Yukarı Çık

YALOVA’NIN DÖRT ÖNEMLİ MESELESİ

1 Mart 2018 Perşembe 17:30:13
479 kez okundu.

 

Yalova neden kalkınmıyor?

İşsizlik oranının yüksek olmasının sebebi nedir?

Yalova’nın acil çözümlenmesi gereken en önemli sorunu hangisidir?

Bu konuları sırasıyla ele alalım:

Birincisi…

Yalova’da faaliyet gösteren ve ülke bazında önemli kar elde eden bazı fabrikalar ve tersane şirketleri vergilerini hala İstanbul’a ödemektedir.

Şayet vergilerini Yalova’ya ödeseler, ilimiz milli bütçeden daha çok pay alacaktır.

Maalesef yirmi yıldır vergi dairesini Yalova’ya getiriyoruz, getireceğiz diyenler yüzünden Yalova ülkemizin vergiden en az pay alan ili haline getirildi.

Yalova’yı yönetenler ve siyasiler, asıl bu konu üzerinde durmalıdırlar.

Yalova ili içinde faaliyet gösteren, en kıymetli ve en jeopolitik alanlarda kazanç üreten fabrika ve işletmeler yıllık vergilerini neden başka bir ilin vergi dairesine yatırmaktadırlar?

Aslında çıkıp kamuoyunu bu konuda bilgilendirmeleri gerekir.

İkincisi…

Tersaneler…

Hani tersaneler sayesinde dört bin Yalovalı iş sahibi olacaktı?

Yalova’nın ekonomik hayatına katkısı devasa boyutlara ulaşacaktı?

Yalova esnafı yan sanayiler kuracaktı da tersane şirketleri alışveriş tercihini yerel bazda yapacaktı?

Yalovalılar dünyanın en güzel arazisini tersaneler için tahsis etti.

Tersaneler bölgesindeki bazı şirketler bırakın yerel bazda ticari alış-verişi artırmayı vergilerini bile Yalova’dan esirgediler.

İşsizlik sorununa katkı sunma vaatleri hiçbir zaman gerçeğe dönüşmedi.

Bu işlerde bir gariplik yok mudur sizce?

Üçüncüsü…

OSB’ler…

İl olduğumuzdan bu yana Yalova’da OSB konusu hiç gündemden düşmedi.

Lakin hayata geçmesi için de kimse bir adım atmadı.

Deniz ulaşımı ayağının dibinde olan…

Hava ulaşımına yatım saat mesafede bulunan…

Uluslararası transit yolların hemen yanıbaşındaki Yalova ilinde nasıl olur da tek bir OSB bulunmaz?

OSB’siz bir kent olur mu?

Çay-simit satmakla bir ilin ekonomisi ayağa kalkar mı?

Dördüncüsü…

Kentsel Dönüşüm…

Şu anda siyasiler hariç bürokratların tamamına yakını 1999 Büyük Marmara Depremini Yalova’da yaşamadılar.

Saygıdeğer Yalovalılar…

Depremden sonra bu kentte yirmi bin liralık evler, üç bin liraya satılmadı mı?

Zengin iken birçok müteahhit, tüccar ve mesken sahibi insan bir gecede fakirleşmedi mi?

İnsanlar kentimizi terk edip başka şehirlere göç etmedi mi?

Bunun adı kentimiz için büyük bir ekonomik kayıp değil midir?

Onca insanımızın hayatını kaybetmesi de yüreklerde başka bir acıyı bırakmadı mı?

Hani kentsel dönüşüm?

Tam 18 yıl geçti.

Kimse elini taşın altına sokmuyor.

Kaldırım taşı yapmaktan, çiçek dikmekten ve sağa-sola boya sürmekten başka Yalova’ya ne yapıldı?

Ya, bir daha deprem olursa?

Bir milyona kadar yükselen daire fiyatlarımız ne işe yarayacak?

Bunun adına ekonomik kayıp demeyecek misiniz?

Büyük Marmara Depremi’ni gören 30-40 ya da elli yıllık binalar yeni depremde hangi direnci gösterebilecek?

Artık bıçak kemiğe dayandı. Özellikle Yalova-merkezde ada bazında kentsel dönüşüm çalışmasına başlanmalıdır.

Bu deprem eninde sonunda olacaktır. Allah korusun, onca insanımız hayatını yeniden kaybederken sağ kalanların ekonomisi ise yeniden sıfıra inecektir.

Bu ihmalin adı kul ve kamu hakkıdır.

Depremin üzerinden 18 yıl geçti.

Neyi tartıştık Yalova’da?

İmarı, yeşil alanlara bina yapmayı, kat artırımını, imar düzenlemelerinden arsa kazanmayı ve kazanılan arsanın satışından gelir elde etmeyi, çevredeki hazine arazilerini ucuz fiyatlarla kapatmayı, yollardaki babaları, trafik akışlarını ve nihayet tuvaleti ana gündem maddesi yaparak çeyrek yüzyılı yedik bitirdik.

Sonuç:

Herkes talip olduğu koltuk ve üstlendiği görev sebebiyle mesuliyet sahibidir.

Böyle bir sorumluluğun hesabı insanlar tarafından sorulmuyorsa…

Elbette Allah’a verilecek bir hesap vardır.

 

 

 

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.