Yukarı Çık

GEÇER

28 Mayıs 2019 Salı 12:37:39
1859 kez okundu.

 

 

Geçer hakikaten. Ne 25, ne de 23 saattir gün. 61. dakika yeni saatin hakkı, 61. saniyede artık yeni dakika vardır. Hepsi geçer, geçiyor, geçti.

İnsanoğlunun sahip olmak istediği, sahip olduğu ve sahip olacağı hisler, hevesler, mal, makam ve rütbeler öyle bir aşık ediyor ki kendine, insan onları sonsuz sanıyor.

Bazen bir saniyeye aşık olunur.

Bir basketbol maçında, berabere son çeyreğe girmiş iki final takımından hücum hakkı olanı için bir saniye o kadar değerli bir süredir ki, takımların koçları ve oyuncuları o bir saniyeyi kullanmak adına tüm varlıklarını ortaya koyarlar. O saniyeye o kadar aşıktırlar.

Bazen bir dakikaya aşık olunur.

Davos gibi önemli bir zirvede, Cumhurbaşkanımız gibi önemli bir karakter, Netanyahu gibi bir alçağın karşısında o bir dakikayı "one minute" söylemiyle öyle bir dile getirir ki tüm dünya müslümanları o dakikaya aşıktırlar.

Bazen bir saate aşık olunur.

Günlük bir saat bilgisayar oynama süresi olan bir çocuğun, o sürenin başlangıcından önceki heyecanına ve hazırlığına bakan kişi anlar ki o saat çok önemli. Ebeveynce belirlenen o kısıtlı süreyi kullandığı aralık en çok zevk aldığı saattir o çocuk için. O saate aşıktır çocuk.

Bazen bir güne aşık olunur.

Tüm haftanın ağır çalışma temposunu alnının akıyla bitirmiş bir babanın Pazar günü için planladığı detaylar çok değerlidir örneğin. Sabah uykusunu bölmemesi, güzel bir kahvaltı ve sonrasında kendine ayırdığı vakit olan bu günün bitmesini istemez. O güne aşıktır o baba. Ama günlerden pazartesi.

Bazen bir haftaya aşık olunur.

Bu cümleden sonra herkesin aklına tatil gelir. Sorumlulukların olmadığı, sevdikleri ile geçirilen bir hafta belki de geride kalan tüm yılın günlerine göğüs germek için enerji toplanılan zamandır. O haftaya aşıktır aile.

Bazen bir aya aşık olunur.

Bir müslüman için Ramazan bir bereket mevsimidir. Sahuru, iftarı, teravihi, fıtırı, zekatı, Kadir Gecesi, bayramı ile müslümanlar harika bir mistik havayı bu ayda koklarlar. Ramazan ayına aşıktır müslümanlar.

Bazen bir metaya aşık olunur.

Arabası her şeyidir kişi için örneğin. Park edemez öyle gelişigüzel. Toz konmasına izin vermez üzerine. Çizik değil yaprak olmasın ister üzerinde. Sürekli parlak dursun diye cilası sürekli oto kuaföre götürür. Arabaya aşıktır kişi.

Bazen bir makama aşık olunur.

Hiç aklına bile gelmez bulunduğu pozisyonun sorumlulukları. Ona tahsis edilen koltuğu mülk zanneder. Onu kaybetmemek adına tüm etrafındakilerden, sevdiklerinden vazgeçer. Kumpaslar kurar, kurulu olanlardan kurtulur. Uykuları alt üst olur, kalitesiz birçok kişiye el açar, minnet eder, ettirir. Zulme sessiz kalır, ya da zulme tarafgir olur. Yeter ki onda kalsın makamı. Çünkü makama aşıktır kişi.

Bazen şan ve şöhrete aşık olunur.

O zorla kazandığı şan ve şöhreti muhafaza etmek için hiç olmadığı gibi görünmek zorundadır. Hep gülmek, sevmedikleri şeyleri yapmak, sevmediği ortamlarda bulunmak zorundadır. Kıyafetini kendi seçemez, adımları sayılıdır. Herkesin onu bildiği güzellikte kalabilmek için uğraşır. Yaşlanamaz, hastalanamaz, ağlayamaz, insani duygularını asla kendine göre yaşayamaz. Şan ve şöhretine aşıktır çünkü.

Bazen paraya aşık olunur.

Para kazanmak tek gaye haline gelmiştir hayatta. Sonucunda para kazanılmayacak her gayret anlamsızdır onun için. Bir insan bir şey yapıyorsa, ya parasını almak ya da para kazanmak için yapıyordur. Her şeyi maddede arar, akılları gözlerindedir. Paraya aşıktır çünkü.

Geçer. Hepsi geçti. Geçiyor. Geçecek. Bak;

O basket maçı bitti, saniyenin anlamı kalmadı.

O zirvenin üzerinden çok zirve geçti. O dakikanın anlamı kalmadı.

O saat bitti çocuğum ders zamanı.

O tatil bitti. İş zamanı.

O Ramazan bitti. Şevval zamanı.

O araba kazada pert oldu. Yürüyeceksin biraz. Tabi sağ kurtulabildi isen.

O makamdan alındın. Artık sıradansın.

O şan ve şöhret bitti, artık tanınmıyorsun.

O para bitti. İflas ettin. "Karnımı doyurabilecek miyim" endişesi hoş geldin.

Şu dünyada tüm aşık olduklarımız bize sonsuz muhafaza edebilme arzusu ile zahmet verip, hüsrandan başka bir şey bırakmadan elimizden kayıp gidiyor. Geriye tek kalan HOŞ SEDA.

O zaman teknik bakmak gerek. Madem bağlandıklarımız zahmetten başka, hüsrandan başka bir bakiye bırakmıyorlar. Madem, geçip gitmeyen ya da yok olmayan tek şey İYİ İNSAN olarak bilinmek, hatırlanmak.

O zaman. Önce kendime söylüyorum, sonra okuyanlarıma; iyilik düşünmek, iyilik planlamak, iyilik yapmak ve İYİ İNSAN OLMAK gerek.  

 Vesselam.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı