Yukarı Çık

15 TEMMUZ’UN YILDÖNÜMÜ

12 Temmuz 2020 Pazar 13:44:15
5102 kez okundu.

 

15 Temmuz 2016 tarihindeki kalkışma fetö hareketinin 100 yıllık finaliydi.

Milletimiz direndi.

Takiyye (İnancını ve fikirlerini gizleyerek yaşama) yaparak sinsi bir şekilde devlet organlarında örgütlenerek 2016 yılına kadar geldiler.

CİA ve MOSSAD gibi önde gelen gizli örgütlerin korumasında darbeye gidecek kadar cesaretlenip gizledikleri emellerini açığa vurdular.

Şehitler verdik.

Gazilerimiz oldu.

Lakin devleti vermedik.

Olaya biraz da Yalova yerelinde bakalım.

2010 yılından itibaren büyük bir cesaretle fetö örgütünü köşeme taşıdım.

Yazdım.

Bürokrasideki yapılanmalarını, öğrenci yetiştirmedeki örgütlü hareketlerini ve nihayet para-sermaye işinde tüm illerde devlet ihalelerine ve ticaret odalarının yönetimlerine el atmalarını daha 2011 yılında yazdım.

Bunlar cumhuriyeti yıkmak istiyor dedim.

Dediğimle kaldım.

Kimseye bir şey olmadı.

Aslına bakarsanız olan bana oldu.

Ne kadar hamle yaptıysam fetö örgütü geri püskürttü.

İlköğretim okullarına kadar el attılar.

Ne kadar zeki öğrenci varsa değirmenlerine su taşıyan öğretmenler tarafından kendilerine bağlandı.

Liseleri ele geçirdiler.

Kendilerine özerk üniversite kurdular.

İslam dininin güzel ilkelerini kullanarak takiyye yapıp halkımızı aldattılar.

Sınavlara hile karıştırıp bürokrasiye adam sokup tüm kurumları tuttular.

Hala da temizlenemedi.

Askeriye, adliye, emniyet ne varsa sızdılar.

En son iş dünyasını ele geçirdiler.

Ve 2016 yılının 15 Temmuz’unda kalkışma yaptılar.

Bir kısmı devlet kadrolarından temizlendi.

Hapis cezası aldılar.

İhtimal ki çoğunluğu cezalarını çekip çıktılar.

Sizce vaz geçmişler midir?

Ben ihtimal vermiyorum.

Çünkü onlar bazen Atatürkçü, bazen sosyal demokrat, bazen milliyetçi bazen de dindar kesimin yılmaz savunucusu gibi bukalemun misali bin bir kılığa girerler.

Nerede küçük bir olay varsa benzinle üstüne gidip yangın çıkarırlar.

Sosyal medyada algı oluştururlar.

Amaçları ülkemizin iç istikrarını bozmak ve dış dünyada itibar kaybettirmektir.

Yani vatan hainliğinden ödün vermezler.

Devletin her kurumu ve cumhuriyetin tüm siyasi partileri onlar için araçtır.

Her aracı kullanmak onların en birinci hedefidir.

Tüm yazdığım bu olumsuzlukları düzeltmenin tek bir yolu var.

O da eğitim sistemimizin devlet kontrolünde olması için en ciddi ve planlı adımları atmalıyız.

Denetim alanını en fazla özel okullarda yoğunlaştırmalıyız.

Başka başka tehlikeler de gelecekte karşımıza çıkabilir.

Eğer yüz yıllık cumhuriyetimizde devletimizin varlığına kastedecek nesiller ortaya çıkmışsa bunun suçunu kendimizde ve sürdüregeldiğimiz eğitim sisteminde aramalıyız.

Dünyada hiçbir devlet varlığına kastedecek nesillerin ortaya çıkmasına müsaade etmez.

Vatanını bırakıp başka vatanlara sığınacak kadar alçak duygulara bürünmüş bir sürü insan bizim okullarımızda eğitim aldı.

Nasıl oldu bu?

Bunları düşünmeliyiz.

Şimdi hepsi cezalarını çekti.

Büyük çoğunluğu yeniden aramıza katıldı.

Şapkayı önümüze koyup çok sağlıklı düşünmeliyiz.

Türk gençliğinin elli yılını çalan takiyyeci örgütün yeniden canlanmasına engel olurken buna benzer başka gurupların önünü açmamalıyız.

Allah, bir daha bu ülkeye 15 Temmuz gibi haince bir kalkışma yaşatmasın.

Hala bürokrasinin içindeki kriptolar temizlenemedi.

El altından çalışıyorlar.

15 Temmuz’u bütün acılarıyla tekrar yaşarken bu ince ayrıntılara dikkat etmeliyiz.

Allah, devletimize ve milletimize zeval vermesin.

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı