
Avatar Aang ve George Lucas serileri gibisinden yayınları küçükken çok severdim. GTA, Command & Conquer ve başka bazı oyunlar da çok sevdiğim şeyler arasındaydı. Günümüze belki de en çok benzeyen dönem Pagan Roma'nın imparatorluk dönemi; o zamanlarda da mesela gladyatörler vardı, gladyatör dövüşleri yasaklanınca da at arabası yarışları iyice öne çıkmıştı...
Bilgisayar oyunları ve başka benzer küçük görülebilecek şeyler, insan hayatında çok büyük izler bırakabiliyor. Futbola bir türlü ısınamadım ama ilginç bir şekilde MMA türünün en sert varyantlarına bir zaafım olduğunu söyleyebilirim. Sert mizaçlı biri olsaydım çok başka bir hayat yaşıyor olurdum, muhtemelen... Herkeste herşeyin kumaşı olmaz. Olmak zorunda da değil! Bir adamın mesela hiçbir şeye en ufak bir yeteneği olmayabilir ama dostluğu, sadakati, vefası ile herkesten ve herşeyden daha mühim bir hale getirebilir kendini! Olmaz değil!
Dünya, geçici süre için geldiğimiz bir yer! Zaten ölümsüz olma şansımız olsa bu dünyada mı kullanmayı tercih ederdik öyle bir hakkı; bu kadar acılı, kederli bir dünyada...
Dünya hayatı çok oyunculu bir oyuna benzer ama sadece tek bir canınız var! Gerçi doğmadan öncesini bilemiyoruz çünkü beynimiz o zaman yoktu! Ölenlerle iletişim kurmanın mümkün olduğunu söyleyenler de var!
Madde, bu dünyaya ait! Enerji de! Bir simülasyonda isek bunların hepsi kodlarla üretilmiş şeyler! Bunların dışında ne var acaba? Bulunamaz değil! Bilimsel metodla uğraşıp boş yere can sıkmak... Başka bilimsel metodlar olamaz mı? Olamayacağını kim söylüyor? Elimizdeki bilimsel metodu güya yüzyıllar içerinde rafine etmişler... Deney gözlem fetişizmi nereye kadar? Duyguları olan mahluklarız; duygular sözkonusu olduğunda her zaman bir artı bir iki etmez! Etten kemikteniz! Kesseniz acır, kanar! Susar, üşür, acıkır, yoruluruz! Gönül ferman dinlemez! Makineye yağ verdin mi olur; peki insanda?
Demişler ya 'Var biraz da sen oyalan' diye... Peki bu süremizi doğru olanı yaparak geçirdiğimizden; veya ziyan etmediğimizden gerçekten de emin miyiz?




