Yukarı Çık

MARIE ANTONIETTE VE IMPARATOR NERON..

30 Temmuz 2019 Salı 16:28:22
1316 kez okundu.

 

 

Hepimiz biliriz, “ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler” demiş Marie Antoniette. En ucuz gıda olan ekmeği bulamayan yoksul halka yönelik; halden anlamaz, gerçeklerden habersiz bir bakışın ürünüdür bu sözler...

Hikayeye göre, Fransa’da yapılan un zamları sonucunda ekmek kıtlığı oluşur ve Fransız kadınlar, Kral ve Kraliçe’nin ikamet ettiği Versay sarayına yürürler.  Olayı gören Kraliçe, ne olup bittiğini sorar. “Ekmek istiyorlar” yanıtıyla durumu öğrendiğinde ise ünlü cümleyi söyler...

Ancak sanılanın aksine bu söz aslında Marie Antoniette’nin ağzından çıkmamış ama nedense Marie Antoinette’e mâl edilmiş. Halkın yoksulluktan kıvrandığı dönemde şatafatlı bir hayat yaşadığı düşünülen Kraliçe Antoniette, Fransız Devrimi’nin ardından 1793’te idam edildi.

İfade ilk kez Jean Jacques Rousseau’nun İtiraflar (Confessions) adlı kitabında geçer. Fransız Devrimi’nden 22 yıl önce 1767’de tamamlanan İtiraflar’ın 6. cildinde Rousseau, yaşanan kıtlık karşısında ünlü bir prensesin bu ifadeyi kullandığını yazıyor. Rousseau bu sözü ilk 1740’ta duyduğunu söylüyor.Bu kullanım, daha sonra akıllara Marie Antoniette’yi getirmiş olabilir. Ancak, bu durum doğru olamaz. Çünkü, 1755 yılında doğan Marie Antoniette 1767 yılında sadece 12 yaşındaydı ve ünlü bir prenses değildi.  Yani Rousseau, Marie Antoniette’den daha önce yaşamış olan başka bir prensesi kastediyordu. Hatta belki de hayalî bir prensesti bu.

Marie Antoinette, ekmek kıtlığına dair günlüğüne şunları yazmıştı: “Kendi bahtsızlıklarına rağmen bizlere böylesine iyi davranan bu insanları gördükçe, onların mutluluğu için kesinlikle daha sıkı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu gerçeği Kral da görmektedir.” Yani Kraliçe umursamazlık veya çok üstten bir bakış içinde değildi. Sorunları görüyor ve kendince birşeyler yapmaya çalışıyordu.

Malumat furuş sitesi cümlenin içinde geçen “pasta” kelimesinde de bir çeviri sorunu olduğundan bahsediyor. İddia edilen vecizenin Fransızca orjinalinde geçen kelime,bir tür Fransız ekmeği olan “brioche”dur. Türkçe’de “tatlı çörek” anlamına gelmektedir. Terayağlı ve yumurtalı bir tür tatlı ekmek. Yani, sözün orjinalinde “pasta” ifadesi geçmemektedir. Dilimize çevrilirken “pasta”ya dönüşmüştür. Bu durumun bir örneği İngilizce çevirisinde de görülmektedir. Bahse konu sözün İngilizce çevirisinde “brioche”, “cake” yani “kek” şeklinde geçmektedir (yani pasta değil bir başka ekmek çeşidinden söz ediliyor). Bu durum belki de iddia edilen sözün yanlış kullanımının ve anlaşılmasının en temel nedenlerinden biri. Sözün orjinali bu açıdan değerlendirildiğinde, sözü söyleyen kişinin (eğer öyle birisi varsa) aslında iyi niyetli bir şekilde bu ifadeyi kullanmış olabileceği bile düşünülebilir…

***

İmparator Neron’un, kafasının attığı bir gün Roma şehrini yaktırtması, sonra da karşısına geçip keman çalması da, hemen hepimizin bildiği tarihi vak’alardan biridir. Neron, M.S. 37 yılında Claudius Germanicus Caesar olarak dünyaya geldi. Annesi Agrippina’nın inanılmaz hırsı olmasaydı belki de hiçbir zaman imparator olmayacaktı. Neron, Claudius’un ölümünden sonra M.S. 54 yılında Roma’nın beşinci imparatoru oldu ve 68 yılına kadar da hüküm sürdü. 
 

Neron sanatı seviyordu, özellikle de tiyatro oyunlarına ve sahneye çok düşkündü. Bu nedenle de sık sık halkının önüne çıkıyordu, bu yüzden biraz narsis (kendine hayran) olduğu bile söylenebilir. Şiddetten yana değildi ve gladyatör dövüşlerini kaldırmak istemişti. İmparator, her ne kadar Deli Neron olarak ünlendiyse de, deliliği tarihi belgelerle kanıtlanamamıştır. Aslında Roma’da yangın hiç eksik olmazdı, çok sayıda yüksek bina yüzünden kent her zaman yangın tehdidi altındaydı. Ayrıca yemekler açık ateşte pişiriliyordu ve yoksul semtlerdeki evler genelde çabuk alev alan ahşap ve kerpiçtendi. M.S.64 yılında 18’i 19 Temmuza bağlayan gecede meydana gelen yangın, Roma kentinde yaşanan en büyük felaket olarak tarihe geçecekti. 
 

Yangın Circus Maximus’taki küçük bir dükkanda başladıktan sonra rüzgarın şiddetiyle büyük bir hızla tüm Circus’a yayıldı ve bir anda etrafa sıçradı. Altı gün ve yedi gece kenti yalayıp geçen alevler, sonunda Roma’nın üçte birini yok etti. Yangın çıktığı esnada Roma’nın 56 km. uzağında deniz kenarındaki yazlık evinde olan İmparator Neron, yangın haberini aldığında hızla Roma’ya giderek yangının söndürülme çalışmalarını yönetti.Yangının gerçek nedeni büyük olasılıkla ocak başında yaşanan bir dikkatsizlikti ancak danışmanları Neron’a halka bir suçlu gösterilmesi için baskı yapınca, Hıristiyanlar kundakçı olarak ilan edildi ve yargılananlar da korkunç bir şekilde cezalandırıldı.

Çok sonraları Roma’yı Neron’un yaktırdığını söyleyenler oldu. Ancak bu iddiaların hiçbir kanıtı ortaya konamadı. Dönemin yazarları da, daha sonraki tarihçiler de, Neron’un Roma’yı yaktığına dair herhangi bir şeyden bahsetmediler.Neron çok dengeli olmayan bir ruh yapısına sahipti. Bu da böyle bir olayın üzerine yapışıp kalmasına yol açtı sanıyorum. Yani Roma yangınında Neron’un rolünün olma ihtimali neredeyse sıfıra yakın. Neron’un Roma yanarken keman çaldığı iddiası da doğru olamaz. Çünkü o dönemde keman yoktu…



 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı