Yukarı Çık

YENİ ÖĞRETİM YILI VE YALOVAMIZ

8 Eylül 2019 Pazar 14:44:32
581 kez okundu.

 

Okullar açıldı.

Her yönüyle ülkemize ve Yalovamıza hayırlı olsun.

Eğitimdeki sorunlarımız her yeni planlamadan sonra yeni boyutlu meselelerle devam ediyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse eğitimin sorunları bitmez.

Eğitimde yenileşme önemli bir hamledir. Lakin geçmişte yaşanan tecrübelerden bir takım olumlu uygulamaları silip atmamak gerekir.

Yalova yıllarca eğitimde ülke genelinde hep zirvede yer aldı.

Son yıllar bir düşüş yaşıyoruz.

Bu düşüşün o kadar çok sebebi var ki…

Kısa bir makalede anlatılacak gibi değil.

Başarısızlığı,öğrenciden yukarı doğru alarak görmeye çalışmak yanlış bir bakış açısıdır.

Çocuğun başarısız olması, sistemin ve sistemi uygulayanların performansı ile alakalıdır.

Çocuk bir ham maddedir.

O hammaddeyi işleyemeyen ustayı sorgulamak gerekir.

Olaya yukarıdan aşağı bakınca…

Eğitimin en büyük sorunu idari kadrolaşmadır.

Okullardaki yöneticiler uyumsuzluk içinde uyum gösterme gayreti ile çalışmaya mecbur bırakılmışlardır.

Okula müdür atandıysa…

Bırakın yardımcılarını kendisi seçsin.

Ekibini kursun.

Eskiden böyleydi.

Yılsonu geldiğinde başarı-başarısızlık durumunun hesabını müdür versin.

Birbirini tanımayan birçok eğitim yöneticisi aynı okulun idari kadrosunda olumlu performans sergilemeye çalışsa da sergilemiyor.

Okul müdürünün çalışma arkadaşını milli eğitim atamamalı.

Ekibini müdür kurmalı. Milli eğitime teklif etmeli. Milli eğitim teklif edilen kişiler arasından en uygun olanını seçmelidir.

Bu durum il milli eğitim müdürlüklerinde de böyledir.

Milli eğitim müdürü atıyorsanız, bırakın yönetimi üstlenen amir, çalışma ekibini kendisi kursun.

Her zaman bir üst makamın onayından geçme şartı da varlığını devam ettirsin.

Bütün mesele güven ortamı oluşturmaktan geçiyor.

Eskiden öğretmen öğrenciyi sahiplenirdi.

Veli ve okul müdürü ise öğretmeni.

Okul müdürünü de milli eğitim yönetimi sahiplenirdi.

Hiyerarşik bir düzende sahiplenme devam eder giderdi.

İtiraf etmek lazım ki…

Milli eğitimde hiyerarşik birimler arasında güven duygusu kalmadı.

Bu yüzden kimse elini taşın altına sokmak istemiyor.

Gençler ise sosyal medya fenomeni olmuş.

Çağdaş bir bağımlılık çocuklarımızı esir almış.

Öğretmene kızdığında ya da notunu beğenmediğinde ne yapacağı belli olmuyor.

Öğretmen, bu güvensiz ortamda ister istemez kendini emniyete alma gibi sorumluluk üstlenmekten kaçmaya yönelik tedbirler alıyor.

Çünkü gelinen noktada öğrenci-veli ve öğretmen karşı karşıya geldiğinde kimin haksız çıkacağını söylemeye gerek yok.

Öğretmen böyle bir ortamın yalnızlığına mahkûm ediliyor.

Eğitmen psikolojik olarak kulvar dışında kalıyor.

Fotoğrafın burasını görmeyince gözümüz yanlış noktalara takılıyor.

Ve çocukları sorgulamaya başlıyoruz.

Hâlbuki başarı kapısının anahtarı olan öğretmeni güvenli bir ortamda tutmak ve idari yapıyı sağlamlaştırmakla bu işin olumlu yöne seyredeceğini söylemeye gerek bile yok.

Bunları 30 yıl sınıfta tebeşir tozu yutan bir eğitimci olarak söylüyorum.

Ya öğretmen yüreklendirilir, idari yapı güçlendirilir…

Eğitimde istenen hedeflere ulaşılır.

Ya da başarısızlığın her nedenini döner çocuklarda ararsınız.

Öğretmen ve okul yöneticileri idari destekten mahrum kalmamalı.

Veli kendi hakkına razı olup okul kurallarını tanımazlık yapamamalı.

Yani veli okula gelip de olur olmaz isteklerde bulunamamalı.

Okul, kanun ve kurallara göre yönetilmeli.

Çünkü dünyada velilerin okul kurallarına bu kadar karışıp etkide bulunduğu başka ülke bulamazsınız.

Eğitim işlerinde siyasiler devreye girip çocuğa sınıf değiştirmeye varıncaya kadar müdahale işlerine girişmemeli.

Bırakınız okul, kanun ve kurallara göre idarecileri tarafından yönetilsin.

Öğretmen ve idarecilere güven duygusu verilsin.

Bakınız o zaman sanatkârlar eserlerini ne güzel ortaya koyacaktır.

Eğitime sürekli çocuğun bulunduğu taraftan bakıl mamalı.

Biraz da en tepeden aşağı doğru hataların neler olduğunu gözlemlemek gerekir.

Eğitimin terazi kefelerindeki denge kayboldu.

Bu dengeyi sağlayıcı tedbirlere ihtiyacımız var.

Çocuklarımızın geleceğini düşünüyorsak…

Eğitimdeki tüm konumlarımızı gözden geçirmeli ve güçlendirmeliyiz.

2019-2020 eğitim-öğretim yılımız ilimize ve ülkemize hayırlı olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı