Yukarı Çık

İnsan hafızası güvenilir değildir..

14 Ocak 2020 Salı 15:11:41
293 kez okundu.

 

 

İnsanoğlunun tarih boyunca gösterdiği gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda, sahip olduğumuz hafızanın önemini daha iyi anlayabiliyoruz. Öyle ki, geçmişe dair anıların hatırlanabildiği ve bir sonraki adıma geçebilmek için yeri geldiğinde bilgi kaynağı olarak kullandığımız bir belleğimiz olmasaydı hala insanlığın ilk ortaya çıktığı dönemin koşullarında yaşıyor olurduk. Ancak, çoğu insan zekâ ve eğitimden bağımsız olarak düşünüldüğünde hafıza hakkında oldukça sınırlı bilgiye sahiptir. Oysa, hafızanın nasıl işlediği ve sınırları ile ilgili bilgi sahibi olmak oldukça önemlidir. Çünkü bu konudaki bilgi eksikliği, insanların kişisel ve mesleki yaşamlarında kritik hatalar yapmasına sebep olabilmektedir.

İnsan hafızası ile ilgili bilinmesi gereken ilk ve en önemli kural; hafızanın güvenilir olmadığıdır. Hafıza, hayatımızda olan biten her şeyin doğru ve detaylı olarak depolandığı bir kayıt mekanizması değildir. Yaşam boyunca öğrendiğiniz bilgiler ve anılarınız asıl halleriyle değil değişime uğrayarak hafızanıza aktarılabilir. Bu sebeple, sahip olduğunuz anıların tamamen doğru olduğuna inanmak pek de akıllıca olmayacaktır.

Hafıza, günlük hayattaki günlük işlevlerinizi gerçekleştirebilmeniz ve geleceği planlamada kullanabileceğiniz paket bilgilerdir. Beyninizin size geçmişte gerçeklesen bir olay hakkında bir hikâye anlattığını düşünün. Bu hikâye, gözlemlere, duygulara, kokulara vb. şeylere dayanmaktadır. Oluşturduğunuz anılar, sizin çevrenizde olan bitenleri nasıl algıladığınızla ve kullandığınızla ilgilidir, objektif (tarafsız) değildir.

Hafıza sayesinde insanlar iki milyon yıldan fazla süredir hayatta kalabildi ancak günümüzde hafızanın tam olarak anlaşılamaması hızlı değişen dünyada birçok problemin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bu problemlerin en önemlisi anıların yanlış hatırlanması ya da var olmayan anıların yaratılmasıdır. Örneğin, bir insan çocukluğunda olan bir olayı yanlış bir şekilde hatırlayabilir ya da etkili bir yönlendirme ile hiç gerçekleşmemiş bir olayı gerçekleşmiş gibi hatırlayabilir. Hafızanın bu değişkenliği özellikle yasal ortamlarda ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Görgü tanıklığının dava sürecinde kullanıldığı cinsel istismar gibi ciddi suçlarda hatalı hafızadan dolayı masum birisi hüküm giyerken, gerçek suçlunun serbest kalmasına da sebep olabilir. Dolayısıyla, hafızanın sağladığı anıların gerçek ve yanlış bilgilerin kombinasyonu olabileceğini göz önünde bulundurduğumuzda, hatırladığımız şeylerin ne kadarının gerçek olduğunu ve ne kadarının sadece bir yanılsama olduğunu sorgulamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Hatalı hafıza problemini arttıran belli tetikleyiciler vardır..

Hafızanızdaki bilgilerin kalıcı olmaması zaman içinde sürekli olarak değişmesine neden olur. Bu süreçte çeşitli olaylar hatalı anılar geliştirilme olasılığını arttırır.

Görgü tanıklığı; bir trafik kazasına ya da suça tanık olduğunuzda tanıklığınız her ne kadar önemli olsa da bir kesinlik ifade etmez. Çünkü, tanıklık sürecinde insanların olayları anlatış ve sorgulayış biçimleri hatta olayı ifade ederken kullanılan kelime seçiminin bile asil hikâyeyi değiştirebilme gücü vardır. Olaylardaki boşluklar belleğiniz tarafından doldurulabilir bu da gerçek hikâyenin sizin düşünce yapınıza göre yorumlanmış bir versiyonu olarak sunulmasına sebep olur.

Travma; araştırmalara göre yaşanan travma, stres ve depresyonun insanların sahte anılar üretme olasılığını daha da arttırdığı görülmüştür. Olumsuz olaylar, olumlu ya da nötr olan olaylardan ziyade daha fazla yanlış anı üretebilmektedir.

Obsesif Kompülsif Bozukluk (Takıntılar): takıntı problemi olan insanlarda sıklıkla hafıza problemleri görülür (ocağın altını kapatıp kapatmadığından, kapıyı kilitlediğinden emin olamama gibi). Bu yüzden, bu kişilerin sahte anılar yaratma olasılığı daha fazladır çünkü kendi anılarına güvenemezler.

Yaşlılık; hemyukarıda bahsi geçen bireysel sebeplerden hem de ilerleyen yaşın etkisiyle hafızadaki mevcut bilgiler zaman içinde değişir ve detaylar azalmaya baslar. Detaylar kaybolurken, belleğin özü güçlenir, örneğin, yaz tatili için gittiğiniz bir plajı hatırlayabilirsiniz, ancak otelin adını, kaldığınız şehri ya da havanın nasıl olduğunu hatırlamayabilirsiniz.

Hatalı hafıza problemi konusunda ne yapabilirsiniz?

Hafızanın her an ve her koşulda adeta bir kayıtcihazı gibi çalışmasını sağlamak mümkün değildir. Bu sebeple, sahip olduğunuz anılarınız konusunda kendinize her zaman yanılmapayı vermeniz daha güvenli bir yol olacaktır. Anılarınızı değerlendirirken ya da bir olayı hatırlarken kendi anılarınızı sizden bağımsız kanıtlarla karşılaştırıp kendi anılarınızın doğruluğunu ya da hatalı olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Sahte anılarınız size oldukça gerçek görünebilir. Onlara olan güveniniz, onları daha somut gösterebilir, ancak gerçekliğini garanti etmez.

Aynı şekilde, hatalı anılarınızın varlığı, hafızanızın kötü olduğu veya Demans ya da Alzheimer gibi bir hastalığınız olduğu anlamına da gelmez. Yanlış anılar, iyi ya da kötü, insan olmanın ve beynin doğal yapısının bir unsurudur.

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı