
RÜSTEMPAŞA’DA 26 YILLIK USTALIK
‘BİZ BU MESLEĞİN SON NESLİYİZ’
Yalova’nın Rüstempaşa Mahallesi Harmanlar Sokak’ta 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Yıldız Kundura’nın sahibi Kamil Kocakavak, çıraklıktan ustalığa uzanan meslek yolculuğunu HABERCİ’ye anlattı.
..”Çırak yok, kalfa yok. 10-20 sene sonra bu işi yapacak usta kalmayacak. Biz bu mesleğin son nesliyiz diyebilirim.”
Haber \ Büşra GÜNDÜZ
Yalova’nın Rüstempaşa Mahallesi Harmanlar Sokak’ta hizmet veren Yıldız Kundura’nın sahibi Kamil Kocakavak, 26 yıldır ayakkabı tamirciliği yaparak hem ailesinin geçimini sağlıyor hem de kaybolmaya yüz tutmuş bir mesleği ayakta tutmaya çalışıyor.
‘HERKES BİR MESLEK ÖĞRENSİN DİYE ÇOCUĞUNU USTANIN YANINA VERİRDİ’
Henüz 13 yaşındayken ilkokulu bitirir bitirmez çırak olarak mesleğe başladığını anlatan Kocakavak, o yılları şu sözlerle aktardı: “İlkokul 5’i bitirdikten sonra eski belediye pasajının altında bir ayakkabı tamircisinin yanında çırak olarak başladım. O zamanlar herkes bir meslek öğrensin diye çocuğunu ustanın yanına verirdi. Sabah erkenden dükkanı açar, akşam geç saatlere kadar çalışırdık. Çıraklık, kalfalık derken bu işin içinde yetiştim. Askerliğe kadar hep bu mesleğin içindeydim. Askerden döndükten sonra da kendi dükkanımı açmaya karar verdim.”
‘2000 YILINDAN BERİ KENDİ İŞİMİN BAŞINDAYIM’
2000 yılında İsmet Acar Caddesi’nde kendi iş yerini açan Kocakavak, burada bir süre hizmet verdikten sonra dükkanını Harmanlar Sokak’a taşıdı. Kocakavak, “2000 yılından beri kendi işimin başındayım. Toplamda 26 senedir bu mesleği yapıyorum. Çok şükür bu iş bana ekmek kapısı oldu. Ailemin geçimini buradan sağladım. Sabah 9’da dükkanı açarım, akşam 7’ye kadar buradayım. Yıllardır aynı mahallede olunca herkes tanır, bilir. Artık müşterilerimle aile gibi olduk” dedi.
‘ÇIRAK YETİŞMİYOR, BİZ SON NESİLİZ’
Mesleğin en büyük sorununun çırak yetişmemesi olduğunu vurgulayan Kocakavak, küçük yaşta meslek öğrenme kültürünün ortadan kalktığını söyledi. Kocakavak, “Ben 13 yaşında başladım. O zaman şartlar farklıydı. Şimdi eğitim sistemi değişti, çocuklar lise bitirmeden bir işe başlayamıyor. Çırak yok, kalfa yok. 10-20 sene sonra bu işi yapacak usta kalmayacak. Biz bu mesleğin son nesliyiz diyebilirim.”
‘BU İŞ EMEK İSTER, SABIR İSTER’
Kendi çocuklarının da bu mesleği tercih etmediğini ifade eden Kocakavak, “Artık gençlerin bakış açısı farklı. Herkes masa başı iş istiyor. Tozlu, zahmetli işlere yanaşmıyorlar. Kendi çocuğuna bile söz geçiremiyorsun. Bu iş emek ister, sabır ister. Ama yeni nesil daha farklı düşünüyor” diye konuştu.
‘ATMAK YERİNE TAMİR ETTİRMEK’
Tüketim alışkanlıklarının değiştiğini ancak ekonomik şartların tamir kültürünü yeniden gündeme getirdiğini belirten Kocakavak, şunları söyledi: “Eskiden insanlar bozulanı tamir ettirirdi. Şimdi çoğu kişi ayakkabı yırtıldı mı atıp yenisini alıyor. Ama yeni bir ayakkabı 2 bin, 2 bin 500 liraya dayanmış durumda. Burada biz 400-500 liraya taban değiştiriyoruz. Ufak bir tamirle ayakkabı yeniden kullanılabilir hale geliyor. Müşteri için daha ekonomik oluyor. O yüzden tamir işi hala var, talep var.”
‘BU İŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DEMEK’
Ayakkabı tamirciliğinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda israfı önleyen bir meslek olduğunu da dile getiren Kocakavak, “Aslında bu iş sürdürülebilirlik demek. Ayakkabıyı atmak yerine onarıp tekrar kullanmak hem bütçeye hem de ülke ekonomisine katkı sağlar. Ama usta kalmazsa insanlar mecburen atıp yenisini alacak” dedi.

