Yukarı Çık

YAŞAMA SANATI

9 Nisan 2018 Pazartesi 14:05:19
478 kez okundu.

 

 

            Yaşama Sanatı, Alfred Adler’in önemli bir kitabının adı. Ama bu yazının konusu o kitap değil. İyi yaşamaya çalışmak başlı başına bir sanat ve sanatların, açık ara, en önemlisi, bence. İyi kelimesinden kastım (toplumda genellikle anlaşılanın tersine), lüks içinde, pahalı şeylere sahip, bol para gerektiren bir yaşam değil. İyi yaşamdan, olabildiğince mutlu bir yaşamı anlıyorum. Mutluluk yerine huzur kelimesini kullanmak belki daha doğru.

            Huzur kelimesinin İngilizce karşılığı olan peace kelimesi biliyorsunuz barış anlamına da geliyor. Huzurlu yaşam; çevreyle, insanlarla, doğayla barış içinde bir yaşam demek. Çeşitli hırslarımız ve tatminsizliklerimizle sürekli etrafı tırmaladığımız ve acı verdiğimiz, dolayısıyla da tırmalandığımız ve acı çektiğimiz günlük yaşamın neredeyse tam tersi denebilecek ütopik bir hayal.

            Danimarka’da bu hayali gökten yere indirmek için bir kavram üretilip, detaylandırılmış: Hygge (okunuşu Huggah). Diyeceksiniz ki, huzura dair bir şeyler yazmak için Danimarka’ya gitmeye gerek var mıydı, kendi kültürümüzden bir şeyler yok mu? Olmaz mı, mutlaka vardır, üstelik âlâsı vardır ancak çocukluğumdan beri gözlemim şu ki, biz, en azından son yüzyıldır, huzur kavramı ile çok fazla ilgilenmiyoruz. Bu kavramı gündemimizin ilk sıralarına oturtmuyoruz. Dünyadaki gidişattan da fazlasıyla etkilenerek, hem çevremizle hem de kendimizle yoğun bir kavga içerisindeyiz. Bu nedenle, günümüzde yaşayan huzur kaynakları ile pek etkileşime girmiyoruz, geçmişimizde var olan kaynakları da yaşatma çabası göstermiyoruz. İşte bu yüzden taa Danimarka’dan ışıyan ve hayatın içine az-çok sokulabilmiş bir huzur kırpıntısı değerli hale geliyor…

                                                                                   ***

            Neyin nesidir bu Hygge (Huggah) dediğimizde, blog yazarı Zeynep Cansoylubize şu bilgileri veriyor: Hygee, “ samimi ortamlar yaratma sanatı ”, “ ruhun sıcacık hissetmesi ”, “tüm dert, sıkıntı ve sinir bozucu şeylerden uzak olma durumu”, “rahatlatıcı ve mutluluk veren şeylerden keyif alma” , “en sevdiklerinle birlikte olma durumu”, “kaliteli ama sade bir yaşam”... Hygge’ye ulaşmayı sağlayan şeyler ise;sevdiklerimizle ev buluşması, doğada olmak, sıcacık bir içecek, fırından yeni çıkmış kurabiye, mumlarla aydınlatılmış bir ortam, rahat ve minimal mobilyalar,yün çoraplar,rahat ev giysileri ..vb. Kopenhag’da yer alan Mutluluk Araştırma Enstitüsü’nün kaliteli bir şekilde hygge ruh haline girmek için 10 maddelik bir manifestosu var:

1) Atmosfer – Işıkları kısın veya kapatın, mumlarla bol bol “doğal ışık” yaratın…

2) Anda Kalmak – Yaşamak için ekranlara bakmamak, yaşanan ana odaklanmak...

3) Küçük Keyifler – Kahve, çikolata, küçük tatlılar… hygge felsefesinin olmazsa olmazı…

4) Eşitlik – Misafircilik oynamak yok, herkes her işin ucundan tutacak...

5) Minnettarlık – Küçük, büyük fark etmez elimizdeki şeylere müteşekkir olma durumu, sahip olduğumuz irili ufaklı güzellikleri sıralayıp şükür edelim, zaten bunu yapana karada ölüm yok, mutsuz olmaz...

6) Uyum – Yarışma olmadan çevre ile uyum içinde olma durumu, yani övünmek, gösteriş yapmak yok…

7) Rahatlık – Rahat koltuklar, giysiler, zorlamamak...

8) Ateşkes – Siyaset, din gibi gerginlik çıkabilecek konuların hygge ortamında yeri yok...

9)Birliktelik – Bu içtiğimiz bir kahve de olabilir, yanımızdaki sevdiklerimiz de olabilir,tamamen “birlikte” ve mutlu hissetme hali…

10)Sığınak – Güvende hissetmek, tehlikeden korunduğunu bilmek…

                                                                                  ***

            Bir de Hygge öneriler listesi var:

 

1) Hyggekrog – Yani Türkçe meali ile “ hygge köşesi ”.. Evde ve/veya iş yerinde kendinize özel bir köşe yaratıp burada zamanı durdurun. Anın tadını çıkarın ve keyif alın. Genelde cam önleri, mutfakta kaynamakta olan cisimlere yakın yerler, fırından gelen kokuların çekim alanı gibi öneriler var...

2) İmkanlar el veriyorsa şömine veya doğada yakacağınız ateş; çünkü yanan odun sesi ve kokusu insanı etkiliyor…

3) Mumlar:  Mum yakılan ortamda bir sıcaklık, gerginlik azalması oluşuveriyor..

4) Doğada Olmak  

5) Kitaplar

6) Çikolata ve Güzel Tatlılar

7)Battaniye ve Yün Çoraplar

8) Projeler: Yemek yapmak, reçel yapmak, dolaplarınız için dizilim sistemleri geliştirmek…

9) Deftere Yazı Yazmak: Kağıt ve kalemle haşır neşir olmak terapi etkisi yapıyor...

10) Seri Şekilde Dizi İzleme: Sevdiğiniz diziyi açıp, rahat giysiler, yün çoraplar ve sevdiklerinizle paylaşılacak atıştırmalıklar…

11) Tıngır Mıngır Yavaşça Pişen Şeyler: Fırında kek olur, 6 saat pişen türlü olur, .. evi kokuya ve huzura boğacak her hangi bir şey olsun yeter…

12) Bitkiler ve Bahçe İşleri ile Uğraşma – İç veya dış alanda fark etmez..

13) Güzel Zamanları Anıp Nostalji Yapmak – Keyifli zamanlara ait eski fotolar, günlük notları, biletler vb şeylere bakmak…

                                                                                  ***

            Dünyanın kavgasının, gürültüsünün içine ne kadar az girmeye çalışırsak çalışalım, tümüyle dışında kalabilmek mümkün değil. Sağlığımız; savaşlardan, çevre kirliliğinden, tarım ilaçlarından, kimyasal temizlik maddelerinden v.s.fazlasıyla etkileniyor ama sağlığımızı belki bunlardan daha fazla etkileyen bir diğer unsur da içinde yaşadığımız kavga, gürültü ortamı. Bizi hasta eden bu ortamın etkilerinden biraz da olsa arınabilmek için yani kendimizi sağaltabilmek için kişisel veya geleneksel çözümlerimiz var ve uyguluyorsak ne âlâ. Yoksa eğer, Hygge, ilk bakışta biraz özenti ve biraz yapay gibi görünse de, tutunacak bir dal, sakin bir liman, biraz da olsa sağaltım sağlayan bir ortam işlevi görebilir…

           

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı