
Sevgili dostum.
Seni bilmem ama bana göre öyle bir zamana çattık ki, sanki sözün bittiği yerdeyiz. Kimin eli kimin cebinde tabirinin tamda ortasında yaşıyor, vahşi batının Orta Doğu’yu bataklık haline getirme filminin çevrildiği, kaç bölümden olduğu belli olmayan filmi, hep beraber izliyoruz. Amerika’yı kurmak için, biz keşfettik safsatasıyla Amerika’yı işgal eden batı, Amerika’nın sahibi yerlileri, akıl almaz bir şekilde, adeta yok etmişler. Verimli topraklara, altın ve gümüş yataklarına, petrol kaynaklarına sahip olan Amerika, batılı acımasız sığır çobanlarının ülkesi haline gelmiş. Meğer yıllarca beyaz perdede seyrettiğimiz kovboy filmleri gerçekmiş. Uçsuz bucaksız verimli toprakları el koyan kovboylar, daha çok verim almak, daha çok zengin olmak adına, insan gücüne ihtiyaç duymuş, bu gücü de Afrika'dan insan kaçırarak elde etmişler. Böylece zenginleştikçe zenginleşmiş, zenginleştikçe zalimleşmiş, zalimleştikçe insanlık duygusunu yitirmiş, sömürmek için gittikleri yerleri bataklık haline getirmişler. Batılıların yerlilere ait olan, Abya Yala dedikleri, batılıların işgalinden sonra, adına yeni dünya, vayland gibi isimler vererek, daha sonra kalıcı işgalle Amerika olan bu kıtaya, İngilizler başta olmak üzere, Fransızlar, İtalyanlar, Hollandalılar bütün sömürgeci Avrupa devletleri, bu kıtanın insan dahil bütün varlıklarına zorla el koymuşlar. Bu el koyma neticesinde adı artık Amerika olmuş. Kendi içlerinde yıllarca tarıma dayalı, güneylilerle kuzeyliler arasında, toprak savaşları, uzun süre devam etmiş. Birçok çiftçinin beş yüz, altı yüz köleye sahip olduğu dönemler, makinalaşmaya başladıktan sonra, insan kaçakçılığı durma noktasına gelmiş, kölelere özgürlük verme şarkıları söylenmiş. Özgürlük asla verilmemiş ama kullanmak için, modern köle yapmak için, özgürlükler adası diye anılmaya başlamış. Köleler artık sanayi işçisi olmuş, Amerika’nın güçlenmesi için fabrikalarda ter dökmeye başlamışlar. Vahşi batı artık vahşi Amerika olmuş hala da devam etmektedir. Çünkü kararları artık, poker masalarında, puro içen milyarderlik sırası için mücadele eden, bunun için kandan beslenen, bir avuç zalim zümre verecektir.
Yani Amerika o gün neyse bu günde aynıdır. Orta Doğu’yu işgal ederek, bataklığa çevirmeye çalışanlar, hakimiyet kurdukları, insanları madden ve maden köleleştirdikten sonra, kendi yazıp kendi oynadıkları, hiç görmediğimiz demokrasi safsatasıyla, işgal etmeye, zulmetmeye, devam edeceklerdir. Ta ki teslim olana hürriyetimizi onların eline verene kadar. Amerika’nın büyümesine yardım etmeyen her fert onlara göre yanlış yoldadır.
Amerika’yı kuranlar o gün nasıl işgalciyse bu günde aynıdır. Kuruluş felsefesi o gün dünya hakimiyeti ise bu günde aynıdır. Amerika koloni halklar olan, elli eyaletin birleşmesiyle Amerika Birleşik Devleti haline getirilse de, bir üst akıl olan kapital sahipleri tarafından yönetilmektedir. ABD’de bine yakın dolar milyarderi olmakla beraber ilk on, ilk yüz, milyarderler dünyada söz sahibidirler. Yahudiler dünyanın tamamında otuz milyon kadardır. Bunların sekiz milyonu İsrail'de, sekiz milyonu ABD’de yaşamakta, parasal güce ve lobi faaliyetlerine sahipler. Siyonist Yahudiler, evangalistlerle beraber, dünyada ilaç sanayi, silah sanayi gibi konularda en çok payı alan, hastalıklardan ve savaşlardan para kazanan zihniyetlerdir. Bu meteryalist, kapitalist, din ırkçısı, kendinden başkasını ya köle ya ölü olarak gören bir akıl tutulması bir düşünce var oldukça, dünya huzur bulabilir mi? Dünyada akıl sahibi kim varsa, diline, ırkına, düşüncesine, mezhebine, inancına bakmaksızın, insanlıkta birleşmeden, ne bu zihniyetlerden kurtulabilir, ne de kölelikten başımızı bile kaldıramayız. İnsan olmadan, insan kalamayız. İsrafa alıştırılan bir toplum ne kadar zengin olursa olsun, köledir. Hatta sadece köle değil, onların değirmenine su taşıyan, gaflet içinde yaşayan zavallılardır. Zenginleştikçe yoldan çıkan, ya da ömür boyu servet sayan, kimseye faydası dokunmuyorsa, nefsinin kölesi olmuş, kapitalizmin oyuncağı olmuştur. Bu da onu kölelikten kurtarıp, Allah'a kul ve köle yapmaz. Allah'a kul ve köle olamayan hiçbir Müslüman hür değildir. Hürriyeti olmayan Müslüman, hürriyeti nasıl anlar, nasıl anlatır.
Sevgili dostum sözün bittiği yerdeyiz. Söz değil hayat kurmak lazım. Boykot değil, bir ömür israftan uzak, sağlıklı, bilinçli, çalışkan, kendi üretip, köle olmayan, kimseye muhtaç yaşamayan bir toplum yetiştirmedikçe, ne kendimiz uyanır, ne de başkalarını uyandırabiliriz. Sözün bittiği yerdeyiz, bugün iyi gibi görünüyoruz, yarından haberimiz yok. Bugünden yarına sağlıklı beyinler geliştirmek, bu uğurda gayret etmek zorundayız. Son pişmanlık fayda vermez, bu millete de yakışmaz, boş konuşmak yerine hoş konuşmayı, boş durmak yerine çalışmayı hedefimiz yapmadıkça başaramayız. Gayret bizden başarı Allah'tan. İnancımızın gereğini yerine getirmek için, her daim yeniden bismillah. Çünkü sözün bittiği yerdeyiz. Çünkü düşman sözden anlamaz, güçten anlar. Bizse zalimi bile durdurmak için, hem güçlü hem de adalet ve merhametli olacağız. Mazlumların duası için. Sözün bittiği yerdeyiz. Büyük devlet olmak, sadece parası çok olan devlet değil, hem parası hem itibarı hem adaleti hem merhameti olan devlete büyük devlet denir. Zalimlere büyük denmez, zalim denir. Onlar medeniyette kuramaz, çünkü onların medeniyet anlayışı sadece paradır. Para biterse yıkılır, yıkılırsa en çok mazlumlar sevinir. Hoşça kalın dostça kalın.


