Yukarı Çık

YAŞAMIN BİLGECE DENEYİMLERİ

12 Ekim 2020 Pazartesi 17:00:21
1643 kez okundu.

 

 

Binlerce (belki de milyonlarca) filozof gelmiş geçmiş ve dünyayı, yaşamı anlamaya yorumlamaya çalışmışlar. Yazının kullanılmaya başlanması ile ya kendileri yazılı kayıt bırakmaya başlamış ya da başka filozofların yazdıklarında isimleri ve görüşleri geçmeye başlamış. İlk bilinen filozof, genel kabulde, Milet'li Thales. Yani bizim ülkemizden, Aydın'lı. Bu yazıda kitabından alıntılar yapacağım Schopenhauer ise binlerce ünlü filozoftan biri. 1788-1860 yılları arasında Almanya'da yaşamış. Önemli filozoflar içinde en önemli 10 kişinin içine giriyor, benim gözümde...

Geçenlerde Schopenhauer'ın 'Yaşamın Bilgece Deneyimleri' adlı kitabını okudum ve kitabı oldukça beğendim. Gerçekte ne olduğunu çözmeye çalıştığımız hayat yolculuğumuzda önemli ipuçları içerdiğini düşündüğüm bir kitap. Bu nedenle kitaptan önemli bulduğum bazı cümleleri sizinle paylaşmak istedim:

******

''Başarılması bizim gücümüz dahilinde olan şey, sahip olduğumuz kişisel niteliklerden mümkün olan en etkin biçimde yararlanmak yani sadece ona uygun amaçları izlemek ve bu niteliklerin izin vereceği bir kusursuzluğun peşinde koşup, geri kalan her şeyden uzak durmak ve dolayısıyla da, onların gelişimine en uygun düşecek yaşam tarzını, işi ve konumu seçmek olacaktır...

Hayatta sağlığımızı muhafaza etmek ve yeteneklerimizi geliştirmek, servet sahibi olmaya çalışmaktan daha akıllıcadır. Servet gerçekte mutluluğumuz için çok az önem taşır. 

Olayların nesnel olarak ve gerçekte ne oldukları değil, bizim için ne anlama geldikleri ve bizim onlara bakışımızdır bizi mutlu ya da mutsuz kılan. Epictetos'un da dediği gibi, 'insanları etkileyen, olaylar ve nesneler değil, kendilerinin onlar hakkındaki görüşleridir'...

Dehanın koşulu sinirsel gücün yani duyarlılığın aşırı derecede olmasıdır; bundan dolayıdır ki, Aristoteles, 'politikada, felsefede, edebiyatta ve sanatta öne çıkan bütün insanlar, melankolik bir ruh yapısına sahip görünmektedirler' biçiminde son derece yerinde bir gözlemde bulunmuştur...

Bir insan kendi benliğinde ne kadar çok şeye sahipse, dış dünyadan o denli az şeye ihtiyaç duyacak ve gerçekte diğer insanlar da onun için o denli az şey ifade edeceklerdir. Dahilerin sosyal bir insan olmama eğilimi göstermelerinin nedeni de budur... Buradan ortaya çıkacak sonuç ise, kural olarak bütün insanların entelektüel açıdan yoksul olduğu ölçüde sosyal bir insan olduğudur. Zira bir insanın bu dünyada yalnızlık ya da bayağılık arasında seçim yapmaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır...

Aristoteles, büyük bir gerçeği yansıtmaktadır: 'Mutlu olmak demek, kendi kendine yetmek demektir'. İçsel zenginliğe sahip insan, aralık ayının buz gibi bir gecesindeki aydınlık, sıcak ve neşeli bir Noel sofrası gibidir.

Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için içeriden bir şeyler yitirmek, yani şan, şöhret, mevki, şatafat, unvan ve şeref kazanmak için huzurunu, boş zamanını ya da bağımsızlığını ya bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek büyük bir budalalıktır.

Tek gerçek zenginlik ruhun zenginliğidir; zira geri kalan bütün zenginlikler, olduklarından daha da büyük bir kötülük haline gelirler...

Kullanması gereken bir yetenekle doğan insan, en büyük mutluluğu onu kullanmakta bulur...

Miras alınmış bir servet, en üstün zihinsel yeteneklerle donatılmış, para kazanma işiyle uyum göstermeyecek bir yaşam çizgisini takip etmeye kararlı bir bireye denk geldiği zaman, değerinin doruk noktasına ulaşır; zira böylesi bir durumda, bu kişi kader tarafından iki defa ödüllendirilmiş demektir ve artık kendi dehası uğruna yaşayabilecek ve insanlığa olan borcunu da, başka hiç kimsenin başaramayacağı şekilde, insanlığın tümü için faydalı olan bir şey üretmek suretiyle diğer insanlardan yüz kat daha fazla bir şekilde ödeyecektir...”

*****

Yukarıdaki cümleler ilginizi çektiyse eğer, kitabı alıp okumanızı öneririm. Rahat okunabilen, ağır cümleler ve tamlamalar içermeye ince bir kitap. İnsanların (özellikle de önemi tescillenmiş insanların) ömürleri boyunca edindikleri bilgileri ve tecrübeleri bu tür kitaplar sayesinde kolayca öğrenebiliyoruz. Kitaptan ilgimi çeken ve altını çizdiğim bazı cümleleri alıntıladım, sizin ilginizi belki de bambaşka cümleler çekecektir. Kitaplarda yazılan her şeyi benimsemek durumunda değiliz tabii ki. Kitap okumanın ama özellikle bu tür kitapların okunmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bunlar bize geçmişten gönderilmiş değerli mektuplar...

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı