
‘GÜVENLİ KENT HAKKI MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ’
TMMOB Mimarlar Odası Yalova İl Temsilciliği, 6 Şubat 2023 depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, yaşanan yıkımın nedenlerine ve mesleki sorumluluklara dikkat çekti.
Haber \ Büşra GÜNDÜZ
TMMOB Mimarlar Odası Yalova İl Temsilciliği 6 Şubat’ta yaşanan depremlerin yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajda şu ifadelere yer verildi: “6 Şubat 2023 tarihinde merkez üssü Pazarcık ve Elbistan olan depremlerle, coğrafyamızın gördüğü en büyük trajedilerden birini yaşadık. Aradan geçen zamana rağmen yitirdiğimiz canların acısı ilk günkü tazeliğini korurken; bu yıkımın önlenemez bir sonuç olarak sunulmasına karşı çıkıyor; felaketin bilim dışı planlama, teknik süreçlerin formaliteye indirgenmesi ve rant odaklı kentleşme politikalarının bir sonucu olduğu gerçeğiyle yüzleşmeye devam ediyoruz.
TEKNİK VE AKADEMİK SORUMLULUK
Mimarlar Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; deprem bir doğa olayıdır, onu felakete dönüştüren ise insan eliyle inşa edilen güvensiz yapılardır. Akademik literatürde ve mesleki etik kurallarımızda açıkça belirtildiği üzere: Liyakatsiz Projelendirme: Mühendislik ve mimarlık hizmetlerini sadece kağıt üzerinde birer formaliteye indirgeyen yaklaşım, yıkımın birincil müsebbibidir. Yetkinlik ve Uygulama Disiplini: Yapı üretim ve denetim süreci, yalnızca bürokratik bir onay mekanizması ya da dosya tekâmülünden ibaret görülemez. Denetim; teknik yetkinliği haiz uzmanlar eliyle yürütülmesi gereken, bilimsel doğruluğu sahada tesis eden ve hiçbir koşulda imza ticaretine konu edilemeyecek kadar hayati bir kamusal sorumluluktur. Bu sürecin bir prosedür kalabalığı olarak algılanması, güvenli yapı stoğu önündeki en büyük zihniyet engelidir. Bilinçsiz Yapılaşma: İmar affı gibi bilimsel dayanağı olmayan politikalarla kaçak ve dayanıksız yapıların yasallaştırılması, denetimsiz yapılaşmaya izin veren politikalar toplumun can güvenliğini hiçe saymıştır. Mimarlık ve mühendislik, sadece estetik bir arayış değil; her şeyden önce insan hayatını koruma altına alan bir savunma hattıdır. Bu hattın kırılmasına izin veren her imza, her karar, yaşanan facianın ortağıdır.
‘UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK GÖREVİMİZDİR’
Kaybettiğimiz yurttaşlarımızı anarken; sadece yas tutmakla yetinmeyeceğimizi, sağlıklı ve güvenli kent hakkı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi beyan ederiz. Doğa olaylarını felaket parantezine hapseden anlayış, teknik hataların ve yönetsel ihmallerin üzerini örtme çabasıdır. Bilimin ve tekniğin rehberliğinde; ranta değil, insana ve doğaya saygılı bir yapı kültürü oluşturulana dek sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz tüm vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için tüm yetkilileri ve meslektaşlarımızı etik, bilim ve sorumluluk paydasında birleşmeye davet ediyoruz.”

