Yukarı Çık

SAHTEKARLAR KOL GEZİYOR

4 Ekim 2020 Pazar 15:19:43
2196 kez okundu.

 

Her yerdeler. Bitmiyorlar. Asıl pandemi, COVID19 virüsü ile değil sahtekarlık virüsü ile yaşanıyor. Çok kolay bulaşıyor ve yayılıyor. İş sağlığı ve güvenliği sektöründe o kadar çoklar ki. Mücadele etmeyi bırakın ancak yaptıkları pisliklerden temizlenmeyi isteyen işverenlere gücümüz yetiyor.

Örneğin; yirmi senedir işyeri hekimliği yaptığını iddia eden aymaz şarlatan işe giriş muayenelerinin işlendiği Ek2 formuna “yukarıdaki arızların giderildiği durumda çalışabilir” yazarak herkesi kandırıyor. Arıza insanda olmaz, iş makinesinde olur. İşe engel sağlık problemi ya vardır ya da yoktur. Ama sağlık problemi olanı yokmuş gibi göstermenin ve başına bir şey gelince sorumluluk almamanın yolunu bulmuş şarlatan. “yukarıdaki arızların giderildiği durumda çalışabilir” yazınca, o yukarda belirtilen her türlü sağlık problemine tamir olma (!) garantisi ile çalışabilir izni verdiğini iddia edecek kapıyı kendine açık bırakıyor. Böylece köre iş makinesi operatörlüğü yaptırabiliyor. Sağıra silindir sürdürtebiliyor. Akciğerleri biten çalışanı tozlu ortamda çalıştırabiliyor. Tansiyonu, şekeri olanı yüksekte çalışmasına göz yumabilecek hale getirebiliyor. Rahatlıkla kılçıksız para kazanma hırsı ile işvereni ve çalışanı kandırabiliyor bu şarlatan.

Halbuki devlet ondan işe uygunluk kanaatinin olup olmadığını belirtmesini, uygunsa işverenin çalıştırmasını, değilse kişinin hayatını koruması adına daha uygun bir iş bulmasını arzuluyor. Ama şarlatanın derdi çalışan sağlığı değil ki. Çalışanı görmüyor bile. Yanında çalıştırdığı bir başka şarlatana kaşe yaptırmış, adına uyduruk imza ile form düzenlettiriyor. İşbaşı yapmak zorunda olan çalışan doktoru görmeden imza atıp iş makinesi direksiyonuna geçebiliyor. Birçok evrakta 4-5 çeşit imzayı yüzüne karşı sorduğunda aymaz şarlatan; “evet benim birçok imzam var, hepsi benim” deyip yırtıveriyor. Olumsuz bir durumda “o imza benim değil” deme lüksüne de böylece sahip oluyor.

Sahtekârlığa o kadar çok alışmışlar ki, yaptıklarının doğruluğuna inanmaya başlıyorlar zaman içinde. Örneğin devlet, atama yapılmayan firma için işe giriş muayenesi yapmasının yasak olduğunu zamanında belirtmiş. Lakin denetleyemediğinden ve her evrak için 40-50TL kazandığından, yazıcıdan çıktı alıp bastığı her kaşe ve atılan uyduruk imza ile görmediği her çalışanı işe başlatmayı doğru bir işmiş gibi kabul etmeye başlamış. Yapamazsın dediğinizde bile bunu anlayamayacak derecede parayı sevdiğinden, yaptığının doğruluğunu ispat etme için bir işyeri hekimini değil bir iş güvenliği uzmanını telefonla arayarak soruyor. Heyhat…

Oradan kafanı çeviriyorsun, bu tarafta başka şarlatan. Hizmet verdiği kuruma zerre miktar fayda üretmeyen sahtekar, onu seven kafatasçılar tarafından korunuyor. Hiç hizmet vermese daha faydalı olacağı kuruma zarardan başka bir şey üretmediğini herkes bildiği halde onuna çalışmak için atılmayan takla bırakmıyorlar.

Kafanı çeviriyorsun bir başka iş cambazı. Babasının siyaseti ile geçinen cambaz bir düzen tutturamayınca, etrafına çakal toplayıp her birine getirdiği iş üzerinden kemik verip düzenini sürdürmeye çalışıyor.

Diğer köşede tüm inşaatlarla üç kuruşa anlaşan profesyonel sahtekâr firma var. Hiçbir atama yapmadan, kiraladığı logolu bir araba ve asgari ücretli bir çalışanla inşaatları dolaşan bu sahtekar, uzman bile olup olmadığı belli olmayan çalışanı ile fatura dağıtıp tahsilat yapıyor. Müteahhit konudan habersiz işini yaptığını zanneden firmaya az (!) ama havaya para ödüyor. Hiçbir kuralı ve vazifeyi yerine getirmeyen şarlatan olası kazalarda da hiçbir sorumluluğu bulunmadığından, kiraladığı doktor diplomaları ile elini oğuşturup gelsin paralar modunda ticaretini devam ettiriyor.

Hop diğer köşeye bakıyoruz, kendini akli dengesi yerindedir raporu bile vermeye yetkili sanan sahtekar, hiçbir tetkik yaptırmadan işe giriş muayenesi yaparak kılçıksız soygunlara devam ediyor. Giriyorsun, sıfatına bakıyor. 40TL veriyorsun. Üzerine kaşe basılı ve imzalı muayene kağıdını adına düzenleyip eline veriyor ve sen mutlu bir şekilde yeni işverenine bu evrağı verip işe başlıyorsun. Hele doğum yerin biraz doğu illeri ise işin daha hızlı ve seri tamamlanıyor. Fatura yok, fiş yok, yetki yok, kılçık yok. Bir A4 kağıdı, bir yazıcı ve bir kaşe ile çözülmüş bir problem.

Biraz ileriye bakınca daha has sahtekarlar piyasaya çıkıyor. Abisinin hegemonyası ile mecburen verilen işlere yetişmeye çalışırken işin doğru yapılması ne gam… Bölgedeki her yatırımcının firmasına fatura kesmez ise işi yürümüyor. Makamdan bir türlü çıkmıyor evraklar. Organize cendere yani.

Anlayacağınız iş sağlığı ve güvenliği sektörü zor durumda. Siz kendi tedbirlerinizi sıkı tutun. Ne olur, ne olmaz.

Vesselam

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı