Yukarı Çık

YALOVA TARİHİNDEN BİR YAPRAK: AKKÖYLÜ İBO

12 Ocak 2020 Pazar 12:15:16
573 kez okundu.

 

Yayınladığım belge1919 yılının sonuna ait.

Yaklaşık bir yıl sonra Yalova, Yunanlılar tarafından işgal edildi.

Bu bir yıllık süreçte Yalova ve çevresinde hâkimiyet çetelerin elinde. Gürcü, Laz, Çerkes, Kürt ve Arnavut çetelerin kendilerine ait özel bölgeleri oluşurken Ermeni ve Rum çeteler de çevrede terör estirmekteydi. Güvenlik güçleri asayişi sağlayamadığı için her topluluk kendini çeteler kurarak koruma altına almak istiyordu.

Bu çete savaşları içinde Akköylü İbo’nun kestiği bir racondan örnek vermek istiyorum.

Aynı zamanda bir Arnavut olan Gemlik Jandarma Komutanı Yüzbaşı İbrahim, Arnavut çetesinin faaliyetlerine göz yumarken diğer çeteleri birbirine düşürme gibi eylemlerin içine girince Akköylü İbo’nun tepkisiyle karşılaşıyor.

Halkın önünde Gemlik Jandarma Komutanı Yüzbaşı İbrahim’i azarlıyor. Hatta İbo’nun tehdidine maruz kalıyor. Başka bir belgede tokat attığı ifade ediliyor. Ortalık karışıyor. Konu İçişleri Bakanlığı’na taşınıyor.

Kasım 1920’de Yalova işgale uğruyor.

Çeteler dağılıyor. Herkes canının derdine düşüyor. Büyük Taarruz’dansonra sağ kalabilenler tekrar Yalova’ya dönüyor.

Akköylü İbo’da yerleşik hayata geçiyor. 2 Aralık 1929 tarihinde Yalova iskelesinin önünde Hükümet Konağı yanında ismi meçhul bir kişi tarafından vuruluyor. Vurulduğu tarihte de Yalova jandarma komutanı Arnavut’tur.

Eşkıya günlerinin rekabeti, yıllar sonra suikast hesaplaşmasıyla neticeleniyor.

Yalova tarihinde derin bir mevzu. Tahmin ve kişisel yorumlarla açıklanan bir konu haline dönüşüyor. Olayların derinliğini bilemeyenler şehir efsaneleriyle tarih yazmaya çalışıyorlar.

Zamanı geldikçe ya da toplum tarafından tarihi gerçeklerin hazmedileceğine inandıkça bazı belgeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Lakin bu işlerin içine Atatürk’ü karıştırmak büyük bir haksızlıktır.

Belgenin sadeleştirilmiş halini sizlere sunuyorum:

“Bursa Vilayeti, Mektup Kalemi

Gemlik kaymakamlığının 8 Kasım 1919 tarih ve 542 numaralı cevapnamesi suretidir.

İşbu yüce makamınızın yazılarındaki ekli raporu okudum. İş bu namı diğer İbrahim Ağa önceki ay, birkaç silahlı arkadaşıyla kazamıza bağlı Karacaali’ye gelerek köye gelecek Lazlara, Gürcülere dokunulmamasını fakat Arnavut görürlerse vurmaları hakkında tembihlerde bulundu. Silahlı olarak kaza dâhilinde dolaşıp gözlem yapmanın ve halkı yekdiğeri aleyhinde kışkırtmanın uygun bir davranış olmayacağı nedeniyle kendisininkaza dışına çıkmasının istenmesi, kaza jandarma bölük kumandanı tarafından İbo’ya belirtildi.

Ancak Yüzbaşı İbrahim Bey, İbo’ya bizzat anlatımda bulunmuş, bu kişi bu uyarılara bağlı olarak üzüntü verici bir açıklamayla kumandana bir yazı gönderip gitmiştir. Bölük kumandanı, İbo’nun köyde halkın önünde ifade etmiş olduğu uygunsuz ihtarını ilgili makamlara bildirdi. Jandarma kumandanının Kürtleri ve Lazları birbirine kırdırmakta olduğu iddiası da gerçeğe uygun değildir. Sonrasında ortaya çıkan Kürt Muhammed Ali Çetesi faaliyetlerine devam ederken Karacaali köyü civarında jandarma birliği, çete ile temas etmişti. 

Bunları takip eden müfrezeye daha evvel katılmış olan çete reisi Gürcü Muhammed Ali ile birkaç arkadaşının askeri birliğe katılımı ve yardımı sağlanmış, Kürt çetesiyle ortaya çıkan çatışmada eşkıyadan beş on Kürt ölü olarak ele geçirilmiştir. Gürcülerin askeri birlikle hareket etmeleri bölük kumandanının Gürcüleri, Kürtleri birbirine vurdurmakta olduğu dedikodusunun çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bölük komutanı bugün sahip olduğu görüşleri eyleme döker ve hükümetin güvenliğinin sağlanması başarısına sahip olabilse kazamız da onun bu hizmetinden faydalanmış olacaktı. Çünkü kazamızın Yalıboyu köylerinde yaşanan hırsızlıkların ve değişik olayların failleri Yalova Laz ve Gürcüleridir. Bunlar orada kontrol altına alındığı ve bizim köylülerden hırsızlık ve eşkıyalık yapanların o havalide olay yapmalarına meydan verilmemesi halinde sükûn ve huzur tamamıyla sağlanmış olur. İbo, bir hafta önce rapor sahibi Hayri Bey ve İngiliz temsilcisi Mister Siletit ile birlikte Gemlik’e gelmiş ve kendisi ile bu hususlar görüşülmüş ve bölük kumandanıyla aralarında ki yanlış anlaşılmaların azaltılmasına çalışmıştır. Esasen bölük kumandanı Yüzbaşı İbrahim Bey, şimdiye kadar mıntıkasında yaşanan olayların faillerinin yakalanmasında ve cezalandırılmasında övgüye değer bir başarı gösteremediğinden halk nazarında bir nüfuz ve takdir kazanamamıştır.

Binaenaleyh iddia olunan işleri yapmaya güç ve yeteneği yoktur. Bu propaganda evvelce İbo tarafından özel bir gaye üzerine başlamıştı. Eğer İbo sonradan yaptığı görüşmesiyle ilgili konularda, fikir değişikliğine gitmedi ise Jandarma Bölük Kumandanını görevden aldırmak için ordumuza olay yaptırması pek muhtemeldir. Bunu zaman göstereceğinden şimdilik bu konuda basit değerlendirmeler yapmak mümkün değildir. Olayların gerçekliğinin bu merkezde olduğunun arz edilmesiyle, konu, güvenliğin sağlayıcısı vilayet makamına takdim olunur.Aslına uygundur.(imza-Mühür)”   (Devlet Arşivleri, Osmanlı Arşivi: İUM-E-115-71-5-/1338-RA-9)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı