Yukarı Çık

TARİHE TANIKLIK EDİYORUZ…

23 Mart 2020 Pazartesi 13:24:38
2127 kez okundu.

 

 

        Bu günlerde insanlık tarihinin önemli olaylarından birine tanıklık ediyoruz. ''Tanık olmasaydık daha iyi olurdu'' diyeceksiniz, ben de aynı fikirdeyim. Ama var olan durumu değiştirmeye gücümüz yetmediğine göre, elimizden gelen tedbirleri aldıktan sonra, moralimizi bozmak yerine tanıklık fonksiyonumuza odaklanabiliriz, bence.

        Elimizden gelen önlemlerin başında karantina meselesi geliyor. Biz de ofis olarak evden hizmet veriyoruz. Ancak sokaktaki insanlara bakınca, bu işi yeterince ciddiye almadığımız anlaşılıyor. Bizim sitenin basketbol sahasında geçen akşam aynı anda çeşitli yaşlarda 30-40 çocuk birden gördüm. İçiçe basketbol ve futbol oynamaya çalışıyorlardı. Yaşlı bir yakınımın oğlu ve ailesi ise, verilen izni fırsat bilip kalkmış bir büyük şehirden annelerinin yanına gelmişler. Yani karantina meselesinde Çin gibi ciddi değil, biraz İtalya gibi Akdenizli tablosu çiziyoruz, ne yazık ki...

        Gelinen noktada modern tıp ile sağlık çalışanlarını birbirinden ayırmak istiyorum. Bence modern tıp, genellikle olduğu gibi yine iyi bir sınav verememekte. Çocukluğumdan beri nasıl baş döndürücü bir hızla ilerlediğini (!) basından takip ettiğim ilaç ve tıbbi cihaz sektörü, bir grip virüsü karşısında çaresiz kaldı. Sağlık sektöründe gerçek anlamda bir ilerlemenin varlığı hakkındaki kuşkularım bu günlerde daha da arttı. Üstelik 1960'lardan beri bilinen bir virüs bu corona. Ancak sağlık çalışanları (doktorlar, hemşireler, eczacılar ve tüm çalışanlar) son derece özverili bir mücadele içindeler ve daha da büyük bir mücadeleye hazırlanıyorlar. Bu salgın etkisini yitirdiğinde, toplum olarak sağlık çalışanlarına nasıl teşekkür edileceğine dair şimdiden tasarımlar yapmalıyız. Sağlık Bakanının da süreci bu güne kadar iyi yönettiğini düşünüyorum...

         Karantina, çok sık el yıkama, sosyal mesafeyi koruma gibi önlemleri katı bir şekilde uygulamalıyız ama konuya pozitif bakma çabamızı da kaybetmemeliyiz. Mesela Yavuz Dizdar panik yapacak bir mesele olmadığını iddia ediyor. Tüm önlemleri alalım ama Yavuz hocanın da haklı çıkmasını ümit edelim, derim. Sonra 2002'de SARS, 2012'de MERS'le boğuştu dünya. Her ikisi de koronavirüs enfeksiyonlarıydı. SARS yine Çin'de çıkmıştı ve ölüm oranı %10'du, MERS ise Cidde'de çıkmıştı ve maalesef yakalananların %37'sini öldürüyordu. Bugünkü virüs Covid-19'un ise öldürme oranı % 4'ün altında (normal gribin bile öldürme oranı binde birdir). SARS ve MERS yok edilmiş değiller ama neredeyse sıfıra yakın bir noktaya indirildiler, Covid-19 biraz uğraştıracak gibi görünüyor ama önlemlere sıkı uyulursa onun da (tamamen yok edilemese de) insanların uzağında kalması sağlanacak sonunda...

        Koronovirüsler dünyanın muhtemelen insanoğlundan daha eski sakinleri. Örneğin MÖ 8000 civarında var oldukları (virüsler canlı varlıklar olmadıkları için yaşadıkları demek zor) saptanmış. Eğer bir gün insanoğlu dünyada yaşayamaz hale gelirse, koronovirüsler yine de var olmaya devam edebilirler. Bugüne tekrar gelecek olursak, önlemler çok belli ve çok basit. Sadece gevşeklik değil, kararlılık gerektiriyor. Çin kararlılık göstererek nüfusunun binde biri bile virüsle tanışmadan salgının önünü aldı. Evet, Çin'de yaşayanların binde biri bile hasta olmadı. Bu, Yalova'da %95'i oldukça hafif seyredecek olan en fazla 200 hasta ile (tabii ki daha da az olmasını diliyorum) bu mücadelenin sonlandırılması demek. Umarım Akdenizli gibi değil Çin'li gibi bir mücadele veririz... 

        Ciddi bir yaklaşımla problemin önünü nisan sonuna doğru almış olacağımızı zannediyorum. Sonra da, umarım olmaz ama kasım ayında gelmesi muhtemel olan yeni dalgaya hazırlanacağız. Konuya dair komplo teorilerinin içinde haklılık payı olanlar var mı, bunu da zaman içinde anlayacağız. Yaşadığımız salgında devletlerin, ekonomilerin ve sağlık sektörünün çok hazırlıklı olmadıklarını gördük, eğer gerçekleşirse yeni dalgada sanırım bu kadar hazırlıksız olmayacağız. 

         İçinde olduğumuz bu günlerde belki henüz çok fazla ihtiyaç duyulmayan toplumsal dayanışmaya da, zaman ilerledikçe çok ihtiyaç duyacağımızı sanıyorum. Bu salgının bize, insanoğlu olarak pek fazla aşina olmadığımız dayanışma duygusunu öğreteceğine inanıyorum. Dünya, Türkiye ve Yalova olarak bugün ve sonrasında başarılı bir mücadele vereceğimizi umuyor ve diliyorum... 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı