Yukarı Çık

TBMM TUTANAKLARINDA YALOVA MİLLETVEKİLLERİ (FİKRİ DEMİREL)

8 Kasım 2020 Pazar 14:26:08
1816 kez okundu.

 

3.- Yalova Milletvekili Fikri Demirel'in, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin gündem dışı konuşması

FİKRİ DEMİREL (Yalova) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 15 Temmuz gecesi milletimize, Gazi Meclisimize, Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, devlet kurumlarımıza karşı başlatılan, milletin uçağıyla, tankıyla, helikopteriyle milletimizi katleden, cumhuriyet tarihimizin en alçak darbe teşebbüsüyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle darbe gecesi ölümü göze alarak yüce Meclisimize koşan, bombalar altında dahi Genel Kuruldan ayrılmayarak fedakâr ve cesur bir milletin vekili olmanın gereğini yerine getiren, her şartta millî iradeyi ayakta tutacağını ispat eden Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım." diyerek tankların sokaklarda yürüdüğünü duyar duymaz yediden yetmişe, kadınıyla erkeğiyle, çocuğuyla yaşlısıyla sokağa dökülen, ölümü göze alarak tankların önüne yatan, mermilere göğüs gererek özgürlüğün bedelini kanlarıyla ödeyerek bu alçak teşebbüsü durduran, bir ferdi olmaktan gurur duyduğum aziz ve asil milletimi saygıyla, minnetle selamlıyorum; aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu topraklarda kendi milletinin üzerine tankla, uçakla, helikopterle saldıracak alçaklar asla yetişmez. FETÖ terör örgütü bir proje ürünüdür ve belli amaçlarla üzerimize salınmıştır. Bunların hepsi uzun yıllar boyunca sinsi bir planın parçası olarak özel olarak yetiştirilmiş, eğitilmiş, beyinleri iğfal edilmiş mankurtlardır. Gözleri olup görmeyen, kulakları olup işitmeyen, dilleri olup konuşmayan bu insanlara ne anlatsanız boştur. Asker kılığına girmiş bu caniler, bu teröristler, bu Haşhaşiler insan olmadığı gibi bunlar Müslüman da olamaz. Mehmetçikler bizim evlatlarımızdır, evlatlarımızı kandırıp sokağa dökmüş, anne, baba ve kardeşlerine kurşun sıktırmışlardır. Bugüne kadar birçok darbe yapılmış, hiçbiri bunların yaptığını yapmamıştır. Onun için bunlar canidir, bunlar katildir, katillerin yeri de cehennemdir. Buradan bu canilere bir şekilde sempati duyan vatandaşlarımıza da seslenmek istiyorum; artık görün ve dönün; Fethullah Gülen terör örgütünün başıdır, Türkiye'nin düşmanıdır, sizin de düşmanınızdır.

Demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden milletin ve devletin geleceğini tehdit eden tüm terör örgütlerine, tüm yapılara karşı amansız bir mücadele yürütmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle, "Tek millet", "Tek bayrak", "Tek vatan", "Tek devlet" ilkeleriyle bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Birliğini, beraberliğini, kardeşliğini güçlü tutan bir Türkiye'de huzurun, istikrarın, kalkınmanın önünde hiçbir engel olamaz. Geçmişte millete rağmen, milleti idare etme anlayışının bedelini çok ağır şekilde ödedik. Artık kimsenin hangi söylemle ve hangi amaçla olursa olsun milletimize bedel ödetmeye hakkı yoktur. Paralel ihanet çetesinin başarısız darbe girişiminin bu olumlu tabloyu bozmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bölgesinde ve tüm dünyadaki mağdurların ve mazlumların ümidi olan Türkiye'nin dimdik ayakta durması, bununla kalmayıp sürekli güçlenmesi, 79 milyon vatandaşımızla birlikte milyonlarca insanın beklentisidir. Bu kardeşlerimizi boynu bükük bırakamayız.

Bu darbe girişiminin önlenmesinde başta Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Başbakanımıza, grubumuza, muhalefet partilerinin genel başkan ve gruplarına, cefakâr polislerimize, vatansever ordu mensuplarımıza, en büyük pay sahibi yüce milletimize ve basınımıza teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyorum.

Yine, bugün Yalova'mızın 95'inci kurtuluş yıl dönümü. Bu vesileyle Yalova'nın kurtuluş gününü kutluyor, bu darbe girişiminin başından itibaren Yalova meydanında her gece sabahlara kadar demokrasiye, istiklal ve istikbaline sahip çıkan tüm Yalova halkına bu Gazi Meclisin kürsüsünden selam ve saygılarımı gönderiyorum.

Değerli milletvekilleri, sözlerime son verirken 15 Temmuz akşamı aziz milletimizin iradesine karşı düzenlenen, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek bu terör saldırısını şiddetle ve nefretle kınıyor, bu hain terör saldırısında şehit düşen güvenlik güçlerimize, vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Demirel.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ DİLEKÇE KOMİSYONU GIDA BANKACILIĞI UYGULAMASININ ARAŞTIRILMASI VE YAYGINLAŞTIRILMASINI İNCELEME ALT KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ

14.06.2017

BAŞKAN – Buyurun sayın vekilim, siz de sorun isterseniz.

FİKRİ DEMİREL (Yalova) – Şimdi, ben bu gıda bankacılığına verilen yardımların zekât sayılıp sayılmayacağına takıldım. Neyine takıldım? Şimdi, sizler nasıl işte cami imamları vesaire sizlerin görevlileri tarafından ihtiyaç sahiplerini belirliyorsanız bu gıda bankası aracılığıyla yardım yapan kuruluşlar da diyelim sosyal vakıf olsun, Kızılay olsun…

BAŞKAN – Onlar da SOYBİS’ten…

FİKRİ DEMİREL (Yalova) – …vesaire olsun, bunlar da çok titiz bir çalışmayla ihtiyaç sahiplerini belirliyorlar. Şimdi, sizin anlatımlarınızdan ben şunu anladım. İhtiyaç sahiplerini belirlerken iki ayrı grup oluşturmak lazım. Bir tarlası, bahçesi var ama yardıma muhtaç, buna zekât olmuyor, yanlış anladıysam düzeltin lütfen…

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU BAŞKANI DR. EKREM KELEŞ – Evet, doğru efendim.

….

FİKRİ DEMİREL (Yalova) – Sayın Başkanım, bakın, hayrın, hasenatın, yardımın miktarı yok; istediğiniz kadar verebilirsiniz ama zekâtın ölçüsü var yani malınızın 40’ta 1’ini zekât olarak vermek gibi bir mecburiyetiniz var. Bizim Müslüman inancımızda bu böyle, değil mi Hocam?

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU BAŞKANI DR. EKREM KELEŞ – Aynen öyle.

FİKRİ DEMİREL (Yalova) – Ama ben diyelim ki yılda… Belki konuyu da uzatıyorum birazcık ama konu hakikaten ciddi bir noktaya geldi şu anda. BAŞKAN – Hayır, yönlendirilmesi gereken bir konu. Bu rapordan önemli şeyler murat ediyoruz inşallah. FİKRİ DEMİREL (Yalova) – Diyelim ki benim 1.000 lira zekât vermem gerekir ama 10 bin lira bağışta da bulunmuş olabilirim. Dolayısıyla, zekât mutlaka ve mutlaka verilmesi lazım, bir de onun verilebilecek kişisi kimse de ona verilmesi lazım.

BAŞKAN – Doğru yere verilmeli

Sayın Vekilim, Fikri Bey, sorunuz var mıdır, bir şey demek ister misiniz? Buyurun.

FİKRİ DEMİREL (Yalova) – Soru değil de bir teşekkür edelim.

BAŞKAN – Tabii ki. Buyurun.

FİKRİ DEMİREL (Yalova) – Ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, teşekkür ediyoruz verdiğiniz bilgiler için. Tabii, eğitim her şeyin başı da bu gibi konulara sıra geldiği zaman sadece eğitimle olmadığını hepimiz gördük, görüyoruz. Bir gün Yalova’da Almanya’dan gelen bir delikanlı bir hata yapmıştı, dedim ki: “Sen bunu Almanya’da yapabilir misin?” “Nasıl yapacağım?” dedi. “Burada yapıyorsun da Almanya’da niye yapamıyorsun?” diye sordum, dedi ki: “Orada bu işin affı yok.” Şimdi, ben tabii şimdi çok kaliteli şoförüm ama hız yapmayı da seviyorum misal, yani kaliteli şoför olmam beni hız yapmaktan veya o hevesimden alıkoymuyor ama iyi şoför yetiştirmek öncelikli. Ben şuna inanıyorum: Bir kere, denetim şart ve sıkı denetim, cezai müeyyide, artı, sahiplenmeme. Şimdi, yurt dışında hep soruyoruz, baba bile oğlunu bir trafik ihlali yaptığı zaman, bir kırmızı ışıktan geçtiği zaman ihbar ediyor ve ağır bir şekilde de cezası geliyor ama biz oğlumuz, kızımız veya bir yakınımızı trafik polisi durdurduğu zaman hemen bizi arıyor oradan “Vekilim, nasılsın?”, “İyiyim.” “Beni şimdi polis durdurdu.”, “Ee, niye durdurdu?”, “Ya, işte, falan filan, bak, polise veriyorum.” Biz de işte, alıyoruz o telefonu icabında, soruyoruz polise “Nedir?”, “Ya işte, kırmızı ışık…”, “Ya, bir şey olmamış işte, kaza bela olmamış, affet bu seferlik.” falan. Şimdi, belediyeler, doğru şehir içi trafik kontrolü vesairesi şu anda da onlarda bildiğim kadarıyla fakat belediyeler bunu yaparken siyasi endişe taşımamalı, gelecek hesabı yapmamalı. Şimdi, Hocam siz demin dediniz “Biz çok defalar görüşlerimizi veriyoruz, raporlarımızı veriyoruz; bir kısmı yapılıyor, bir kısmı yapılıyor, bir kısmı yapılmıyor. İşte, Türkiye’de siyasi gelecek endişesi taşıyarak işleri yürütmeye çalıştığımız müddetçe bu işleri aşamayız. 27 Şimdi, belediyelere bakıyorsunuz -ben Yalova Milletvekiliyim, Fikri Demirel ismim, öncelikle tanıtmış olayım- belediye bir gün yolu, işte, böylesine trafiğe açıyor, oradan esnaflar ertesi gün belediyeye yürüyor, ondan sonra tekrar tersine dönüştürüyor. Bir gün yolu bölüyor trafik akışını daha yavaşlatmak ve akışkanlığı sağlamak için, birileri gidiyor, işte, “Görülsün gelecek seçimde.” falan diyor, ertesi gün onu kaldırıyor. Biz hep yapbozlarla ve bu siyasi endişelerle bazı şeyleri de yapamıyoruz. Bizim bunlardan kurtulmamız lazım artı dediğim gibi sahiplenmememiz lazım. Denetim ve cezai müeyyide, tek bu işin… Eğitim falan şart zaten, insanı her türlü bir şekilde eğitmemiz lazım. Cezai müeyyideleri ve denetimi, bir de sahiplenmeyi ortadan kaldırırsak ben inanıyorum aşarız bu konuları, aşmayacak bir şey yok. Aşılmayacak bir şey yok yani Avrupalı aşıyorsa, yapıyorsa, o, işte, bu işi yüzde 10’lara düşürüyorsa biz de düşürebiliriz. Samimi olmak lazım. Dolayısıyla verdiğiniz bilgiler için, geldiğiniz için ben de teşekkür ediyorum. Sağ olun.

BAŞKAN – Çok teşekkür ederim Fikri Bey.

1.11.2017 Tarihli Alt Komisyon Toplantı Tutanağı

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı