Yukarı Çık

RÜZGARDA EĞİLEN BAMBUNUN BİLGELİĞİ

17 Haziran 2020 Çarşamba 15:39:22
3718 kez okundu.

 

 

Hep bir şeyleri düzenlemeye çalışıyoruz, hep bir şeyleri doğru bildiğimiz şekillere getirmeye çalışıyoruz. İşyerimizde bunu yapmaya çalışıyoruz, evimizde yapmaya çalışıyoruz. Şehrimizde, ülkemizde hatta küresel sorunlarda bile bunu yapmaya çalışıyoruz. Mesela sahilde çekirdek kabukları yere atılmasın istiyoruz, facebook'ta böyle bir resmin altına yorum yazarakta olsa bu yönde bir tavır koyuyoruz. Mesela ülke genelinde maske ve sosyal mesafe kurallarına uyulsun istiyoruz, bu konuda da en azından çevremizle konuşarak bir tavır oluşturmaya çalışıyoruz. Dünya genelinde açlık ve susuzluk sorununun azaltılması veya ozon tabakası için, fırsatımız olduğunda küçük bile olsa bir şeyler yapalım istiyoruz. Hatta bazen bazı konularda işi çok daha yoğun mücadelelere de dökebiliyoruz. Zaman zaman sivil toplum kuruluşlarında, arkadaş gruplarında, siyasi yapılarda ve hatta aile çevrelerinde doğru ve iyi olduğunu düşündüğümüz bazı vizyonlar üretip, çevremizdekileri bu yöne doğru götürmeye çalışıyoruz. Bazen de çok parlak olduğunu düşündüğümüz bazı fikirlerimizin mutlaka destekleneceğini zannediyoruz. Sonra bir de bakıyoruz ki, meselelerin çoğu; olsun istediğimiz yönde değil, olmamasını istediğimiz yönde gelişiyor; STK'da da, ailede de, şehirde de, ülkede de, dünyada da. Bizse boşa çıkan mücadelenin, boşa harcanan enerjinin üzüntüsünü yaşıyoruz...

*****

Çevremizi iyi ve güzel olduğunu düşündüğümüz seçeneklere doğru yönlendirme çabalarımızın pek çok zaman boşa çıkması, hüsrana uğramamız, bizi kendi iyi ve güzellerimizi sorgulamaya götürdüğü gibi, belki daha da çok, çabalama yöntemimizi sorgulamaya götürür (veya götürmelidir). İşte bu noktada ''wuwei'' kavramı karşımıza çıkıyor. İlk olarak oğlum Baha'dan duydum bu kavramı. Baha wuwei'yi şöyle tanımladı bana: ''wuwei, enerjiyi sorunu çözmeye değil, sakinleşmeye harcamanın yolu, yeteri kadar sakinleşince çözüm sana gelir, wuwei'nin son noktası İslam'ın ''kamil insan'' olmak, budizmin buda olmak dediği şeydir''...

*****

2500 yıl önce Çin'de yaşamış olan büyük düşünür Lao Zi, yaşamın doğal akışıyla kavgaya girmemek gerektiğini vurguluyor. Bu tavrı, ''hareketsizlik'' anlamına gelen ''wuwei'' kavramıyla tanımlıyor. Wuwei, barışı ve uyumu sağlayabilmek için hırslara ve arzulara çok bağlı olmayan sade bir yaşam biçimi öneriyor. Sürekli bir yerlere varmaya ve bir şeylere sahip olmaya çalışmak yerine, halihazırda olduğumuz yere ve sahip olduğumuz şeylere değer vermeye odaklı bir kavram. Bizim kültürümüzdeki ''şükür'' kavramına oldukça benziyor. Tabii yüzeysel ve lafta değil gerçekten içselleştirilebilmiş bir ''şükür'' (tabii ki iki kavramın tıpatıp aynı olduğunu iddia etmiyorum)...

Wuwei problemleri çözmeye çalışmak yerine onların kendi kendilerine çözülmesini öneriyor. Bunun espirili formülünü yıllar önce Demirel söylemişti, ''meseleleri mesele yapmazsanız, ortada mesele kalmaz''...

*****

Geçenlerde bir yazı okudum (yazarı gerçek ismini yazmadığı için veremiyorum), bir ördek sürüsünün gözlemi hakkındaydı. Sürü gölün üzerinde uyuklarken, iki ördek kavgaya tutuşmuş, kavga sonunda biri öbürünü alt etmiş ama nedense hıncını alamamış ve rakibini öldürmeye çalışıyormuş. Uyuklayan ördekler birden topluca dönmüşler ve kavganın olduğu yöne doğru yavaşca yönelmişler. Bunu gören galip ördek mağlubu bırakmış, sonra yine sürü ve kavga edenler uyuklama moduna dönmüşler. Ne kavgada aşırı gideni cezalandırmaya kalkmışlar, ne de biraz önce ölmek üzere olana geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuşlar, yaşam hiç bir şey olmamış gibi devam etmiş...

Lao Zi bunu bir wuwei örneği olarak kabul eder miydi bilmiyorum ama yine de önemli bir gözlem olarak gördüğümden yazmak istedim...

*****

Rüzgarda eğilen bambu, wuwei için sanıyorum iyi bir örnek. Bambu, ''rüzgar çıksa da ben dik dururum'' kompleksine kapılmıyor. Yani sadece çiğdemde değil bambuda da dervişlik var...

Bazı Çinli şairler de wuwei'yi çakırkeyif olmanın rahatlığına ve kaygısızlığına benzetmişler... 

Özellikle son iki yüz yıldır dünyada insanlar kavgaya ve kazanma hırsına (güç, para vs.) fazlasıyla yönlendirildikleri için, wuwei günümüz insanının burun kıvırıp geçeceği bir kavram (dilimizden düşürmediğimiz şükür kavramını da genel olarak  içselleştirebilmiş değiliz, bence). Böyle bir kavrama hak ettiği değeri verebilmemiz için daha çok fırın ekmek yememiz ve daha çok üzüntüler yaşamamız gerektiğini düşünüyorum...

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı