Yukarı Çık
Zeynep TAŞTAN

Zeynep TAŞTAN

El ele, gönül gönüle verelim ve bu belayı hep birlikte defedelim.

EL ELE, GÖNÜL GÖNÜLE

27 Mart 2020 Cuma 12:34:11
2008 kez okundu.

Yaklaşık 1,5-2 haftadır koronovirüs tedbirleri kapsamında kısmi olarak karantina uygulaması içerisindeyiz. İçişleri Bakanlığı genelgesi ile 65 yaş üstü büyüklerimize de sokağa çıkma yasağı getirildi. Yetkililer, vatandaşa zorunlu olmadıkça sokağa çıkılmaması çağrısında bulunuyor. Ama ısrarla sokağa çıkmaya devam edenler oldu. Çözüm olarak belediyeler, parkları, oturma alanlarını ve bankları toplamak ya da kapatmak ile buldu. Vefa grupları kurulmasına, askerimizin ve polisimizin yaşlılarımıza desteğe gitmesine rağmen sokağa çıkmaya devam edenler, halk sağlığını tehdit eden kişilerdir. Lütfen devletin, milletin selameti için verdiği bu çağrıya uyun. Bu belayı defetmek için inanın bu belayı yenmek için bu çağrılara kulak vermek gerek...

*****

Geçen hafta köşemde marketlerde yapılan fahiş fiyat uygulamasına değinmiştim. Devletimiz elinden geleni ziyadesiyle yapıyor. Ama ısrarla kul hakkına girmeye devam eden firmalar var. Yalova'nın köklü marketlerinden birinden, 1 kg tereyağ, bir kalıp beyaz peynir ve 1 kg kaşar peynir aldım. Kasaya geldiğimde büyük bir şok ile karşılaştım. Hepi-topu 3 parça malzemeye 153 TL ödedim. Kasadaki kıza 'bir yanlışlık mı var' diye sordum. Fişini beraber kontrol ettik. Herhangi bir yanlışlık yoktu. İhtiyacım olduğu için mecburen almak zorunda kaldım. Ama bu virüs belası bittikten sonra tekrar o marketten alışveriş yapar mısınız diye sorarsanız size 'hayır' derim. Çünkü kul hakkına giren bu işletmeden alışveriş yapılmaz. Denetimleri yapan kurumlarımız, bu firmayı fark ederek gerekli yaptırımları uygulayacağından hiç şüphem yok.

******

Devlet-millet olarak el ele verdik. Her badirede olduğu gibi arada da bazı pürüzlük yapanlar çıkıyor. Yetim kalan camilerimizden yatsı ezanı sonrası dualar ediliyor. Balkonlardan 'amin' sesleri hep bir ağızdan yükseliyor. Bizim duaya da ihtiyacımız var. Sağlıkçılar-doktorlar ile imamları kıyaslayan bir güruh var. Bizim sağlığa da ihtiyacımız var, duaya da. Bu konunun siyaset malzemesi yapılmaması gerekir. Milletçe zor dönemden geçiyoruz. El ele, gönül gönüle verelim ve bu belayı hep birlikte defedelim.

 

TIP LİTERATÜRÜNDE YENİ TERİM: KORONOFOBİ

Vatandaşın tedirgin olması ve medyanın da biraz abartmasıyla insanlarda artık yeni bir fobi ortaya çıkmaya başladı: koronofobi. Öksürüyorum acaba korona mı oldum? Biraz ateşim var gibi acaba bulaştı mı? Başıma ağrı girdi, omzum ağrıyor, ellerim uyuşuyor acaba taşıyıcı mıyım? gibi paranoyak düşünceler içine giren vatandaşlarımız var. Koronavirüs salgınından korkmak anlamına gelen koronofobi rahatsızlığı, salgının kendisinden daha hızlı yayılıyor. 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan koronavirüs korkusuyla ilgili, "Şu anda koronavirüsle ilgili yeni bir hastalık çıktı diyebiliriz. Adına koronafobi denebilir. Bunun muhakkak psikolojik ve sosyal sonuçları olacaktır" dedi. Vatandaşlardan bazıları da koronavirüsten korktukları için sosyal yaşantılarının kısıtlandığını ve sosyal medyadaki asılsız paylaşımların onları paranoyaklaştırdığını söylerken, bazıları da bu paylaşımları dikkate almadığını söyledi.

KORONAFOBİYE DUR DEMENİN YOLLARI

"Eğer hafif de olsa hastalık belirtileri varsa veya şüpheli kişilerle temas öyküsü varsa 14 gün kendinize mutlak izolasyon uygulayın" diyen Dr. Kendirlioğlu, bu süreçte herkesin zihinsel dayanıklılığını arttırması gerektiğini söyleyerek, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

Kovid-19 ile ilgili konuşmaya ve dinlemeye gereğinden fazla maruz kalmayın. Tekrarlayan biçimde krizi konuşmak endişeye neden olur. Bedeninize iyi bakın. Sağlıklı, dengeli yemekler yemeye çalışın. Düzenli egzersiz yapın. Her sabah ev ortamında da basitçe yapabileceğiniz aerobik hareketler güne zinde başlamanızı sağlar. Endişe ve kaygınızı da yatıştırır, moralinizi yerine getirir. Uyku saatlerinize dikkat edin. Alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durun. Rahatlamak için bu durumun geçici olduğunu kendinize sık sık hatırlatın. Normal yaşamınıza dönmek, kendinizin ve çevrenizdekilerin moralini yüksek tutmak için sevdiğiniz aktiviteleri birlikte yapmaya çalışın. Telefon ya da görüntülü konuşmayla arkadaşınız ya da aile üyenizle sık sık iletişime geçin. Sadece virüs ya da salgınla ilgili konuşmayın. Neler yaptığınızı, gelecekle ilgili olumlu planlarınızı anlatın. Evin dışına çıktığınızda kalabalık ortamlarda bulunmaktan ve toplu taşım araçlarını kullanmaktan kaçının, sosyal mesafeye dikkat ederek sağlıklı ilişkileri sürdürün. Kişilerle aranızda en az 1 metre mesafe olmalı. Umut duygusunu koruyun ve olumlu düşünmeyi sürdürün. Kovid-19 hakkında sadece güvenilir bilgileri paylaşın. Doğru bilgileri paylaşmanız başkalarının korkularını yatıştırmanıza ve onlarla bağ kurmanıza da yardımcı olabilir. Nefes ve gevşeme egzersizleri yapın. Sosyal mesafeyi koruyarak ve kendiniz ile çevrenizdekileri riske atmadan kısa süreli yürüyüşler yapabilirsiniz. Sürekli evde ve hareketsiz kalmak bir süre sonra isteksizliğe ve o da mutsuzluğa neden olabilir.

 

HAVA KİRLİLİĞİ YÜZDE 30 AZALDI

Koronavirüsü salgını nedeniyle insanların dışarı çıkmaması ve trafik yoğunluğunun azalması hava kalitesini iyileştirdi. Yalova'da hava kirliliği yüzde 30 azaldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hava kirliliği izleme verilerine göre Yalova' Merkez'de kalitenin 'iyi' kategorisinde olduğu belirtildi. Ne diyelim bu korona belası arada işe yarıyormuş demek ki. Artık daha temiz bir havayı soluyoruz. 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı