Yukarı Çık

YALOVA’NIN KAMU ARAZİLERİ

16 Haziran 2019 Pazar 14:38:36
629 kez okundu.

 

Takip edenler hatırlar…

Bundan yıllar önce Arberetum arazisi için “Uğursuz Tarla” tabirini kullanmıştım.

Dokunan yanar dedim, yine de dokundular.

Dokunanlar yandı.

06.09.2018 tarihinde ise Şenköy’de Yaren Baba kabrinin bulunduğu alanla ilgili işler için “Allah çarpar, işleriniz ters gider” dedim.

Dediklerim hakikaten gerçeğe dönüştü.

Kurum önemli değil, kamu arazisini satmada hassas olmayanlar siyasetin de dengesini alt-üst eder.

Siyasi ya da bürokratik kararlar iyi tasarlanmamış projeyse uygulayıcısına acı fatura olarak geri döner.

Örnekleri çoğaltalım.

Bir zamanlar Kirazlı taraflarında eğitim kampüsü yapılacak, bütün liseler aynı alanda toplanacak diye projeler Yalova kamuoyuna sunuldu.

Ardından Yalova Lisesi’nin bahçesine Gençlik Merkezi binası yapılma kararı alındı. Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nin bulunduğu alanda belediyenin işgal ettiği arsaya karşılık Yalova Lisesi bahçesinden imar uygulaması yoluyla elde edilen arsa, Spor Bakanlığı’na devredildi.

Böylece Yalova Lisesi bahçesi hödükleşti.

Yalova halkı tepki gösterdi.

İmza kampanyaları yapıldı.

Öyle-böyle derken Gençlik Merkezi binası, ilgili arsada boy gösterdi.

Ardından yerel seçimler oldu.

AK Parti, yerel seçimi beş oyla kaybetti.

Seçim sonucu küçük rakamlarla belirlenince her neden kendi içinde fevkalade önem arz eder.

Son yerel seçim yaklaştığında İDO’nun karşısındaki alana okul yapımı projeleri başladı.

Atatürk İlkokulu’nu ikili eğitimden kurtarmak için kollar sıvandı.

Ağaçlar söküldü. İhale yapıldı. Yalova halkı yine tepki gösterdi.

Yürüyüşler, pankart açmalar derken…

AK Parti yerel seçimi üç yüz küsur oyla kaybetti.

İnsan,olan bitenden şüpheye düşüyor.

Sanki birileri Yalova’daki seçimleri sabote edercesine projeler üretiyor.

Eğer seçimleri sabote etmek gayesi yoksa bu da demektir ki bu projeleri hayata geçiren akıl sahipleri Yalova halkının istek ve beklentilerini hiç ama hiç bilmiyor.

Ya da gözleri kararmış, önlerini görmüyor.

Her kentin kendine ait dokunulmazları vardır.

Yalova’nın kenarında köşesinde birkaç yeşil alan kaldı.

Israrla oralara bina kondurmak isteyenler, Yalova halkından aşırı tepki alacaklarını görmezden mi geliyor, yoksa başka amaçlar mı güdüyor? Bilinmez.

Mesela Yalova Lisesi’nin bahçesine yapılan Gençlik Merkezi modern kentleşmenin hiçbir kriterine uymamaktadır. Kaldı ki orada depremden kalma Japon yardım prefabrik sınıf binalarını da yıktılar.  O prefabrik yapılar hiç yıkılır mı? Onlar, ilelebet depremin anısı, müzesi, hatırası ve ülkeler arasındakidostluk nişanesi olarak saklanmalıydı.

Sonra hastane alanı önünde yapılan Milli Eğitim binası…

Otoparkı yok, bahçesi yok, kamelyası yok…

Hiçbir özelliği yok…

Biz kasaba değiliz ki, iliz kardeşim iliz.

Günlerdir Yalova’da Atatürk İlkokulu’nun ek binayla ikili öğretimden kurtarılması konuşuluyor.

Fakat kimse arka sokaktaki okul servis araçlarının aşırı yoğunluğundan bahsetmiyor.

Okulun dağılma saatinde o sokağa gidin. Bırakın araçla geçmeyi elli metreyi yaya olarak aşmakta zorlanırsınız.

Bu da şu demek oluyor. Atatürk İlkokulu’na taşımalı sistemle dışarıdan fazlaca öğrenci getiriliyor.

Hani her okul kendi mahallesinden öğrenci alacaktı?

İşin bu tarafına fazla takılmak da istemiyorum. Elbette yetkili ve ilgililer uygun bir çözüm bulacaktır.

Elimde yetki olsa bırakın Yalova Lisesi’nin ya da Yalova Stadyumu çevresindeki arazinin içine bina yapmayı, stadyum dahil, o alandaki eski-yeni tüm binaları yıkar, hastanenin yanından amatör sahaların bitimine kadar olan paftaları yeşil alana çevirir, Yalova kentine tarihinin en büyük armağanını verirdim.

O alanı Millet Bahçesi olarak düzenlerdim.

Böylece akciğeri olmayan Yalova’ya organ nakli yapardım.

İskelenin önündeki Kent Müzesi binası, Yalova Lisesi bahçesindeki Gençlik Merkezi binası, stadyumun arkasındaki yeni kapalı spor salonu Yalova’nın yeşil alanlarına yapılan gasptan başka bir uygulama değildir.

Yeşil alan oranlarını Yalova’nın dışına doğru ötelemek,yerel yöneticilik anlayışına da uymaz.

Her seçim arifesinde kamuoyundan tepki alacak inşaat-arazi yatırımlarını gündeme taşıyanlar, birileri tarafından kullanılan kasıtlı kişiler midir?

Eğer kasıt yoksa…

Böyle bir eylem planı Yalova’yı tanımamak demektir.

Bazı meseleleri kentimizin insanlarıyla paylaşmak çözümleri kolaylaştıracaktır.

Genç bir olan Yalova’yı en sağlıklı şekilde büyütmek, hepimizin vazifesidir.

Günü kurtarmak kazanç gibi gözükse de böyle bir hamle gerçekte geri dönüşü olmayan bir kayıptır.

Yalova’nın varlık süreci, bizim görev ömrümüzden uzun olduğuna göre…

Değerlerine sahip çıkmak için elimizden gelen her gayreti göstermek zorundayız.

Bu konuda o kadar çok örnek var ki!

Dikkat çeken bir iki meseleyi siz saygıdeğer Yalova halkıyla paylaşmak istedim.

Kalın sağlıcakla…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı