Yukarı Çık

YALOVA’NIN İL OLMASINDA GEREKÇELİ KARAR

26 Mayıs 2019 Pazar 14:13:42
1213 kez okundu.

 

Bu hafta Yalova’nın il yapılarak İstanbul’dan ayrılmasının gerekçeli kararını ele alacağım.

1994 yılında başlayan süreç TBMM’nde birçok tartışmaların konusuolmuştu.

Yalova, Kilis ve Karabük’le birlikte aynı kararname içinde il yapıldı.

Aslında bu gerekçeli kararı Yalova yönetiminde söz sahibi olan herkesin defalarca okuması gerekir.

Yalova için ortaya konan bu gerekçelerden hangi biri üzerinde ciddi çalışmalar yaptığımızı tartışmaya açmalıyız.

Eskiden bir stratejik planımız vardı. Delik deşik edildi. Neden?

Kentimiz için önce bir anayasa yazıldı. Sonrası evlere şenlik oldu.

Yalova meskûn mahal, iki buçuk kat imarı var. Turistik ilçelerimizde beş kat binalar yapılıyor. Sanki deprem sadece Yalova merkezi etkileyecek, ilçelere dokunmayacak gibi bir mantık oluşturulmuş. Böyle bir kent yönetiminin objektifliği tartışmalara açıktır.

Şimdi gerekçeli karara yeniden dönelim.

Kararın tarih ve sayısı:

Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nınsoru önergesi üzerine İçişleri Bakanı Nahit Menteşe TBMM’nde şu açıklamayı yaptı.

“Hükümetimiz gelişen ve büyüyen Ülkemizde yeni il ve ilçeler kurulması için çalışmalarını sürdürmektedir.  Hükümetin il ve ilçe kurmasına imkân veren 31.5.1995 tarih ve 4109 sayılı Yetki

Kanunu 3.6.1995 tarih ve 22302 sayılı mükerrer Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, buna istinaden de 6.6.1995 tarih ve 22305 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 550 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Karabük, Kilis ve Yalova ilçeleri il yapılmıştır.”

                Yalova’nın il yapılmasıyla ilgili Kanun Hükmünde Kararname’nin tarih ve sayısı:

                06.06.1995 tarih ve B.02.0.KKG/101-1/2650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Başbakan Prof. Dr. Tansu Çiller tarafından imzalanarak 09.06.1995 tarih ve 1/864 sayılı yazıyla İçişleri Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi.

                Kararın gerekçesi:

                “Yalova ilçesinin 1990 nüfus sayımına göre merkez nüfusu 65.823, toplam nüfusu ise 113.417’dir. Ayrıca turistik bir yöre ve sayfiye merkezi olması nedeniyle bu nüfus yaz aylarında bir milyona yaklaşmaktadır. Yalova idari yönden İstanbul’a bağlı olmasına karşın İstanbul’a karasal bağlantısı bulunmamaktadır. Karayolu ulaşımı Kocaeli üzerinden yapılmakta olup 176 km’dir. Yalova-İstanbul bağlantısı genellikle deniz yoluyla sağlanmakta, hem de sık sık aksamalar meydana gelmektedir. Bu durum vatandaşın kamu hizmetlerinden yararlanmasında zorluklara neden olmaktadır.

                Gerek Yalova’da gerekse Yalova’ya bağlı kasaba ve köylerde hızlı bir nüfus artışı görülmektedir. İlçe düzeyindeki idari teşkilatlanma bu nüfus yoğunluğuna cevap vermemektedir. 498 km kare yüzölçümüne sahip Yalova’nın Marmara Denizi’ne büyük bir kıyısı olup, alüvyon ovalarına sahiptir. Bu coğrafi yapısı ile Kocaeli-İstanbul-Bursa illeri arasında bir köprü durumundadır. Doğal kaynaklar bakımından zengin olan bu bölgede Termal kaplıcaları, Reşat ve Taşdelen kaynak sularının bulunması yörenin turizm yönünden cazibesini artırmaktadır. Yalova’da bulunan Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü rehberliği ile modern bahçe tarımında büyük mesafeler kat edilmiş ve ülke tarımına da bu bölgenin büyük katkısı olmaktadır. Bir turizm merkezi durumunda bulunan Çınarcık ve Armutlu bucağına ve yine her yönüyle gelişme gösteren Çiftlikköy, Altınova ve Termal kasabalarına mevcut idari yapısıyla kamu hizmetleri tam anlamıyla götürülemeyeceğinden buralarda ilçe teşkilatlarının kurulması yörenin her yönden kalkınmasına yardımcı olacaktır.

İşte bu sebeplerden dolayı İstanbul ilinin Yalova ilçesinin il, Çınarcık ve Armutlu kaplıcaları ile Çiftlikköy, Altınova ve Termal kasabalarının ilçe olması amacıyla bu kanun hükmünde kararname hazırlanmıştır.”

                Gerekçeli kararla birlikte oluşturulan bağlı ilçe ve ilçelerin belde ve köyleri liste halinde ve ilçelerin durumları yine gerekçeli kararlarıyla hazırlanmış ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından imzalanmıştır.

                Yalova’nın il olması süreci 1994 yılında “İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu'nun; Yalova Adı ile Bir İl, Çınarcık ve Armutlu Adlarında İki İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/1136) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1994)” verdiği kanun teklifi ile görüşmelere açılmıştı.

                Birkaç ay sonra bu kanun teklifi geri çekildi.

                Süre uzadıkça mecliste tartışmalar arttı, il olmak isteyen birçok ilçelerle ilgili kıyaslama ve örnekler hep Yalova üzerinden yapıldı.

                Yalova’nın il olmasındaki sürecin ardından en şiddetli muhalefeti Kocaeli Milletvekili Bülent Atasayan yaptı, Altınova ve köylerinin tekrar Karamürsel’e bağlanması için itirazlarda bulundu.

                İl olma sürecindeki en ilginç tartışmalardan biri de plaka numaramız (77) üzerinde oldu.

                Meclis oturumunda konuşulan “Yalova Belediye Reisi, uzun süre 77 numaralı plakayla dolaştı; bugün gazete haberlerinde gördüm, plakayı sökmüş ‘halkın içine çıkacak yüzüm kalmadı, utanıyorum.’ diyor ve 34 numaralı plakayı takmış.” sözleri tartışmaların ilginç boyutlara geldiğini göstermektedir.

                Yalova hepimizin çok sevdiği genç bir ildir.

                Lakin il olmasının hakkını bir türlü veremedik.

                Metropollerin ekonomik, turistik ve kültürel yansımalarından faydalanacağına tam aksine olumsuz etkilenerek kasaba görüntüsünden kurtulamadık.

                Yalovamızın geleceğe yönelik planları olmalı ve planda yapılan sözleşmelere sadık kalınmalıdır.

                1995 yılından bu yana hiçbir siyasetçi Yalova’nın kalkınması hedeflerinde adını altın harflerle geçmiş sürece yazdıramadı.

                Şimdi bir fırsatımız var. Düşünce kuruluşları oluşturmalıyız ve kentimizin akil insanlarını Yalova’nın geleceği için düşündürmeliyiz.

                Yalova’yı sevenler için Yalova’nın geleceğini düşünmek kayıp değil kazanç olacaktır.

                24 yıllık il sürecini oluşturulacak düşünce kuruluşları masaya yatırmalı, acımasızca eleştiriler sunulmalı, çözüm önerileri getirilmeli ve geleceğe yönelik planlamalar yapılmalı.

                Eleştirilerin de öneriler kadar kıymetli olduğu unutulmamalı.

               

 

               

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı