BIST 100
12.950,65 -0,77%
DOLAR
44,5918 0,29%
EURO
51,4875 0,12%
GRAM ALTIN
6.706,04 0,29%
FAİZ
42,73 -0,02%
GÜMÜŞ GRAM
104,74 0,29%
BITCOIN
66.871,00 -0,10%
GBP/TRY
58,9825 -0,19%
EUR/USD
1,1524 -0,13%
BRENT
109,03 7,78%
ÇEYREK ALTIN
10.964,33 0,29%

OTİZMDE FARKINDALIK VURGUSU

OTİZME

Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Mehmet Akif Cansız, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada otizmin erken tanı, doğru yaklaşım ve sürdürülebilir destekle yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.

 

Haber \ Büşra GÜNDÜZ

Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Çocuk Psikiyatrisi) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Cansız, Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Cansız açıklamasında şunları söyledi:

‘OTİZMİ DOĞRU TANIMAK, ERKEN FARK ETMEK VE DOĞRU DESTEKLEMEK’

“2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, otizm spektrum bozukluğunu yalnızca tanımak için değil; otizmli bireylerin, ailelerinin ve bakım verenlerin yaşadığı güçlükleri daha iyi anlamak, toplumsal duyarlılığı güçlendirmek ve kapsayıcı bir yaklaşımı yaygınlaştırmak açısından önemli bir gündür.

‘OTİZM TEK TİP BİR TABLO DEĞİLDİR’

Otizm spektrum bozukluğu; sosyal iletişim ve sosyal etkileşim alanlarında güçlüklerle, yineleyici davranış örüntüleri, sınırlı ilgi alanları ve duyusal farklılıklarla seyreden nörogelişimsel bir durumdur. Ancak otizm tek biçimli bir tablo değildir. Her bireyin güçlü yönleri, zorlandığı alanlar, iletişim biçimi ve destek gereksinimi farklıdır. Bu nedenle otizmi tek bir kalıp içinde değerlendirmek doğru değildir; her çocuk ve her aile kendi özgül koşulları içinde ele alınmalıdır.

‘OTİZM NADİR BİR DURUM DEĞİLDİR’

Otizm, toplumda sanıldığının aksine nadir görülen bir durum değildir. Günümüzde artan farkındalık, izlem süreçleri ve tarama uygulamaları sayesinde çocuklar daha erken dönemde fark edilebilmekte, bu da değerlendirme ve destek süreçlerine zamanında başlanabilmesine olanak sağlamaktadır.

‘ERKEN TANI VE MÜDAHALE BÜYÜK ÖNEM TAŞIR’

Türkiye’de aile hekimliklerinde yürütülen izlem ve tarama programları sayesinde otizmli çocuklar yaşamın erken dönemlerinde fark edilebilmekte, böylece gerekli değerlendirme, eğitim ve destek hizmetlerine daha erken ulaşabilmektedir. Erken fark edilme ve uygun yönlendirme, çocukların gelişimsel kazanımları açısından son derece önemlidir. Bilimsel gücü giderek artan eğitsel müdahaleler, özel eğitim uygulamaları ve rehabilitasyon süreçleri; otizmli çocukların yaşamını kolaylaştırmada, iletişim becerilerini desteklemede, günlük işlevselliklerini artırmada ve toplumsal uyumlarını güçlendirmede kritik rol oynamaktadır. Bununla birlikte, bu süreç çoğu zaman kısa süreli ve kolay değildir; sabır, süreklilik, aile katılımı ve disiplinler arası iş birliği gerektiren uzun soluklu bir destek sürecidir.

‘OTİZME EŞLİK EDEN GÜÇLÜKLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR’

Otizme dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri, kaygı sorunları, uyku problemleri, davranışsal güçlükler, duyusal hassasiyetler, dil ve iletişim alanında ek zorluklar gibi birçok psikiyatrik ve gelişimsel durum eşlik edebilmektedir. Bu nedenle otizmin değerlendirilmesi ve izlenmesi, yalnızca tek bir belirti alanına odaklanan değil; çocuğun tüm gelişim alanlarını birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bazı otizmli bireyler uygun desteklerle sosyal uyum, iletişim, eğitim ve günlük yaşam becerileri açısından önemli ilerlemeler gösterebilirken, bazı bireylerde yaşam boyu sürebilen uyum sorunları görülebilmektedir. Bu gerçek, erken müdahale kadar sürdürülebilir destek hizmetlerinin de önemini ortaya koymaktadır.

‘AİLELERİN YÜKÜNÜ GÖRMEK TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR’

Otizmli çocukların aileleri çoğu zaman tanı sürecinden eğitime erişime, günlük yaşamın düzenlenmesinden sosyal önyargılarla baş etmeye kadar pek çok alanda yorucu ve uzun bir mücadele vermektedir. Bu nedenle otizm farkındalığı yalnızca bilgi sahibi olmak değil; ailelerin yaşadığı güçlüğü görmek, onları anlamak ve uygun biçimde desteklemektir.

‘ETİKETLEYİCİ DEĞİL, KAPSAYICI BİR DİL KULLANILMALIDIR’

Otizm hakkında konuşurken kullanılan dil son derece önemlidir. Etiketleyici, küçültücü ve dışlayıcı ifadeler farkındalığı artırmaz; aksine damgalanmayı güçlendirir. Otizmli bireyler yalnızca tanılarıyla tanımlanamaz. Her biri kendi özellikleri, potansiyeli, duygusal dünyası ve yaşam deneyimiyle değerlidir. Bu nedenle toplum olarak daha dikkatli, saygılı ve kapsayıcı bir dil geliştirmek ortak sorumluluğumuzdur.

‘KURUMSAL SORUMLULUĞUMUZ’

Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı olarak, otizmin erken tanısı ve müdahalesine yönelik nörogelişimsel taramaları yürütmekte; çocuklarımıza ve ailelerine yetkin bir ekip anlayışıyla hizmet sunmaktayız. Amacımız, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını mümkün olan en erken dönemde belirlemek, uygun yönlendirmeleri sağlamak ve aileleri bilimsel temelli müdahale süreçlerinde desteklemektir. 2 Nisan, büyük ölçüde otizmli bireylerin yaşadığı güçlüklerin başkaları tarafından fark edilmesini; onların yaşamımıza temas eden yönleriyle daha iyi görülmesini; ihtiyaç duydukları alanlarda anlayış, destek ve dayanışmanın esirgenmemesini hatırlatan özel bir gündür. Bugün hepimize düşen görev; otizmli bireyleri etiketlemek değil anlamak, dışlamak değil desteklemek, görmezden gelmek değil yaşamı herkes için daha erişilebilir ve daha kapsayıcı hâle getirmektir.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?