Yukarı Çık

KURBAN KAVRAMI HAKKINDA

26 Temmuz 2021 Pazartesi 14:17:01
769 kez okundu.

 

Bir kurban bayramını daha geride bıraktık. Kurban kavramının yoksullara et dağıtmaktan ibaret olmadığını, daha derinde anlamlar taşıdığını çoğumuz biliyoruz. Yine de hem kendi bilgilerimi, hem de sizinkileri tazelemek için, kurbanın içeriğine dair bir şeyler yazmak istedim.

Kurban kelimesinin Türkçeye Farsçadan, Farsçaya ise Arapça 'yaklaşmak' kelimesinden türetilerek geçtiği düşünülüyor. Kelimenin kökeninin İbranice 'korban' kelimesi ile ilişkili olma ihtimali de var. İbranice korban sözcüğü de yakınlaşmak anlamını taşıyor. Farsçadaki anlamı ise 'yaklaşan' demek. Dini olarak, 'Allah'a yaklaşmak amacıyla kurban edilen hayvan' şeklinde açıklamak sanıyorum mümkün.

İbrahim peygamber ve oğlu ile ilgili kıssadan yola çıkarak, kurban kavramına adanmışlık ve Allah'a teslimiyet anlamları da yüklenmiş.

Prof. Ahmet Güç, konuyla ilgili şunları söylüyor: 'Latince kökenli Batı dillerinde kurban karşılığı kullanılan sacrifice kökünde “kutsamak, bir nesnenin Tanrıya sunularak kutsal hale getirilmesi”, offering de “Tanrıya hediye sunma, takdime” anlamını taşır. Eski Ahid’de kurban karşılığında “bağış ve vergi” mânasındaki minha, “yaklaştıran şey” anlamında gorban ve “kutsal kan dökme”yi ifade eden zebah kelimeleri kullanılır... Antik Yunan’da yer altı ve deniz tanrılarına siyah, ateş tanrılarına kızıl renkte hayvanlar, Helios’a süratli atlar, Zeus’a kozmik verimlilik güçlerinin simgesi olarak kabul edilen boğa kurban edilirdi.' 

(Burada belirtmek gerekir ki, Zeus İlyada'da "Hektor bana, çok kıvrımlı İda tepelerinde ve büyük kentte birçok yanık öküz armağan etti; bu yüzden yüreğim ona acıyor" diyerek, Hektor'u yaklaşmakta olan ölümden kurtarmayı düşünür.)

Ali Bardakoğlu da konuya dair şunları yazmış: 'Kurbanı, hayvanın eti veya derisi için kesiminden ayıran temel fark, onun Allah’ın rızâsını kazanma ve isteğine boyun eğme gayesiyle kesilmiş olmasıdır. Kesilen kurbanın etinin yenmesi, ibadetin özüyle alâkalı bir gereklilik olmayıp, ibadetin dünyevî boyutu olarak görülebilir.'

Kurban hanefi mezhebinde vacip, diğer sünni mezheplerde ise sünnet olarak algılanır. Alevi anlayışı ise kurbanı belirli zamanlarda yapılması gereken dini bir yükümlülük olarak değil bir "adak adama" şeklinde algılamış ve kansız kurban tavsiye edilmiştir.
 

Prof. Zekeriya Beyaz, İslam toplumlarında gelenekselleşmiş kurban anlayışından farklı olarak Kuran'da kurban kelimesinin kullanım şeklinden ve amacından yola çıkarak, kurbanın hayvan boğazlama şeklinde kısıtlanamayacağını, kurban kesme eyleminin fıkıhçılar tarafından isimleri belirtilen hayvanlarla sınırlandırılamayacağını, ayrıca bu kapsamda Allah’a yakınlaşma amacıyla fakirlere verilen bağışların da İslami kurban olarak yeterli olduğunu belirtiyor.

Divanu Lügatit Türk'te kurban karşılığı olarak " yagış " kelimesi geçmekte. Yagış, İslam'dan evvel Türkler'in adak için, yahut Tanrılara yakınlık elde etmek için kestikleri kurban olarak tanımlanır.

Yahudilikte kurban kesme ibadeti olmasına rağmen, Kudüs Tapınağının Babilliler tarafından yıkılmasından sonra, Samiriler dışındaki Yahudiler kurban sunmayı bıraktı. Hıristiyanlıkta ise, Hz. İsa'nın tüm insanların günahları için kendi kendisini kurban ettiğine inanıldığından, kurban ibadeti yoktur.

Asıl kurban etmemiz gereken şeyin içimizdeki kin ve düşmanlık olduğuna inanıyorum. Yaptığımız eylemlerin, ruhlarımızın bugün ve daima huzur içinde olabilmesine katkısı olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, birbirimizi sevmemize ve tekamül etmemize faydası olabilecek nice yeni bayramlara ulaşmayı temenni ediyorum.

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı