
Yalova böyle mi düzlüğe çıkacak?
BU MUDUR YANİ!
- Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘BENİM KENTİM’ dediği Yalova’dan ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM!!’ manzaraları; ŞAKA GİBİ!!
Vizyon sahibi yerel yönetimler şehirlerinde ada bazlı, mahalle bazlı ciddi KENTSEL DÖNÜŞÜM projeleri uygularken, Yalova, şehrin göbeğinde, yıkık-dökük binalar arasındaki 3-5 tane kat karşılığı inşaata işte bu adı veriyor: KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ!!
BU ŞEHRİ YÖNETENLER, NÜFUSUN % 95’İNİ UMURSAMIYORLAR..
GÜLER MİSİNİZ, AĞLAR MISINIZ?
- Haber / Yorum - İbrahim Yurdagül
Bahar ayları ile birlikte Yalova’da inşaat çalışmaları hız kazandı. Cadde-sokaklarda bazı deprem riskli binalar yıkılıyor, yerlerine yenileri inşa ediliyor. Tuhaf olan ise şu: Adına KENT SEL DÖNÜŞÜM PROJESİ adı verilen bu inşaatlar, ada bazlı değil parsel bazlı yapılıyor. Örneğin; Yalova merkezde herhangi bir mahallede 20-30 binanın bulunduğu bir ada, kentsel dönüşüm kapsamında ele alınmıyor. 20-30 binanın bulunduğu adada bir veya iki bina yıkılıyor, yerlerine yenileri inşa ediliyor. Bu ne demek? Olası bir büyük depremde deprem güvenli bu binalarda yaşayacak insanların sağ-salim tahliyesi sağlanacak. Binalar ne ölçüde zarar görür; onu da depremin şiddeti belirleyecek. Burada hedeflenen; en azından bina sakinlerinin can güvenliğinin sağlanması. Soru şu: Bir adada diyelim ki 20 bina var. Her binada ortalama 15 daire olsa ve bu dairelerin her birinde ortalama 3 kişi yaşasa, toplamda yaklaşık 1000 kişiden bahsediyoruz. Bu insanların tamamının can güvenliği ancak ve ancak ADA BAZLI DÖNÜŞÜM ile sağlanabilecekken biz Yalova’da ne yapıyoruz? Her adada bir veya iki binanın dönüşümünü gerçekleştirerek insanların % 5’inin can ve mal güvenliğine hizmet ediyor; % 95’ini yok sayıyoruz!!
- YALOVA BİR YOL AYRIMINA GELMELİ.
Şehrin yerel yönetimleri, meslek odalarının temsilcileri, STK’lar artık bu aşamadan sonra bir karar vermek zorunda. Adam gibi bir planlama ile, ilgili kurumlarca yorgun ve sağlıksız binaların güncellemesi yapılarak, civar il ve ilçelerde olduğu gibi, ada bazlı ya da mahalle bazlı topyekün bir mücadele ile gerçek anlamda kentsel dönüşümün önünü mü açacağız? Yoksa, hali-vakti yerinde insanların binalarını yenilemesi ile yetinip insanlarımızın çok büyük bir bölümünü olası bir büyük depremde ölüme mi mahkum edeceğiz?


