Yukarı Çık

ATATÜRK VE YALOVA

10 Kasım 2017 Cuma 11:59:15
145 kez okundu.

 

 

Atatürk’ün Koruköy’ü ziyareti

Sevgili okurlarım.

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası sebebiyle Yalova’dan bir anıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Yaklaşık 10 yıl önce Koruköy’e bir ziyarete gitmiştik.

Koruköy Belediye Başkanı Sayın Kamil Yaman’ın rahmetli annelerine konuk olduk.

O yıllarda 80’ e varan yaşlardaydı.

Koruköy ile ilgili bildiği her şeyi sormuştum.

Eski zamanları kapsayan sohbet sırasında aklıma geldi ve sordum.

“Atatürk’ün Koruköy’e gelişini hatırlıyor musunuz?” dedim.

Bu soru üzerine benim için çok kıymetli olan bir hatırayı pek de güzel anlattı:

“On iki-on üç yaşlarındaydım. Annem ablama ve bana seslendi. Kızım Türkiye’yi kurtaran adam gelmiş. Hadi biz de köy meydanına gidelim.” dedi.

Doğrusu heyecanlanmıştık.

Birlikte meydana çıktık.

Atatürk, yanında iyi giyimli birkaç kişi ile birlikte sandalyeye oturmuş köylüler de karşısında daire şeklinde toplanmıştı. Arka tarafta iki siyah araba duruyordu. Biz de annem ve ablamla tam Atatürk’ün karşısında köylülerin içinde dairedeki yerimizi aldık.

Atatürk, köylülerin halini hatırını sorduktan sonra köyün bir ihtiyacı olup-olmadığı konusunda bilgi istedi. Köy imamı ileri çıkarak tam Atatürk’ün karşısına geçti ve kendini tanıttı. Sonra köyün ihtiyaçlarını şöyle sıraladı:

“Paşam, köyümüzün iskelesi harap vaziyettedir. Tamirini isteriz. Akşamları toplanacak doğru-dürüst bir kahvehanemiz yoktur. Bir de mektepten mahrumuz. Bizim önceliklerimiz bunlardır.”

Atatürk, köyün imamına nereli olduğunu sordu:

Köy imamımız “Dramalıyım Efendim” cevabını verdi.

Atatürk,tebessüm ederek öncelik verdiği konuyu söyledi:

“İskele ve kahvehaneyle ilgili şimdilik bir şey diyemem ama okulu hemen yaptırıyorum.”

Aradan bir ay zaman geçmemişti ki köye kamyonlarla sıra ve malzeme geldi ve okulumuz hazır hale getirildi.

Sohbet yarım saatten fazla sürmüştü. Buna rağmen ben en çok konuşmaların bu kısmından etkilendim ve aklımdan hiç çıkmadı.

Yalnız o arada garip bir şey oldu ve ben olan bitene bir anlam veremedim.

Köyümüzün ileri gelenlerinden biri kahve pişirmiş ve Atatürk’e ikram etmek için getiriyordu. Daha Atatürk’ün yanına yaklaşmadan asker elbiseli biri koşarak geldi ve tepsiyi aldı. Kahveyi getiren köylümüzle birlikte geri gittiler. Daha sonra yaver olduğunu öğrendiğim asker elbiseli adam kahve tepsisiyle geri geldi ve Atatürk’e kahvesini ikram etti. Ben sonraki zamanlarda annemden öğrendim. Yaver, köylümüzün getirdiği kahveyi dökmüş ve çantasından hem kahve hem de su çıkararak yeniden pişirip Atatürk’e ikram etmiş.

Mekânı cennet olsun. Hasibe Teyze bu güzel anı ve birçok hatırayı bize anlattı.

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, köyün ihtiyacı olan okulu en kısa sürede kurdurarak eğitime ne kadar çok önem verdiğini bizzat uygulamasıyla göstermiştir.

Hasibe Teyze’nin ben anlamadığım dediği kahve meselesine gelince…

Yaşanan durum her hangi bir suikasta meydan vermemek için alınan önlemdi.

Şimdilik bu konuya değinmek istemiyorum.

Çünkü Atatürk de birçok büyük devlet adamı gibi öldürülmek istenmiş ve bu tür eylemlere maruz kalmıştır.

İşte henüz kaynaklarda anlatılmamış Atatürk ve Yalova hatıralarından birini sizler için paylaştım.

Vefatının 79. yılında cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ü rahmetle anıyorum.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.