Yukarı Çık

UĞURSUZ TARLA!

8 Nisan 2018 Pazar 16:24:42
233 kez okundu.

 

 

Baltacı Çiftliği…

Devlet Üretme Çiftliği…

TİGEM Arazileri…

Hazine-i Hassa arazilerinden sayılır.

Avusturya tebaasından Baltacı Teodor, bilinen ilk sahibiydi.

Gerçekte adı Baltazzi’dir.

Latin ırkından biri olduğu da söylenir.

Aile üyeleri Osmanlı Devleti’ne faizle borç veren meşhur Galata Bankerleri grubuna dâhildir.

Daha doğrusu Galata Bankerleri, borç verdikleri Osmanlı Devleti’nin kar getirici kurumlarını işletmek için büyük haklara sahip idiler.

Arazinin hazineye geçmesi ise…

Yabancıların mülk edinme konusundaki hukuksuz uygulamalarının tespit edilmesiyle gerçekleşti.

Baltacı Teodor ve eşi Elize vefat edince, çiftlik, varislerine intikal etmedi.

Aracılar ortaya çıktı.

Bu aracılar, sahte belgeler düzenleyerek Baltacı Teodor’un Osmanlı vatandaşı olduğu konusunda iddialarda bulundu.

Baltacı Çiftliği, mirasçılarının yerine İngiliz Ordusu Baş Komiserlerinden Mösyö Arthur William Donsy üzerine geçirildi.

Arthur da hastalanıp ülkesine dönmek zorunda kalınca yaklaşık on bin dönüm olan çiftliği tanıdığı bir İngiliz vatandaşına devretti.

Kısa bir süre sonra bu İngiliz vatandaşı, amansız bir hastalığa yakalandı.

Kendi ülkesinde bir bakımevine yatırıldı.

1900’lü yılların başında Defteri Hakâni Encümenliği’nce bir rapor düzenlendi.

Baltacı Çiftliği arazisi yabancıların kanunsuz mülk edinme uygulaması yüzünden hukuki süreç izlenerek hazineye devredildi.

O günden bu yana…

Herkesin gözü bu arazi üstünde oldu. İştahlar kabardı.

Önce Samanlı köye gelen göçmenler bu arazinin kendilerine paylaştırılmasını istedi.

Sonra Paşaköy’e gelen Batum göçmenleri de talipli oldu.

Prizren ve Srebranika’dan gelen Balkan göçmenleri de aynı istekte bulunurken…

Çağşak Ermeni köyünden çıkarılan Dağıstan göçmenleri bugünkü Güneyköy’e yerleşmeden önce Baltacı Çiftliği arazinden yer tahsisi istedi.

            Kişi sayısına göre çiftlik, Dağıstan göçmenlerine paylaştırıldı. Lakin o kadar itiraz oldu ki bu uygulamadan vaz geçildi.

Arazinin bazı kısmı Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen göçmenlere dağıtıldı.

Fakat bugünkü haliyle olan kısmı korumaya alındı.

Bazı belgelerde bugünkü arberetum alanından Dereağzı bölgesine kadar olan kısım Akköylü İbo’ya tapuluydu.

Bu alanların tamamı hazineye devredilirken bazı tatsız hadiseler yaşandı.

Atatürk, Yalova’yla ilgilenmeye başlayınca hazine uhdesinde bulunan bu araziler açık artırma usulü ile alınıp örnek çiftlikler oluşturuldu…

Böylece bu bereketli topraklara uzun zaman kimse dokunamadı.

Atatürk, bu arazileri halkına bağışladı.

1970’li yıllara kadar (DÜÇ) Devlet Üretme Çiftliği adı altında büyük hizmetler sunuldu.

Sonra adı TİGEM oldu.

Bugünkü arberetum alanının şehir tarafında olan kısımlarına okullar yapıldı. Dört dönümlük alan İmam Hatip Lisesi’ne uygulama cami olarak tahsis edildi. Altı sömeli atılan cami temeli, 12 Eylül ihtilalinden sonra iş makinalarıyla toprak dökülerek örtüldü.

Bu arada 1993 yılında, arberetum alanı dediğimiz 82 dönümlük yer TİGEM tarafından belediyeye satıldı.

Belediyenin toplam bütçesinin üçte ikilik kısmı kadar bir bedel ödendi.

Toplu konut yapılması karşılığında alınan arazi, belediyenin takdire şayan kararıyla yeşil alana çevrildi ve arberetum kuruldu.

2008 yılında misli kadar yer yeşil alan gösterilmeden arberetum arazisi turizm alanına çevrildi.

Sonrasında arazi parsellere bölünerek özel teşebbüslere satıldı.

Bir kısmı da kamusal alan olarak kullanılmak üzere tahsis edildi.

Baltacı Çiftliği’nden bin dönümlük alan Yalova Üniversitesi’ne verildi.

Kalan kısmı da çiçekçilere devredildi.

Sahil kısmı Yalova Belediyesi’ne…

Devlet Su İşleri’ne ait lojmanların olduğu yer, Yalova’yla ilgisi olmayan ve kimsenin akıl erdiremediği birilerine tahsis edildi.

Böylece…

On bin dönümden fazla olan arazi…

Efsane Çiftlik…

Yüz yıllık bir süreç içerisinde ortadan kalktı.

Eğer Atatürk Yalova’ya gelmeseydi…

Cumhuriyetin ilk yıllarında bu arazi paylaşılacaktı.

Şimdi parsel parsel bölüşüldü.

Devlet elinde olmadığı dönemlerde…

Özel mülkiyet olarak kullananlara, bu arazi, hep uğursuzluk getirdi.

Amansız hastalığa yakalanıp ölenler, suikasta uğrayanlar, mal varlığını kaybedip iflas edenler ve huzursuz bir hayat sürecinin içine düşenler, bunalım geçirenler, hukukun pençesinde eriyip gidenler gibi onlarca örnek tarihin sayfalarında kayıtlıdır.

Roma döneminden günümüze kadar çiftlik olarak hizmet veren meşhur Baltacı (Baltazzi) Çiftliği…

Sultan Abdülhamid döneminde de çok revaçtaydı.

En verimli dönemi Atatürk’ün kamusal alan alarak kullandığı zamandır.

Özel kişiler, tarih boyunca hayrını göremediği bu bereketli toprakları elden çıkardı.

Batıl inançlarım yoktur ama…

Bir uğursuzluk ortaya çıkarsa…

Belalı ya da beddualı bir arazi olduğuna…

Galiba…

Ben de inanacağım.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı