Yukarı Çık

    BİR KEDİ İLE BERABER YAŞAMAK…

7 Ekim 2019 Pazartesi 15:32:24
632 kez okundu.

            

                Evde bizimle yaşayan bir kedimiz var, adı Dost. Aslında bizim de değil, oğlum Baha’nın kedisi. “Kedisi” demek sanıyorum yanlış oldu,  “arkadaşı” hatta “kardeşi”…

                Evde bir kedi ile beraber yaşamadan önce, kedilerin insana mesafeli duran ve de algılama kapasitesi zayıf canlılar olduğunu sanıyordum. Her iki varsayımımda da yanıldığımı anladım; kediler neredeyse köpekler gibi çok yakın ilişkiye girebiliyorlar ve zihin dünyaları zannedilenden çok daha geniş(belki de bizim ki kadar geniş). Her gün bir okula gider gibi yeni şeyler öğrendiğimiz yaşam yolculuklarımızda, bir kedinin size öğretebileceği pek çok ders var ve bu dersleri bir kediden başkasından öğrenemezsiniz. Bu nedenle her evde en az bir kedi ile beraber yaşanmasını öneriyorum...

Kedi ile yaşamda tereddüt edilmesine neden olan konuların başında galiba, “kedi tüyünün kist yaptığı”’na dair tevatür geliyor. Bu yaygın ama doğru bir söylenti değil.

                Düzenli veteriner kontrolü yapılan bir evcil hayvanın size hastalık ya da parazit bulaştırma riski yok denebilecek düzeyde. Kedi tüyü iç organlarda tutunarak herhangi bir kiste neden olmuyor. Bunu yapan bir çeşit parazit (Echinococcusgranulosus). Düzenli parazit mücadelesi veteriner tarafından yapılan bir kedide bu parazitin olma şansı yok. Yani kist yapan, evcil hayvanınızın tüyü değil. Evcil hayvanınıza bulaşan parazit yumurtalarının ağız yoluyla alınmasıyla gerçekleşen paraziter bir hastalıktır kist. Bu paraziti; yıkanmamış çiğ sebze veya meyve ile ya da yediğiniz çiğ et ve et ürünleri ile de alma ihtimaliniz var. Yani evcil hayvanlarınızın, gerekli bakımları yapıldığı takdirde, tehlikeli parazitleri taşıma ihtimalleri yok, diyor işin uzmanları...

Yani, düzenli olarak iç parazit aşıları yapılan ve çiğ gıdalarla beslenmeyen evcil hayvanlardan kist bulaşması mümkün görünmüyor. Bu kistin, kedi besleyen kişilere oranla, hayatı boyunca hiç kedi ile teması olmayan insanlarda görülme olasılığı daha yüksek. Kiste neden olan parazit kediden değil ama; tuvaletlerden, çiğ köfteden, iyi yıkanmayan meyve ve sebzelerden çok rahat alınabilir.

Hatta konuyla ilgili şöyle bir yorum da söz konusu: Echinococcusgranulosus, echinococcus cinsine bağlı zoonoz karakterde bir hastalıktır. F akat sanılanın aksine kedilerde bulunan parazitler seksüel olgunluğa erişemezler. Yani insanları enfekte edebilecek yumurtaları üretemezler. Dolayısıyla kedimiz echinococcusgranulosus denilen parazitle enfekte olsa bile insanlar için bir tehlike kaynağı olmaz. Echinococcus cinsine bağlı diğer bir tür ise echinococcusmultilocularis’tir. Yumurtaları insanlar tarafından alındığında alveolar kist denilen bir kiste neden olur. Fakat  echinococcusmultilocularis'in Türkiye'de çok küçük bir bölgede (Kars, Iğdır civarı soğuk iklim bölgeleri) görülmesi ve özellikle tilkilerle, tarla fareleri arasında seyreden bir biyolojiye sahip olması bu parazitin bize bulaşma ihtimalini fazlasıyla azaltmaktadır. Bizim evcil kedimiz bu döngünün içine, ya tilkinin gelip kedimizin yiyebileceği bir şeylerin üzerine dışkılamasıyla ya da kedimizin bulduğu enfekte fareleri tüketmesiyle girebilir. Her iki koşulda da evcil kedimizin bu enfeksiyonu alabilmesi oldukça uç bir örnek olmaktadır.

                Netice olarak, yaşamınıza herhangi bir olumsuzluk getirmeyen ve çok az ilgiyle yetinme özelliği olan kediye evimizde yer açmanın, manevi dünyamızı zenginleştireceğine inanıyorum. Bu zenginleşme şansını kendinize tanıyın derim…

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı