
FAZLACA VE KAYMAKAM BAYRAM ÇOBANKALE'DE ÇALIŞMALARI İNCELEDİ
Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ile Altınova Kaymakamı Göksu Bayram, ilçenin en önemli tarihi miras alanlarından Çobankale'yi ziyaret etti. Çobankale Kazı Evi'nde başlayan incelemede Kazı Başkanı Prof. Dr. Selçuk Seçkin'den çalışmalar hakkında bilgi alan Fazlaca ve Bayram, daha sonra kaleye çıkarak devam eden arkeolojik çalışmaları yerinde gördü..
- 2017 yılından bu yana devam eden kazılarda surlardan burçlara, şapelden sarnıca, işliklerden yaşam alanlarına kadar çok sayıda yapı gün yüzüne çıkarıldı..
Haber / Zeynep TAŞTAN
Yalova'nın Altınova ilçesinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan Çobankale'de yürütülen arkeolojik çalışmalar sürerken, Altınova Kaymakamı Göksu Bayram ve Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca tarihi alanda incelemelerde bulundu. Kaymakam Bayram ile Başkan Fazlaca, ilk olarak Çobankale Kazı Evi'ni ziyaret etti. Ziyarette heyete Çobankale Kazı Başkanı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Seçkin tarafından bilgi verildi. Kazı çalışmalarında gelinen aşama, ortaya çıkarılan yapılar ve ilerleyen dönemde yürütülmesi planlanan çalışmalar değerlendirildi.
KAZI EVİNİN ARDINDAN ÇOBANKALE'YE ÇIKTILAR
Kazı Evi'ndeki bilgilendirmenin ardından Kaymakam Göksu Bayram ve Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca Çobankale'ye çıkarak tarihi yapıyı yerinde inceledi. Kazı alanındaki çalışmalar ve ortaya çıkarılan mimari kalıntılar hakkında Prof. Dr. Selçuk Seçkin'den detaylı bilgi alan heyet, bölgenin korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmaları da değerlendirdi. Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, ilçenin tarihsel değerlerinin korunmasına önem verdiklerini belirterek, "İlçe Kaymakamımız Sayın Göksu Bayram ile birlikte, tarihimizin önemli miraslarından biri olan Çobankale Kazı Evi'ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık. Ardından Çobankale'ye çıkarak, ilçemizin köklü geçmişine tanıklık eden bu kıymetli tarihi alanı yerinde inceledik. Altınova'mızın tarihine ve kültürel mirasına sahip çıkmaya, bu değerleri gelecek nesillere aktarmak için çalışmaya devam edeceğiz. Nazik ziyaretleri ve ilgileri için Sayın Kaymakamımıza teşekkür ediyorum" dedi.
2026 KAZI SEZONUNDA ÇALIŞMALAR KALE İÇİNE YOĞUNLAŞTI
Çobankale'de 2026 yılı kazı sezonu haziran ayında başladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Selçuk Seçkin başkanlığındaki çalışmalara sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık, tarih ve restorasyon alanlarından akademisyenler ile öğrenciler katılıyor. Üniversite, Çobankale'yi Marmara Bölgesi'nin en büyük kalelerinden biri olarak nitelendiriyor. 2017 yılından bu yana sürdürülen araştırma ve kazılarda kalenin sur duvarları, burçları ve gözetleme kulelerinin yanı sıra şapel, sarnıç, işlikler ve barınma mekanları gibi Orta Çağ dönemine ait çok sayıda mimari unsur ortaya çıkarıldı. Kazılarda ayrıca seramikler, ok uçları, bıçaklar ve çeşitli metal eserler bulundu. Bulgular, Çobankale'nin yalnızca askeri amaçlarla kullanılan bir savunma noktası olmadığını, kale içerisinde uzun süreli bir yaşamın da bulunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle kuzey surlarında belirlenen çift sur sistemi kalenin savunma gücünü gösterirken, kazılarda ulaşılan üretim araçları, günlük kullanım malzemeleri ve yaşam mekanları ise yüzyıllar önce kalede sürdürülen gündelik hayata ilişkin bilgiler sağlıyor. Daha önce kazısı tamamlanan ve kalenin su ihtiyacının karşılanmasında kullanıldığı belirlenen sarnıç ise restore edilerek koruma altına alındı. 2026 çalışma programında, büyük bölümü ortaya çıkarılan sur sisteminin ardından kale içerisindeki yaşam alanlarında kazıların sürdürülmesi; aynı zamanda belgeleme, konservasyon ve restorasyon çalışmalarının devam ettirilmesi hedefleniyor.
BUĞDAY İŞLİKLERİ VE YAŞAM ALANLARI BULUNDU
Çobankale'deki son dönem çalışmalarının dikkat çeken sonuçlarından biri de kale içindeki yaşam alanlarına ilişkin bulgular oldu. 2025 yılı kazılarında barınma mekanlarının yanı sıra buğdayın işlendiği ve öğütüldüğü işliklere ulaşıldı. Aynı bölgelerde bulunan günlük kullanım malzemeleri, seramikler ve sikkeler, kalenin hangi dönemlerde ve nasıl kullanıldığının belirlenmesine katkı sağlıyor. Kazı alanından çıkarılan eserler, kayıt altına alındıktan sonra Kazı Evi'ne götürülerek uzmanlar tarafından tasnif, birleştirme ve konservasyon işlemlerinden geçiriliyor. Özellikle sikkeler ve seramik parçaları, yapıların kullanım dönemlerinin tarihlendirilmesi açısından önemli veriler oluşturuyor.
ÇOBANKALE STRATEJİK BİR NOKTADA KURULDU
Altınova'ya bağlı Ayazma köyü yakınlarında bulunan Çobankale'nin geçmişi 10. ve 11. yüzyıllara kadar uzanıyor. İstanbul'dan Anadolu'nun iç kesimlerine uzanan tarihi güzergahı kontrol eden hakim bir noktada kurulan kale; doğal arazi yapısı ve stratejik konumu nedeniyle yüzyıllar boyunca önemini korudu. Bölgede yapılan kazılarda Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait kullanım izleri tespit edildi. Kale, Birinci Haçlı Seferi dönemindeki gelişmelerin yanı sıra Osmanlı Beyliği'nin kuruluş sürecinde büyük önem taşıyan 1302 tarihli Bafeus Muharebesi ile bağlantısı nedeniyle de tarih araştırmalarında özel bir yere sahip. Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık'ın çalışmaları da Bafeus Muharebesi'nin Osmanlı Beyliği'nin tarih sahnesinde güç kazanmasındaki önemine dikkat çekiyor. Kaynaklara göre Çobankale, Bafeus Muharebesi'nin ardından da Bizans kontrolünde kalmış ve bölgenin Osmanlı hakimiyetine geçiş sürecinde stratejik önemini sürdürmüştü.
HEDEF TARİHİ MİRASI GELECEĞE TAŞIMAK
Yıllardır devam eden kazı, belgeleme, konservasyon ve restorasyon çalışmalarıyla Çobankale'nin yalnızca tarihsel geçmişinin aydınlatılması değil, mimari dokusunun korunarak gelecek kuşaklara aktarılması da amaçlanıyor. Kazı alanındaki bilimsel çalışmalar ilerledikçe, Altınova ve Yalova'nın Bizans'tan Selçuklu'ya ve Osmanlı'ya uzanan tarihsel geçmişine ilişkin yeni verilerin ortaya çıkarılması bekleniyor. Kaymakam Göksu Bayram ve Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca'nın ziyareti de Çobankale'nin korunması, bilimsel çalışmaların sürdürülmesi ve ilçenin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması yönündeki çalışmaların yerinde değerlendirilmesine imkan sağladı.


