Yukarı Çık

Etkili İletişimin İlk Adımı;Anlamak İçin Dinlemek

6 Ağustos 2019 Salı 16:20:22
909 kez okundu.

 

 

İletişiminsanların bizden yapmamızı istediklerini veya bizim onlardan beklediklerimizi alıp ve vermemiz konusunda bir sosyal çabadır. Arkadaşlarımızla ve meslektaşlarımızla birçok yönden iletişim kurabiliriz, ancak etkinliği sadece bir mesajın uygun şekilde iletilebilmesi ve bir kişinin aynı şekilde anlayıp kavrayabilmesi durumunda sağlanabilir. Yine de zaman zaman karşınızdaki insanın size dinlemediğini, anlamadığını veya kendinizi yeterince iyi ifade edemediğinizi düşünebilirsiniz. İletişim sırasında yapılan birçok yanlışın en başında karşı tarafı gerçekten dinlemek yerine konuşmak için sıra beklemektir. Çünkü karşıdaki insanın ne anlattığını anlamaktan çok herkes kendi fikirlerini ve düşüncelerini kabul ettirmek ya da kendi haklılığını ispatlamak için bir çabaya girer. Bu sebeple, insanlarla iletişim kurarken zorlandığınızı ya da anlaşılmadığınızı hissettiğiniz zaman durumu iyileştirmek adına iletişimi olumsuz yönde etkileyen belli başlı etkenler konusunda bilinçli olmak çok önemlidir.

 

Dogru iletişimi zora sokan bazı spesifik etkenler, en yaygın görülen şekilleriyle anlamsal, duygusal veya psikolojik, kurumsal ya da kişilik özelliklerinden dolayı kaynaklanabilmektedir. Örneğin, iletişim sırasında doğru kelimeleri seçemediğiniz takdirde karşı taraf anlatmak istediğinizi anlamayabilir dahası yanlış anlaşılmalara da sebep olabilir. Aynı şekilde, sizin ve karşınızdaki kişinin o anki ruhsal hali de iletişimin kalitesini ciddi derecede etkiler. Anlatıcı endişeli ve stresli bir ruh halindeyse doğru kelimeleri seçip düzgün bir iletişim kuramaz ya da dinleyen kişi o an öfkeli hissediyorsa iletilmek istenen mesajı anlamakta zorluk çeker. Bu duruma daha geniş bir perspektiften baktığımızda iletişim problemleri daha çok kendinize fazla odaklandığınızda meydana gelir. O an ne kadar endişeli hissettiğiniz, söylemek istediklerinizi doğru bir şekilde söyleyememe korkusu sizi hata yapmaya zorladığı kadar, kendi öfkenize odaklandığınız zaman sürekli olarak öfkeli olduğunuz konuyu, haksızlığa uğradığınız düşüncesi ve haklı olanın kendiniz olduğunu kabul ettirme stresiyle karşı taraftan gelen mesajı da anlamakta zorluk çekersiniz. Dolayısıyla, iletişim sırasında kendi duygularınıza odaklanmaktan ziyade karşı tarafı anlamaya odaklanmak, daha kaliteli bir iletişim kurmak açısından sizi bir adım öne geçirecektir.

 

Bir diğer yaygın problem genellikle iş hayatında ya da belli kurumlarda meydana gelebilir. Örneğin çalıştığınız kurumdaki örgütsel yapı, yönetmelikler, otorite ilişkileri gibi faktörler de zaman zaman etkili iletişimin önünde engel niteliği taşır. Bu tarz yapılara sahip kurumlarda çalışanların özgür bir şekilde kendilerini ifade edebilmelerine izin verilmez. Ettikleri takdirde birçok düzenlemeyle ve zahmetli prosedürlerle yüzleşmek durumunda kalırlar. Bunun yanı sıra böyle katı kuralların yokluğunda bile, sadece iletişim kurmaya çalıştığınız kişinin kişilik özelliklerinden dolayı zorluk yasayabilirsiniz. Eğer konuştuğunuz kişinin kendi yeterliği konusunda özgüven problemleri varsa ve biri kendi söylediğinin aksine bir fikir beyan ediyorsa kendi otoritesinin sarsıldığını hissedebilir. Böyle bir durumda iletişimin kalitesi olumsuz yönde etkilenir. 

 

Ne yapmalı?

 

Düşüncelerinizi netleştirin; konuşmanızın sonunda belirtmek istediğiniz konu açısından net olun. Düşüncelerinizi söylemeden önce organize edin. Amaçsız bir konuşmayanlışanlaşılmanıza neden olacağı gibi karşıtarafın size dinlemek istememesine de sebep olur. Dolayısıyla, iletişimsırasındasöylediklerinizin belli bir amacıolduğunukarşı tarafa hissettirmeniz gerekir.

 

Saygı gösterin; iletişimde olduğunuz kişinin davranışşekline, kültürüne ve dini inancınayönelik hassasiyetiniz olmalı. Konuşurken karşı tarafın anlayabileceği şekilde, uygun bir dili seçerek konuşmaya özen göstermeniz gerekir. Bu demek değildir ki kendi düşüncelerinizi ve hislerinizi sizden farklı olan kişilerle rahatça paylaşamazsınız. Karşınızdaki insan farklılıklarınız konusunda onayöneliksaygınız olduğunu hissettiği zaman sizi dinleme konusunda daha gönüllü olacaktır ve aynı saygıyı size gösterecektir. Örneğin meslektaşınız olmayan birisiyle teknik kelimelerle konuşmayın ya da çalıştığınız kurumda bir iletişim içindeyseniz daha profesyonel ve olgun bir konuşma tarzı kullanın.

 

Geribildirim alın: konuştuğunuz kişiye ‘anladın mı, anlayabiliyor musun?’ gibi sorular sormak karşı taraftan olumsuz tepki almanıza neden olabilir ya da konuşmanın odağını değiştirebilir. Doğru bir şekilde ‘anlatabildiğiniz’ sürece karşı taraf ne demek istediğinizi anlayacaktır. Bunun yerine söylediklerinizi ne şekilde anladıkları konusunda görüşlerinizi belirterek, gerektiği takdirde sizin söylediklerinize karşılık onların verdikleri cevabı tekrar ederek konuyu daha kibar bir şekilde netleştirebilirsiniz. Aynı zamanda karşınızdaki kişiyi de dinlediğinizi göstermiş olursunuz.

 

Aracıkullanmayın: iletişim kurarken mümkün olduğunca bunu iki kişi arasında sınırlandırmanız gerekir. Birisine iletmek istediğiniz bir bilgiyi ya da haberi üçüncü şahısları kullanarak iletmek gerçeklerin çarpıtılma riskini arttırdığı gibi nezaketsiz bir yoldur. Bu nedenle ikili ilişkilerde yanlış anlaşılma oranı da artar.

 

Yukarıda, iletişimsel engelleri kaldırmanın sadece birkaç yolu var ama iletişimin temel noktası öz-farkındalığa ve içinde bulunduğunuz ortamın gerektirdiği kurallara uygun belirli bir yolun benimsenmesine dayanır. Dolayısıyla, iletişimde kendi karakterinizden ödün vermeden kendinizi ifade edebilmenin yolu kendinize odaklanmaktan çok anlayışınızı karşınızdaki insana yöneltmektir. Böylece kendi yaptığınız hataları daha objektif bir şekilde görmenin yanında daha kaliteli iletişim yeteneklerine sahip olabilirsiniz.

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı