlendirmezse gözünün yaşına bakmaz. Çünkü umut başka bir şeydir. İnsanlar, yapamayacağını bilse bile, “Ya yaparsa?” diye umut eder. “Bundan daha kötü olmaz” diye düşünür. Dolayısıyla AK Parti’nin önünde ekonomik anlamda zor bir süreç var. Ancak bir dünya liderine sahibiz. Bölgede artık Türkiye olmadan hiç kimsenin karar alma şansı yok. Eskiden bizi kimse dikkate bile almazdı. Bunları düşündüğümüz zaman, bugünkü muhalefetin Türkiye’ye sağlayabileceği bir şey olmadığını herkes görür.”
..”Muhalefetle ilgili düşüncem milletvekilliğim döneminden bu yana değişmedi. Meclis kürsüsüne çıkıp, “Siz iyi de yapsanız biz ona iyi demeyiz” diyen bir muhalefet anlayışı vardı. Türkiye’de muhalefet maalesef böyle. Ben, “Allah onlara fırsat vermesin” diyorum. Belki AK Partili olduğum için böyle söylediğim düşünülebilir ancak güven konusunda samimiyetle söylüyorum: Türkiye’yi güvenle teslim edebileceğimiz bir muhalefet hareketi yok.”
..”Eski Türkiye’yi de biliyorum. Bugün ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve pahalılık var ancak yokluk yok; her şey var. Bizim yaşadığımız dönemlerde hem pahalılık hem karaborsa vardı. Para verip almak istiyorduk ancak ürünü bulamıyorduk. Biz bu dönemleri yaşadık. Bizden öncekiler belki çok daha farklı dönemler gördü.”
..”Karizma İş Merkezi’nin bulunduğu yerde eskiden belediye binası vardı. Binanın altında bir büfe bulunuyordu. İnsanlar orada kuyruğa girip sigara alırdı. Bir bakkala gittiğinizde, bugünkü gibi çok sayıda süpermarket yoktu. Bakkaldan bazı ürünleri alırsanız bir kilo şeker de alabiliyordunuz. Benzini karneyle aldık. Bizim neslimiz bunları yaşadı.”
..”Sizler AK Parti hükümetlerinin yönettiği bir Türkiye’de büyüdüğünüz için geçmişi ne kadar anlatsak da yaşanmadan anlaşılması mümkün değil. Bizim çocuklarımız ve torunlarımız da anlamıyor. “O zaman öyleydi, şimdi böyle” diyorlar.”
..”İnsanlar alıştıkları hayat standardının gerisine düşmek istemez. Bir yerde belli bir maaşla çalışıyorsanız, oradan ayrıldıktan sonra o maaşın bin lira eksiğine işe girmezsiniz; bin lira fazlasını ararsınız. Bu doğaldır. İnsan ister; çünkü hiçbir zaman “Yeter” demeyen bir varlıktır. Hükümetlerin görevi de halkının mutlu, huzurlu, müreffeh ve güvenli bir şekilde yaşamasını sağlamaktır.”
..”Güvenlik konusunda Allah’a şükür bir sorunumuz yok. Bölgedeki bütün problemlerin içinde Türkiye sağ-salim yoluna devam ediyor. Ekonomide sıkıntılar var ancak ben onların da aşılacağına inanıyorum.”
..”2018’den sonra tasarruf tedbirleri uygulandığı için çok gerekli olmayan yatırımlar artık yapılmıyor. Devam eden yatırımlar var ve onların bitirilmesi gerekiyor. Şu anda doğrusu Yalova’nın en acil ihtiyacı olan yatırımın ne olduğunu da bilmiyorum. Ancak okullar var. Bazı okulların çürük olduğu söyleniyor. Bunların takip edilmesi gerekir. Atatürk İlkokulu’nun yıkılacağından bahsediliyor. Saffet Çam, Gazi Osman Paşa ve başka okulların da aralarında bulunduğu 11 okuldan söz ediliyor.”
..”Milletvekili Yalova’ya fabrika kuracak değil. Milletvekili, resmi kurumların yatırımlarını takip eder. Ben de mevcut milletvekillerimizin ellerinden geldiği kadar yatırımları takip ettiklerini düşünüyorum.”
..”Hizmette kesinti olmaz; devlette devamlılık esastır. Bugün ben bir projeyi bir yere kadar getiririm, yarın siz gelirsiniz ve devam ettirirsiniz. Başka bir gün başka bir arkadaşımıza o projeyi bitirmek nasip olur. Bir kişinin ilelebet görevde kalması mümkün değildir. Şu anda Yalova’ya yapılması gereken yatırımları milletvekillerimizin, il teşkilatımızın ve il başkanımızın takip ettiğini düşünüyorum. Ben artık yerel siyasetle eskisi kadar iç içe değilim ve her konuyu yakından takip etmiyorum.”
..”Artık 70 yaşına geldik. Gençlerimiz zıpkın gibi geliyor. Bir görevi yaparken, zamanı geldiğinde çekilmeyi ve bir kenarda oturmayı da bilmek gerekir. Ben 2001 yılında girdiğim bu siyasi hareket içinde, Allah nasip etti, il başkanlığı ve milletvekilliği yaptım. Görev yaptığım dönemlere ilişkin kamuoyundan aldığım izlenim, görevimi iyi yaptığım yönünde. Bugün de Yalova’da yaşamaya devam ediyorum. Sokakta vatandaşlardan gördüğüm ilgiye bakarak iyi işler yaptığıma inanıyorum.”
..”Yalova’ya vermek istediğim mesaj şudur: Yalova akıllı olacak, boş konuşmayacak. Ortaya proje koyarak hareket edilirse bir şeyler olur. Kafe köşelerinde veya başka yerlerde oturup konuşarak bir yere varmak mümkün değil. Kolektif bir akıl oluşturmak gerekir. Şu an için o akıl var mı? Bence yok. Karar mekanizması oluşmadıkça Yalova bir adım ileriye gidemez.”
..”Elli sene önce dinlediğim nutukların aynısını bugün de dinliyoruz ancak bir arpa boyu yol katedemiyoruz. Belki küçük il olmanın da sıkıntıları var. Küçük illerde dedikodu ve eleştiri daha çok olur. Büyük iller biraz daha örgütsel yönetilir. Bizde ise yerel blokajlar nedeniyle bu ilin önü maalesef açılamıyor.”
..”Dileğim, daha güzel, daha müreffeh ve deprem korkusunun olmadığı bir Yalova’da yaşayabilmek için gerekli önlemlerin alınmasıdır.”
..”Geçenlerde partide gençler beni çağırdı ve onlarla da konuştum. Gençler bir an önce bir yerlere ulaşmaya çalışmak yerine sağlam adımlarla ilerlemeli. Siyaseti seviyorlarsa Recep Tayyip Erdoğan’ı, Sayın Cumhurbaşkanımızı takip etmeli ve yollarını sağlam adımlarla yürümeliler.”
..”Bugünkü gençlerden söz ederken hepsini kastetmiyorum. Müstesna, çok nitelikli gençlerimiz de var. Ancak göz önünde olan gençliğin bir bölümünü biraz “laylaylom” görüyorum. “Gençler bizim geleceğimiz.” diyoruz ancak bugünkü gençliğin bize nasıl bir gelecek hazırlayacağı konusunda endişe duymuyor değilim. Bununla birlikte müstesna ve başarılı gençlerimizi bu değerlendirmenin dışında tutuyorum.”


