BIST 100
13.620,95 -1,57%
DOLAR
43,4807 0,05%
EURO
51,3525 0,15%
GRAM ALTIN
6.640,97 2,11%
FAİZ
34,44 -0,49%
GÜMÜŞ GRAM
114,32 2,26%
BITCOIN
78.498,00 0,04%
GBP/TRY
59,4797 0,09%
EUR/USD
1,1801 0,08%
BRENT
66,30 -4,36%
ÇEYREK ALTIN
10.857,99 2,11%

YALOVA’NIN YEREL YÖNETİMLERİ; KİMSEYİ KANDIRMAYIN!

default

Hep bir kandırmaca, hep bir siyaset, hep bir mazeret..

 MASALLAR MASALLAR.. KENTSEL DÖNÜŞÜM FİYASKOSUNUN SORUMLULUĞUNDAN KİMSE KAÇAMAZ.

17 Ağustos 1999’dan 2026’ya.. Yalova’nın 27 yılını siz.. ÇÖPE ATTINIZ!

  • Yalova’nın yerel yönetimleri bıkmadı-usanmadı; hala mazeretler üretiliyor, hiçbir yerel yönetici kılını bile kıpırdatmıyor.

İstanbul’un Anadolu yakasındaki belediyeler kentsel dönüşümdeki sorunlarını önemli ölçüde çözdü. Kocaeli, Bursa, Balıkesir gibi deprem riski yüksek civar şehirlerde belediyeler önemli adımlar attı. Ancak Yalova, kentsel dönüşüm noktasında hala yerinde sayıyor.

  • Yalova’da herkes topu birbirine atıyor, bir algının-siyasetin peşinde koşuyor. Olan ise eski ve sağlıksız binalarda nefes alıp veren binlerce Yalovalıya oluyor.

 

  • Haber/Yorum - İbrahim Yurdagül

 

Yalova’mız, tarihin en büyük deprem felaketini yaşadı; bundan 27 yıl önce,  17 Ağustos 1999’da.. O günden bugüne, defalarca yazdık-çizdik, şehri yönetenlere seslendik; ‘İNSANLARIMIZI YORGUN BİNALARDAN KURTARIN, BİR KEZ DAHA AYNI ACILARI YAŞAMAYALIM’ dedik; dinletemedik.

………………

Birinci derece deprem bölgesi olan Yalova; yıllar yılı ‘ZEMİN+3 KAT’ sınırlaması ile kandırıldı, insanlar eski binalarını yıkıp yerlerine yeni ve deprem güvenli binaları yapamadı; buna güçleri yetmedi. Ne daire-dükkan sahipleri ne müteahhitler ne de yerel yönetimler soruna çare üretemedi.

……………….

Yalova ile aynı riski taşıyan İstanbul’un Anadolu yakasındaki belediyeler, sorunu, düşük katlı eski binaları yıkıp yerlerine ‘KAT ARTIŞI’ yoluyla yeni ve sağlam yapıları inşa ederek çözerken, Yalova, kat sayılarına takılı kaldı ve 27 yılını boşa geçirdi.

……………..

27 yıllık süreçte yerel yönetimler tek bir adım atmadı ve çözümü hep merkezi yönetimden bekledi. Oysa; belirleyici unsur şehrin yerel dinamikleri olmalıydı. Siyasetçisi ile seçilmişleri ve atanmışları ile başta YTSO olmak üzere akademik ve meslek odaları ile ortak kararlar alınabilmeli, deprem yönetmeliğine uygun yeni ve sağlam yapıların önü açılabilmeliydi; olmadı. Şehri yönetenlerde bir korku, bir panik, “Eğer zemin+3 kat uygulamasından vazgeçersem başım belaya girer mi?” tedirginliği şehri bugünlere getirdi.

……………..

İstanbul’un Anadolu yakası, 6-8 katlı eski binaları yıkıp 10-12 kat ve daha fazlasına onay vererek sorunu çözdü; ancak Yalova’yı yönetenler kat sayısı takıntılarından kurtulamadılar, yönetmeliğe uygun yeni ve yüksek katlı binalardan çekindiler; deyim yerindeyse, bilim ve teknolojiyi inkar eden kafa yapılarını değiştirip doğru olanı yapmaktansa hiçbir şey yapmamayı ve şehri eski-köhne binalara terk etmeyi tercih ettiler.

………………

Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan büyük depremler de ders olmadı; Yalova’nın yerel yönetimlerine. Ege ve Marmara’daki sık aralıklı orta ölçekli depremler de ders olmuyor; Yalova’nın yerel yönetimlerine. Dahası, beklenen büyük İstanbul depremi de umurlarında bile değil; şehri yönetenlerin.

………………

Kolayını bulmuşlar; ‘devlet yapsın, Ankara halletsin’.. O zaman soru şu; SİZİN NE İŞİNİZ VAR O KOLTUKLARDA? Yalova halkı sizi niye seçti? Şehrin öncelikli sorunlarını ve çözüm yollarını Ankara’yı yöneten mi bilir, Yalova’yı yöneten mi? Siz, ‘Ankara yapsın’ deyip işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz ya.. Şehir merkezinde acil yıkılması gereken eski ve riskli binaların bir güncellemesini yaptınız mı? Bu binaların bulunduğu bölgelerin zemin etütlerini, nerelerde ada bazlı uygulamalara gidilebileceğini, bu kapsamlı çalışmaların maliyetinin ne boyutlarda olacağını, bunun ne kadarını müteahhit karını hesaplayarak kat artışı yoluyla kendi bünyenizde çözebileceğinizi, ne kadarının ekonomik desteğini merkezi hükümetin sağlaması gerektiğini hesapladınız mı; biliyor musunuz?

……………….

Uzun lafın kısası.. 27 yılın kangren halini almış bu devasa sorunu, ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM’ fiyaskosu öyle üç-beş günde çözülebilecek bir konu değil. Ancak, ‘Nasılsa sonuç alamıyoruz, bir 27 yılımızı daha kaybetmekte sakınca yok’ denilebilecek bir konu da değil! İşte bu yüzden acilen YALOVA KONGRESİ yapılmalı, acilen bu konular bilim insanlarının, yerel yönetimlerin, teknokratların gündemine taşınmalı, oluşturulacak alt komisyonlardan biri ve en acili, en önemlisi bu konu olmalı; HABERCİ olarak başından beri bunun için kendimizi yırtıyoruz.

……………….

‘BİN NASİHAT BİR MÜSİBET’ GERÇEĞİNİ 27 YIL ÖNCE YAŞAMIŞTIK; MÜSİBETİ GÖRDÜK, ANCAK HALA DAHA NASİHAT VE MAZERETLERLE VAKİT KAYBETMENİN BİR MANASI VAR MI;  İŞTE ONU BİLEMİYORUZ!

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?